ARAKLI HABER | Trabzon Araklı'nın İlk ve Tek Haber Sitesi
HV
26 MAYIS Perşembe 02:00
Advert

Öztürk: HES Fiili olarak durmadı!

Mehmet Öztürk Ayvadere HES için konuştu! "Fiili olarak durmamış durdurulamıyor"

MAHALLELER
Giriş Tarihi : 21-04-2022 17:08   Güncelleme : 22-04-2022 16:35
Öztürk: HES Fiili olarak durmadı!

Trabzon ili Araklı İlçesinde yapılacak Ayvadere HES “DEĞİRMENCİK MAHALLESİ ” tünel inşaat kısmının iptaline ilişkin açıklamalar Mehmet Öztürk;

Trabzon ili Araklı İlçesi Ayvadere Regülatörü ve HES projesinin  tünel kısmı Değirmencik mahallesi’ ni  kapsamaktadır.  Trabzon İl Genel Meclisi eski üyesi Büyükşehir belediyesi Eski Genel Meclis üyesi Aynı zamanda Değirmencik mahallesi Dayanışma derneği Başkanı olan Mehmet Öztürk Tünel kısmı durdurulan HES ile ilgili olarak Fiili olarak durmamış durdurulamıyor diyerek açıklamalarda bulundu.
Tarafımızda ilgili idare tarafından da   HES ile ilgili süreç içerisinde yapılan teknik ve idari süreçlerde endişe uyandıran olumsuzluklar tespit edilmiş durumdadır. Ancak ilgili firma ne hikmetse inşaatı durdurmuyor farklı noktalarda çalışmaya devam ediyor.

Halen de yasa hükümlerine aykırı işlemler yapılmaya devam etmektedir. Yapılacak inceleme neticesinde HES inşaat ruhsatının  incelemeye tabii tutulmasını soruşturulmasını,  sonuçlanana kadar “inşaat çalışmalarına izin verilmemesini”   “Çed gerekli değildir” kararının irdelenmesini yapılacak değerlendirmede “ÇED GEREKLİDİR” hale dönüştürülmesini talep etmekteyiz.ÇED alsın başlasın proje ile ilgili veya HES projeleriyle ilgili olarak vatantadşrın tepkisi yok tepkimiz sorunlu olarak yapılan tünel inşaatıdır. Bizim yerlerimiz daha yeni olan heyelanlar oylum’ da Dereli’ de olduğu gibi yaralar sarılmaya gelmesinler. Bizim derdimiz büyük.Devletin kurumları şirketin ofisi gibi çalıştırılmasın. Trabzon Valiliği ÇED alınması kaydı ile yapılabilir kararınız arkasında dursun.

Şöyle ki;

           1- HES projesi ilk baştan itibaren 10 MW’ın üzerinde planlanmıştır. Bu hali ile ÇED raporuna tabi bir projedir. İlgili firma Trabzon Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne ruhsat alabilmek için başvuruda bulunmuş, ilgili kurumda diğer kurumlardan görüş talep etmiştir. Trabzon Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görüşünde ‘Çevresel etki değerlendirmesi raporu doğrultusunda projelendirilmesinde müdürlüğümüzce sakınca yoktur.’ Denilmiştir

            2- Bu görüşe göre projenin ÇED raporu olmadan ruhsatlandırılması imkânsız hale gelmiştir. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün görüşünden sadece 12 gün sonra Trabzon Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından projeye ‘ÇED raporu gerekli değildir’ kararı verilmiştir(EK-2). Ancak ÇED gerekli değildir kararında projenin 9 MW olduğu yazmaktadır. Bu kadar süre içinde megavat düşüklüğü yapılarak karar verilmesi “usulsüz” bir işlem yapıldığını düşünmekteyiz.

            3- 5 yıl boyunca proje ile ilgili herhangi bir işlem olmamıştır. 2017 yılında proje 10,5 MW olarak DSİ 22.Bölge Müdürlüğü tarafından tekrar askıya çıkartılmıştır. İhale talipli firmaya verilmiştir ve sözleşme imzalanmıştır(EK-3-4). İlgili firma projeyi Nazım İmar planına işletebilmek için Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına müracaatta bulunmuştur. Büyükşehir Belediye Başkanlığı talebi reddetmiştir.

                                   

             4- Proje askıya çıktıktan sonra ilgili firma lehine revize edilmiştir. Yine ilgili firma lehine kapasite artırımına gidilmek istenmektedir. Proje ile ilgili yapılan her değişiklik firma lehine olmaktadır. Bu şekilde yapılan ihale ve sonrasında yapılan iş ve işlemler rekabeti engellemiştir. (

             5- Mevcut hali ile ÇED alınamayacağının anlaşılması üzere proje 10,0 MW’ın altına düşürülmüştür. Bu şekilde proje ÇED’e tabi olmaktan çıkarılmıştır. Aynı şekilde proje MW düşürülmesi nedeni ile Büyükşehir Belediyesinin denetiminden çıkarılmıştır. İlgili kurum görüşleri de devre dışı bırakılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 9,00 MW üzerinden ruhsatlandırılmıştır.
  6- Bu aşamada DSİ Genel Müdürlüğü tarafından aynı dere üzerinde bulunan ‘Çankaya HES’in 28m³ su miktarı dikkate alınmalıdır’, diye ilgili firma uyarılmıştır(Ek8). Asıl amacı ÇED raporundan muaf olmak olan firma bu tarihte bu uyarıyı dikkate almamıştır. (Proje güç değeri 10MW üzerindedir.)

                                   

             7-  Ruhsatlandırma işlemi ve regülatör yapıldıktan sonra henüz tünel inşaatına başlanmadan firma tekrar kapasite artırımına gitmiştir(Ek-9-10). İlgili kurumlardan görüş talep etmiştir. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Araklı Belediyesi tarafından olumsuz görüş verilmiştir(Ek11-12). Buradan anlaşılacağı üzere yapılan tüm işlemler projeyi ÇED’den muaf tutmak için yapılan hukuksuz işlemlerdir. İlgili firmanın asıl amacı ÇED muafiyeti aldıktan sonra kapasite artırımı yapmak ve kanunu bu şekilde devre dışı bırakmaktadır. Hukuk tarafından korunmayan bu düşüncesine kurumları da alet etmiştir.

             8- Mevcut proje 10 MW altında olsa bile ÇED raporu alınması gereklidir. Mahallemiz heyelan bölgesidir. Tünelin yapılacağı alan heyelan bölgesidir. Devlet Su İşleri 22. Bölge Müdürlüğü yaklaşım tünelinin bir tanesini heyelanlı bölge olmasından dolayı iptal etmiştir. Buna rağmen firma tünel inşaatında ısrar etmektedir. İl afet müdürlüğünün mahallemizde birçok evde, camide, kuran kursunda, arazilerde yarılmalar ve çatlaklar oluştuğu, arazilerin aşağı kaydığını belirten yazısı ve fotoğrafları bulunmaktadır(Ek-14). Bütün bu hususlar dikkate alındığında 10 MW altında da olsa HES’in ÇED raporuna tabi olması zorunluluktur. Zira plan ve program uygulanırken oluşabilecek tüm olumsuz çevresel etkilerin tespit edilmesi gerekmektedir. Mahalle altından geçen tünel inşaatı esnasında yapılacak kazı ve patlatmalardan dolayı zaten heyelan bölgesi olan mahallemizde heyelan olma riski artacaktır. Tünel yapılması durumunda da tünelde meydana gelebilecek herhangi bir olumsuzluk da heyelan riskini artıracaktır. Heyelan olması durumunda telafisi mümkün olmayacak can ve mal kayıpları olacağı kuşkusuzdur.

                                   

             9- Mahallemizde heyelandan dolayı yıllar önce Beyhasan oğullarına ait mahalle sakinlerine Muş ve Van ilimizden yer verilmiş olup göç etmeleri söylenmiştir. Ayrıca mahallemiz altından geçen Devlet karayolu heyelandan dolayı sol sahile yani derenin karşı tarafına deplase edilmiştir.

           

            10- Dere yataklarında kırma eleme ve taşocağı tesisleri ÇED’e tabi iken 4700 metre tünelin ÇED tabi olmaması mümkün değildir. Yine 1,32 MW’lık HES projelerinde bile ÇED raporu istenirken bu şekilde büyük HES için ve de ayrıca heyelan bölgesinde yapılacak tüneli içinde barındıran HES için ÇED gerekli değildir kararı alınması hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmayan bir uygulamadır.  

                Bu nedenlerle, baştan beri usul hataları yapılarak  ve kurumlar kullanılarak alınan ruhsatın iptalini, ÇED gerekli değildir kararının, “ÇED GEREKLİDİR” Hale dönüştürülmesini talep etmekteyiz.

                                                                      

               11- 3-Proje ilk aşamadan itibaren kanal tipi olarak planlanmıştır. Yani Değirmencik mahallesinin alt kısmından sağ sahil kısmında iletim kanalı yapmak sureti ile planlanmıştır. Sonra tünel tipi olarak değiştirilmiştir(Ek15-16). İlgili kurum olan Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından bu değişiklik değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Tünel yapılmasına müsait bir durum olup olmadığı araştırılmamış, zemin etüdü bu yönü ile yapılmamıştır. Projedeki bu değişiklikten çok sonrasında zemin etüdü amacı ile sondaj yapılmış ancak bu çalışma kapasite artırımı için yapılmıştır.

                                   

               12- Firma, ÇED değerlendirme başvuru dosyasında ifade ettiği üzere (Kasım 2021) daha önce DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Çankaya HES 28 m³ lük su miktarının dikkate alınması gerektiği hususunu ileri sürerek kapasite artırma talebinde bulunmuştur. Firma dolaylı olarak projenin gerçekte 10MW üzerin olduğu belirtmiştir. DSİ kabul ancak alanda belge ile işlem yapılamaz diye de şerh düşmüş bu durumu da anlamış değiliz.

                                                                     

               13- 4700 metrelik tünel inşaatının yeniden santral binasındaki güç durumuna göre revize edilmesi gerekmektedir. Çünkü teknolojide ve proje de esaslı değişiklik yapılmıştır. Ayrıca Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığının proje sahipliği Değişikliği konulu yazısında ‘Proje tanıtım dosyasındaki bütün taahhüt ve yükümlülükleri ilgili firma üstlenmiş olup, projeye ait herhangi bir kot, koordinat, kurulu güç ve kullanılan teknolojide bir değişiklik planlanması halinde müdürlüğümüze müracaata edilerek gerekli izinlerin alınması istenmiş olmasına rağmen firma herhangi bir izin almamıştır.

              14- Tünel çalışması başlanmadan önce tüm araştırmaların yapılması gerekmektedir. Oysa mahallemizde bulunan yer altı ve yer üstü kaynak sularının tespit sonucu alınmadan tünel çalışmasına başlanmıştır. Sonra da durdurulmuş ama ilgili firma fiili olarak da çalışmaya YONCALI tarafında çalışmaya devam ediyor.

              15- Mahallemizde yapılacak HES inşaatı nedeni ile tüm mahallemizin heyelana gitme tehlikesi vardır. “Canımızda malımızda tehlike altındadır”. İlgili kurumlar tarafından gerekli incelemelerin yapılmasını, gerekli incelemeler yapılana kadar ileride telafisi mümkün olmayan hukuki ve fiili durumlar ortaya çıkma ihtimali olduğundan ne olur bir an önce ilgili savcılar valilik harekete geçsin.

 Sonuç olarak ;  ilgili firma ile DSİ arasında yapılan sözleşmede tüm sorumluluk firmaya bırakılıyor. Demek bizim canlarımız mallarımız firmanın sorumluluğunda. Bir durum olduğunda firmayı mı bulacağız bunu bizler kabul edemeyiz. Biz biliyoruzki sadece derenin suyu üzerinden ilgili firma ile DSİ sözleşme imzalanmış meğer Bizim canlarımız ve mallarımız üzerinden de sözleşme imzalanmış mıdır? Merak ediyoruz

Haber:Ahmet Sungur 61 medya

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy