TURİZM
Giriş Tarihi : 18-05-2026 00:02   Güncelleme : 18-05-2026 00:08

Doğu Karadeniz’de Hayat Emektir

Doğu Karadeniz’de yaşam; dik yamaçlarda fındık, çay, mısır ve arpa yetiştirirken, doğayla iç içe verilen büyük bir mücadeledir. Ahırlarda biriken yaprak ve gübre bile yeniden toprağa can olur. Bu coğrafyada hayat, emeğin ve sabrın hikâyesidir

Doğu Karadeniz’de Hayat Emektir

Doğu Karadeniz’in o dik yamaçlarına, hırçın coşkun akan derelerine ve dumanlı dağlarına bakınca dışarıdan gelenler için bir kartpostal güzelliği vardır. Ancak o coğrafyanın bağrında yaşayan, kök salan insanımız için durum bambaşkadır. Anadolu’nun her karışında toprakla, hayatla mücadele etmek zordur ama Doğu Karadeniz’de bu zorluğa bir de dikine uzanan, geçit vermeyen dalgalı bir tabiat eşlik eder. Yani Karadeniz’de hayat daha zordur. Burada "ekmek aslanın ağzında" sözü sadece ekonomik bir gerçeği değil, fiziki bir mücadeleyi de anlatır.

Coğrafyanın Getirdiği Zorluklar

Dik Yamaçlar ve Tarım Alanlarının Azlığı: Düz bir ovanın bereketini sürmek yerine, neredeyse 45 derecelik açıyla duran çay bahçelerinde, fındık ocaklarında tutunmaya çalışır Karadeniz insanı. Toprak kaymasın, emek zayi olmasın diye her bir metrekare için ayrı bir ter dökülür.

Ulaşım ve Altyapı Çilesi: Vadilerin derinliği, dik yokuşlar ve bitmek bilmeyen heyelan riski, köylerdeki günlük yaşamı her an sekteye uğratabilir. Bir köprü çöktüğünde ya da bir yol kapandığında, hayatın ritmi birden durma noktasına gelir.

Hava Şartlarının Belirsizliği: Yağmurun ne zaman afete, derenin ne zaman taşkına dönüşeceğini kestirmek zordur. Doğa burada cömert olduğu kadar, kurallarına uyulmadığında sert yüzünü göstermekten de çekinmez.

Göç ve Gurbet Hikayesi

Bu zorlu yaşam savaşı, bölge insanının karakterini de şekillendirmiştir. Karadeniz insanının o tez canlı, pratik zekalı ve inatçı yapısı aslında bu coğrafyaya karşı geliştirdiği bir hayatta kalma refleksidir. Toprak dar gelince, ekmek aslanın ağzından da öteye kaçınca, Karadenizlinin payına yüzyıllardır gurbet düşmüştür. Gençler toprağını, köyünü arkada bırakıp büyük şehirlere ya da madenlere ekmek kavgasının peşinden gitmek zorunda kalmıştır.

Emeğin Değeri

Bugün fındık toplayan, çay makasını elinden düşürmeyen, köyünün yolunu ve deresini korumak için didinen insanların mücadelesi, sadece bir geçim derdi değil; aynı zamanda o topraklarda var olma, kültürünü ve çocukluk hatıralarını yaşatma mücadelesidir.

Gerçekten de Doğu Karadeniz'de yaşamak, o hırçın coğrafyayla her gün yeniden el sıkışıp, her şeye rağmen "buradayım" diyebilme sanatıdır.

 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy