https://www.araklihaber.net/files/uploads/user/-66d90db389.jpg
Hasan Suiçmez

Referan-dummmm!

19-04-2017 18:33 3874 kez okundu.

Bu satırların yazıldığı saatlerde “geleceğimizi oyladığımız” referandum için oy verme işlemleri devam ediyordu. En hoyrat eleştirilerin yapıldığı, suçlama yarışmalarından ve birbirine laf yetiştirme gayretlerinden dolayı; değiştirileceği söylenen 18 maddenin içeriği maalesef unutulup gitti! Siyasetçiler bu dönem çalışmalarında daha çok siyasi tercihlerini öncelediler! Toplumsal kırgınlık ve ayrışma emareleri ön aldı. Bunun düzelmesi için, önümüzdeki dönemde, öncelikle yönetenlerin ve temsil edenlerin bir an önce “dillerini akort etmeleri” gerçeği çok önemli görülmektedir! Bugün itibari ile önemli bir değişiklik olmazsa yapılan oylamanın neticeleri büyük oranda belli olmuş olacaktır.

Toplumu daha fazla germenin doğru olmadığına inananların, bugünden itibaren milletin verdiği karara saygı duyarak, yarınlarımızı inşa etme çalışmalarına katkıda bulunmaları gerekmektedir. Her ne kadar devlet imkânlarıyla sade vatandaşların imkânlarının yarıştırıldığı bir dönem yaşadıksa da, bu milletin hafızasındaki “Kuvay-ı Milliye” teşkilatlanma örneği, bundan sonraki dönemlerde artık; “aynı görüşteki insanların” tekrar, tekrar harmanlandığı “kitlesel mitinglerin” önemli olmadığını ortaya koymuştur. Herkes etkili olduğu ve yaşadığı bölgesinde, küçük gruplar oluşturarak, kendi doğrularını kimselere hakaret etmeden ve devasa bütçeler harcamadan da anlatabilmiştir. Bana göre bu referandum çalışmalarının en güzel kazanımı da bu olmuştur.

Tahmin ve temennilerimizin son bulduğu somut gerçek bugün itibarıyla ortaya çıkmıştır artık. Yapılan çalışmaların “doğruluğundan ya da yanlışlığından” önemli derslerin alınacağı bir dönemi geride bıraktık. Modern dünyanın hatırlı bir üyesi olarak hayatımıza devam etmek istiyorsak “deve kuşu gibi kafamızı soktuğumuz kumdan”  bir an önce çıkarmamız gerektiğini anladık! Ortadoğu ülkeleriyle paylaştığımız “coğrafya kaderimizi”, paylaşmak zorunda olmayacağımız “medeniyet kazanımlarımızla” asla değiştiremeyeceğimizi görmüş olduk. Milletimizin hamurunda ve mayasında olan “özgürlük ve bağımsızlık” idealleri gibi değerlerin, “biat kültüründen” çok daha önemli olduğunu anladık.

İslam ümmeti içerisinde, ancak “Türk milleti” şuuru ile hareket ederek yolumuzu bulabileceğimizi gördük. Bu konudaki en büyük rehberimizin, yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V), pusulamızın ise şanlı tarihimiz olduğunu bir kez daha hatırladık. Bu referandum çalışmalarının toplum olarak hepimize önemli kazandırımlarının olduğuna inanıyorum. Öncelikle Türk milliyetçileri için önemli olanın “Töreye, yani hukuka bağlılığın” önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Törenin, yani “hukuk kurallarının” kalıcı, insanların ise fani olduğunu bir kere daha önemsemiş olduk.

Türk milliyetçileri, Türk milletine ait olmayan “biat kültürüne” itibar etmeyerek, gerektiğinde doğru olduğuna inanmadıkları hiçbir gelişmenin ve otoritenin destekçisi olmayacakları erdemli duruşunu ortaya koyabilmişlerdir. Bana göre bu referandum sürecinin ikinci kazandırımı da budur! Yani, önemli olanın fani olan insan değil; kalıcı ve ölümsüz olan “töre-hukuk” olduğu gerçeği; Türk milliyetçileri tarafından bir kez daha teyit edilmiştir. Bunu kabul etmeyip; “beşeri menfaatleri için, birbirlerinin değirmenine su taşımayı siyaset zannedenler” için bu referandum sonuçları gelecek adına gerçekten anlayanlara; “referan-dummm” olmuştur!