Bilindiği gibi, adabı gereği rakının dozu var, kararı var. Ayrıca, kendine özgü karakteristik özellikleri var. Böylesine zengin özellikleri olan rakı adını nereden almıştı? Rakı sözcüğünün kökeni neydi?
Rakı sözcüğünün “Araki” ya da “Ariki” sözcüğünden üremiş olduğunu tahmin edenler var. Araki Arapçada “terleten” anlamına geliyor. Araki, “Arak”tan türeyen bir sözcük. Arak ise “ter” anlamına geliyor. Afrika, Asya, Amerika ve Okyanusya'da üretilen (çeşitli) damıtık içkilere arak adı verilir. Arak, Eski Türkçede “daha ince” anlamına da gelir. Eski dönemlerde “rakı içene” (rakı tutkununa) “Araknuş” denirmiş. “Arakiye” ise, eski dönemlerde dervişlerin başlarına taktıkları, tiftikten yapılmış ince ve hafif bir çeşit takke, bir başka deyişle başlıktır. “Araklı” da Doğu Karadeniz kıyısında, Trabzon iline bağlı bir ilçedir. “Arak resmi” ise, Osmanlı döneminde rakıdan alınan bir vergi türü idi.
Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanı olan Fügen Basmacı , 1842 ile 1990 yılları arasında (değişik yıllarda ve değişik ülkelerde) yayınlanmış olan yirmi sekiz ansiklopedide yer alan ‘arak' (rakı) sözcüklerini araştırmış. 1842 yılında Paris'te yayımlanmış notlarından anason ihtiva eden (veya etmeyen) çeşitli birçok içkiye 'arak' adı verildiği anlaşılıyor.
Bir başka görüşe göre de rakı sözcüğü vaktiyle iri, uzun taneli ve kalın kabuklu "Razaki" üzümünden yapılan anasonlu rakıya dayanmaktadır. Razaki söz edilen Türk Rakısı'nın altın varak sözcüğü ile rakı sözcüğünün telaffuz bakımından benzerliklerini gösterir. Mısır'a ihraç termesi ve rakının “Türk İçkisi” olarak tanımlanması, rakı sözcüğünün bu üzüm cinsinden geldiği ihtimalini de ortaya çıkarıyor. Vaktiyle Razaki üzümünden çok nefis rakılar yapıldığı da tarihi bir gerçektir.
İlk defa Irak'ta üretilip buradan komşu ülkelere yayılmış ve bu nedenle "Iraki" (Irak menşeli) sözcüğünden gelmiş olabileceği üzerinde duranlar da var. Bugün Irak'ta, özellikle ırkdaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Kerkük bölgesinde, kuru üzümden elde edilen ve anasonla aromatize edilen değişik bileşimdeki damıtık alkollü bir içkiye “Arak” denilmektedir. Ancak Horasan'ın başkenti Tus'ta doğmuş, Urfa ilimize bağlı Harran'da yaşamış olan, "Kimyanın Hipokrat'ı” olarak kabul edilen Cabir Bin Hayyan'ın 13. yüzyılda, şaraptan alkol damıtımını uzun ve detaylı olarak yazmış olduğunu birçok eser dile getiriyor. Cabir Bin Hayyan'ın 'İmbik' (El-imbik) adlı bir eseri de vardır. Cabir Bin Hayyan'dan çok daha önce, Eski Mısırlıların alkol damıtımını bildikleri söylenmektedir. Bazı Çin kaynaklarında Milattan Önce 1000 yıllarında, Çin'de pirinçten elde edilen konsantre edilmiş kuvvetli bir içkiden söz edildiği rivayeti vardır. Orta Asya Türk Boyları'nın en eski komşusu Çinlilerdir. O dönemlerde Çin'de uygulanan konsantre tekniğini diğer ülkelere oranla Türklerin alması çok daha kolaydır. Bu nedenle de kısrak sütünden yapılan kımızdan çekilen Kımız Rakısı "Araga"nın, Irak'ta üretilmiş olan 'Arak'tan çok daha önce yapılmış olduğu iddia edilebilir.
Genel inanışa göre Arak sözcüğü rakıdan gelmektedir. Rakının adı bile muammalarla doludur. Rakı kültürümüzün içine girdikçe derinliklerinde kaybolmak mümkündür.

















