Trabzon'un Araklı ilçesinden insanlarının daha fazla kullandığı Gümüşhane’ye bağlı bir yayladır. Araklı’ya 74, Gümüşhane’ye 90 ve Bayburt’a 47 kilo metre uzaklıktadır. Doğal güzellikleriyle dikkat çeker. Yayla, 2000 metre yüksekliktedir. Doğal maden suyu, zengin su kaynakları ve bitki örtüsü, yaylayı doğa yürüyüşleri ve kamp için ideal kılar. Ayrıca, yaylada bulunan şifalı suyun çeşitli sağlık sorunlarına iyi geldiği belirtilmektedir.
Balahor Yaylası, temiz havası ve huzurlu atmosferi ile ziyaretçilerine doğayla iç içe bir deneyim sunmaktadır. Yaylanın doğal güzellikleri ve doğası, ziyaretçilerin beğenisini kazanmaktadır.
Mayıs ve Haziran aylarında yayla yeşile bürünür. Çeşitli çiçekler açar ve kekikli bitkiler çoğalır. Temmuz ve Ağustosta hava yaz aylarına göre ferahlatıcıdır, yayla çiçeklenir ve manzara da en etkileyicidir. Eylül sonu ile Ekim başı da güzel bir dönemdir; hava serinler, doğa renk değiştirir. Ancak gündüz süreleri kısalmaya başlar. Yüksek rakım nedeniyle akşama doğru hava hızla soğuyabilir. Kış mevsiminde çoğunlukla yayla ve çevresi karla kaplıdır.
Balahor Yaylasında yaşam, genellikle yaz aylarında serinlemek, doğayla iç içe olmak ve geleneksel yaşam tarzını sürdürmek amacıyla tercih edilir. Yaylanın, yüksek rakımlı olmasından dolayı otlak alanların çok olması, hayvancılıkla uğraşanlar için ideal otlatma imkanları sunar. Balahor Yaylasında yaşam biçimi, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak, temiz hava solumak ve organik ürünler tüketmek isteyenler için de caziptir. Yayla evleri genellikle basit yapılı olup, temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Bölgenin coğrafi yapısı ve iklim koşulları, yayla yaşamının şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Düzgün bir karayolu ile bağlantısı sağlanan Balahor yaylasının yolları asfalt ve oldukça bakımlıdır. Mobil telefon, internet ve elektrik hizmeti vardır. Yaylacılar ilkbaharda Balahor’a göçerler, hayvanlarıyla birlikte yaylaya çıkarlar, sonbaharda geri inerler. Koyun, keçi ve bazen sığır gibi küçük ve büyükbaş hayvanlar, yayla otlatmasına uygun olarak yetiştirilir. Büyükbaş hayvanlarını yayla evlerinin altındaki ahırlarda, küçükbaşları da taşlarla veya tel örgüyle çevreledikleri barınaklarda da barındırırlar. Günlük yaşam, hayvan sağımı, süt ürünleri yapımı (Tereyağı, yoğurt, peynir, Tulum gibi), kırkım ve elde edilen ürünlerin pazara ya da eve getirilmesiyle geçer.
Gelenekleri havanın ve doğanın ritmiyle uyumludur (yemek, çay, sohbet, hikâye anlatımı) öne çıkar. Yüzlerce yıllık göç insan ilişkileri, şarkılar ve söyleyişler korunur. Yoğurt, ayran, peynir çeşitleri, tereyağı, tandır ekmekleri ve kete gibi ürünler burada yaylacılığın geleneksel ürünlerindendir.
Balahor yaylası fazla engebeli olmayıp düz ve otlaklarla kaplı, suyu bol olan yayladır. Aslında yaylacılık Mayıs-Ekim ayları arasındaki dönemlerde gerçekleşen sosyal, kültürel ve ekonomik, geleneksel bir faaliyettir. Bu geleneksel yapı; yaylacılığın, yayla ekonomisinin, yayla kültürünün ve yayla turizminin temelini oluşturmaktadır.

















