FINDIKTA ALARM ZİLLERİ: DON, KOKARCA VE PİYASA TARTIŞMALARI
Fındık üreticisi bir kez daha aynı kabusun eşiğinde: don tehlikesi ve kahverengi kokarca istilası.
Hava sıcaklıklarındaki ani düşüşler özellikle yüksek rakımlı bölgelerde ürünü vurabilecek seviyede. Üretici uyarılıyor ama sahada tablo değişmiyor: Önlem maliyetli, risk ise her yıl daha yıkıcı.
Kahverengi kokarca ise bahçelerde sessizce yayılıyor. Uzmanların “erken ve toplu mücadele” çağrısı yapılmasına rağmen, parçalı ve gecikmiş müdahaleler nedeniyle zararın büyüdüğü ifade ediliyor. Temizlik ve kontrol ihmali, doğrudan rekolte kaybına dönüşüyor.
Üretici açısından tablo net: Emek artıyor, risk büyüyor, verim ise her yıl daha kırılgan hale geliyor.
PİYASADA SERT TARTIŞMA: GÜÇ KİMİN ELİNDE?
Sahadaki doğal risklerin yanında, fındık piyasasında fiyat oluşumu ve güç dengeleri de sert eleştirilerin odağında.
Bazı üretici temsilcileri ve eleştirmenler, büyük alıcı şirketlerin piyasada belirleyici bir ağırlığa sahip olduğunu, bu durumun fiyatlama mekanizmasını doğrudan etkilediğini iddia ediyor. Bu çerçevede Ferrero sık sık tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Şirketin piyasa üzerindeki etkisi, “rekabetin zayıfladığı” ve “üreticinin fiyat karşısında güçsüz bırakıldığı” yönündeki eleştirilerle birlikte anılıyor. Öte yandan bu iddialar sektör içinde tartışmalı olup, farklı görüşler de bulunuyor.

















