"Rekolte Düştü, Fiyat Neden Çakıldı?"
Bayraktar, 2025 yılının bir "afet yılı" olduğunu vurgulayarak, kuraklık ve don nedeniyle rekoltenin 717 bin tondan 441 bin tona gerilediğini belirtti. Piyasada ürün az olmasına rağmen fiyatların düşmesini manipülasyon olarak nitelendiren Genel Başkan, şu tabloyu çizdi:
- TMO Açıklaması: Giresun kalite 210 TL, Levent 195 TL.
- Piyasa Zirvesi: Birkaç ay önce 330 TL bandı görüldü.
- Güncel Durum: Trabzon’da fiyatlar 160 TL’ye kadar gerilemiş durumda.
"Fiyatların bu kadar düşmesi normal piyasa şartlarından kaynaklanmıyor. Bu, net bir manipülasyondur!"
İhracatçı Birliklerine "Rekolte" Suçlaması
Bayraktar, İhracatçı Birliklerinin Mart ayında (henüz kar altındayken) çiçek sayarak 2026-2027 sezonu için 829 bin ton rekolte tahmini yapmasını sert bir dille eleştirdi:
- Kar Altında Sayım: "Yerde kar varken nasıl sayım yaptınız? Bu açıklama fiyatları düşürmek için yapılmıştır."
- Bakanlık Kararı Deliniyor: "Tarım Bakanlığı ile 'tek elden rekolte açıklaması' protokolü yapmamıza rağmen bu birlikler neden hala kafasına göre rakam açıklıyor? Neden kulakları çekilmiyor?""Tekelleşme Hepimizi Yok Edecek"
-
İtalyan devi Ferrero ve yerli sanayicilerin sessizliğine değinen Bayraktar, tekelleşme tehlikesine karşı uyardı:
- Yabancı firmaların yerli sanayiciyi de yok edeceğini savundu.
- Fındığın sadece bir ürün değil, Karadeniz’den göçü ve erozyonu önleyen bir "hayat damarı" olduğunu hatırlattı.
- Girdi Maliyetleri ve Kokarca Tehdidi
-
Üreticinin belini büken maliyetlere ve istilacı türlere de değinen Bayraktar, şu başlıkların altını çizdi:
- Savaşın Etkisi: Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve savaşlar mazot ve gübre maliyetlerini artırdı. Hükümetten ek destek talep edildi.
- Kahverengi Kokarca: "Hala kökünü kazıyamadık. 10 dakikada yeni bir ürünü tanıyıp yiyebilen enteresan bir yaratıkla karşı karşıyayız. Daha çok kaynak ve daha sert mücadele şart!"
- Özetle: TZOB Başkanı, fındık üreticisinin üzerinden elini çekmeyen manipülatörlere karşı tüm meslek kuruluşlarını ve Bakanlığı somut adım atmaya çağırdı. Karadeniz ekonomisinin geleceğinin bu "kirli oyuna" kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı.

















