Araklı geniş bir düzlüğün içine kurulmuş olduğu için kentleşmeye son derece elverişlidir. Düzgün sahilleri doğal plaj durumundadır. İlçede çay üretimi önemli bir yer tuttuğu için çay fabrikası da mevcuttur. Tabiat güzellikleri yanında fındık ve çay bahçeleri ile ünlüdür. Sahilleri tabii plaj halinde olup, kamping için müsait yerleri vardır. Araklı, doğuda, Sürmene, batıda Arsin, güneyinde Gümüşhane yaylaları ve Bayburt’un Aydıntepe ilçesi ile komşu olup kuzeyi Karadeniz ile çevrilidir. Tarihi geçmişi Milattan Önce 5. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Araklı halkı geçimini tarım, hayvancılık, balıkçılık ile; ağaç ve metal aletler yapımından sağlar. Tarım ürünü olarak fındık ve çay başta gelir. İlçede çayı işleyecek çay fabrikası da vardır. Köylerde büyük baş hayvan besiciliği yapılmakta olup, sahil boyunda balıkçılık, güneyinde ladin ve kayın ağaçlarının meydana getirdiği ormanlıklar bulunur. Buralarda kurt, çakal, tilki gibi hayvanlar bulunur. Doğal limanı, rüzgarlı havalarda balıkçı teknelerinin sığınma yeridir. Araklı'nın hemen güneyinde bulunan; 2856 metrelik Polut Dağı, 2742 metrelik Madur Dağı, 2400 metrelik Ziyaret Dağı, 820 metrelik Aho Dağı, yine ilçenin batısındaki 500 metrelik Turup Tepesi, yörenin coğrafi yapısını oluşturur.
Doğu Karadeniz dağları, Karadeniz kıyılarına aşağı yukarı paralel olarak uzanmaktadırlar. Araklı’da bu dağlar denizden güneye doğru yükselmekte ve sırtlarının en yüksek oldukları kesimlerde 3000 metreyi geçmektedir. Derin vadi ve uçurumlar, geniş sahaları kaplayan tropikal ormanları vardır. Bayburt ili Karadeniz Bölgesi’nin sınırları içerisinde yer almasına rağmen doğal bitki örtüsü bakımından Doğu Anadolu Bölgesi’nin karakterini taşımaktadır. İklim şartlarının orman yetişmesi için sınır değerinde olduğu Bayburt’ta, yüzyıllar boyunca süren orman tahribi sonucu doğal orman alanları yerine insanlar tarafından tahrip edilmiş bozkır ve stepler oluşmuştur. Bayburt ili orman varlığı bakımından son derece fakirdir. Öyle ki ormanlar yüzölçümünün sadece % 4’ünü kaplamakta olup, onlar da dağların yüksek kesimlerinde küçük topluluklar halinde bulunmaktadır.
Karadeniz’in güneyinde, Bayburt ve Gümüşhane yaylalarındaki dağlar, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin buraya ulaşmasını engellemektedir. Bu nedenle Aydıntepe’de, Doğu Karadeniz kıyı kuşağına göre farklı bir iklim görülür. Nitekim Bayburt Meteoroloji İstasyonu’nun 1975-2010 yılları arasındaki verileri analiz edildiğinde, gerek sıcaklık gerekse de yağış özellikleri yönünden karasal bir iklimin etkin olduğu dikkat çeker. Bayburt Meteoroloji İstasyonu’nun uzun yıllık yağış (450 mm), ortalama sıcaklık (7 Santigrat derece) ile diğer verileri bu durumu açık bir şekilde göstermektedir.
Karadere Vadisinden, Bayburt-Araklı karayolunun geçtiği,2280 metre rakımlı Salmankaş Geçidi ve Tünelinden Aydıntepe’ye ulaşılır. Günümüzde Bayburt’a bağlı 6500 nüfuslu ilçe merkezi durumundaki Aydıntepe, Eskiçağda ve Ortaçağda Bayburt kadar olmasa da önemli bir şehirdi. Nitekim eski adı Hart/Khart olan bu yerin hemen kuzeyinde Urartu dönemi ve sonrasında iskân gördüğü bilinen bir kale bulunmaktadır. Kale ortaçağ boyunca da varlığını sürdürmüş ve Trabzon-Bayburt yolunu kontrol altında tutması ile önem kazanmıştır.
Aydıntepe ilçe merkezi içinde, ilçenin güneybatısında yer alan höyük vardır. Höyük Mezarlık Tepe, kayalık Tepe veya Kalamaç Tepe olarak da adlandırılmaktadır. Yüksek doğal bir tepe üzerinde, geniş bir alana yayılan höyüğün büyük bir kısmı mezarlık olarak kullanılmaktadır. Eski Tunç, Demir Çağ, Roma Dönemine ait keramiklerle karşılaşılmıştır. Aydıntepe Kale Mahallesi sınırları içerisinde oda şeklinde kayalara oyulmuş bir mezar odası da yer almaktadır. İçerisi Horasan harcı ile sıvanmış, girişi doğu yönünden açılmış, batı yönünde yer alan duvar ise tahrip olmuş durumdadır. Mevcut durumuyla hangi amaç için yapıldığını belirlemek güç gözükmektedir. Daha önce bu alanda inceleme yapılmış ve alanın kaya mezarı olduğu ve Geç Antik Döneme tarihlendirilmesi şeklinde görüş belirtilmiştir.
Aydıntepe yerleşim alanının hemen altında yer alan yeraltı şehri, 2-3 metre aşağıda tüf ana kayaya tek girişli olarak oyularak yapılmıştır. Yeraltı şehrinin yapısı şöyle tarif edilmektedir. Toprak üstünde tesadüfen açılan bir delikten girildikten sonra, tünelle başlayan bazı kalıntılar, adeta bir cadde niteliğine sahip olan yolun her iki tarafında karşılıklı mekânlar halinde sıralanırlar. Kemerli bir açıklıkla kare şeklindeki odalara girilmektedir. Tonozlarla örtülü olan bu odalar birbirleriyle aynıdır. Bu yol ve etrafındaki mekânların 5 km. kadar devam ederek Arpalı Köyünde son bulduğu söylenir. Ayrıca bahsedilen yol, bir noktada doğu ve batı yönlerinde daha alçalan diğer mekânlara ayrılmaktadır. 1989-1990 ve 1997 yıllarında bu alanda Erzurum Müzesi tarafından üç dönem kazı çalışması yapılmıştır. Özellikle Ortaçağ’a ait tarihlendirilebile bilecek çanak çömlekler ve metal eserler tespit edilmiştir Höyük: Aydıntepe ilçesinin 5 km. güneyindeki İncili köyünün yaklaşık 1 km. doğusundadır.
Aydıntepe kentinin , Halde şehrine ait olduğu , Halde'nin 'Khalde' olduğu eski ismi Hart olan ilçenin isminin de 'Halt' dan geldiği görüşü mevcuttur . Diğer bir görüşe göre ; Hart'ta bu yer altı kentinden başka, Geç Roma Erken Bizans devirleri arasında yer alan bir mezarın ortaya çıkarılması , Hıristiyanlığın henüz yerleşmediği bir devirde bu bölgenin bir sığınak teşkil ettiği , Romalılar tarafından kovulan ilk Hıristiyanların bu bölgeye geldikleri ve sığındıkları , yer altı kentinin de bu erken Hıristiyanlık dönemine ait olabileceğidir.
Milattan Önce 3000 ve 2500 yılları arasında Aydıntepe ve çevresinde Hititlerin egemenliği vardır. Sonrasında Urartular, İskitler, Romalılar, Persler ve Bizanslılar'ın egemenliği hüküm sürmüştür. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Türkler' in egemenliğine geçmiş 1072 ve1202 yılları arasında Saltuklu, daha sonra da Danişmendlilerin hakimiyetinde kalmıştır. 1202 yılında Selçuklular, Saltuklu Devletine son verince Bayburt ve çevresiyle birlikte Aydıntepe'yi de hakimiyetlerine geçirmiştir. Sonraki dönemde İlhanlıların, Akkoyunluların ve Safevilerin hakimiyeti vardır, 1514 Çaldıran Savaşından sonra Osmanlıların hakimiyetine girmiştir. Osmanlı döneminde "Hart" ismiyle Bayburt kazasına bağlı bir nahiye olmuştur. 1916 yılında Rus kuvvetlerince ele geçirilen Aydıntepe,21 Şubat 1918 yılında yeniden geri alınmıştır. 26 Ekim-29 Aralık 1919 tarihleri arasında meydana gelen ve "Hart Olayı" olarak da bilinen Şeyh Eşref ayaklanması meydana gelmiştir. 1957 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve Aydıntepe adını almıştır. 1987 yılında ilçe olan Aydıntepe önce Gümüşhane iline, 1989 yılında il olan Bayburt'a bağlanmıştır.

















