DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ertuğrul Özgün
Ertuğrul Özgün
Giriş Tarihi : 30-05-2017 13:24

BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI?

 

Her ne kadar içeriğini beğenmesek de Türkiye’nin gerçeği, artık bundan böyle seçilecek cumhurbaşkanının kuracağı hükümetle yönetilecek olmasıdır.

Bize göre bu sistem değişikliği sürecinde iki önemli gerçek yaşanmıştır.

Bunlardan biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yasalaşmasının mimarı Sayın Devlet Bahçeli’nin olduğudur. Onun için sevabı da günahı da onun hanesine yazılmalıdır.

Bir diğeri ise her türlü baskıya ve suçlamalara rağmen, ilk defa Milliyetçi Hareket Partisi tabanının, büyük bir oranda genel merkezin aldığı kararın aksine oy kullanmasıdır. Bu da Türkiye’de siyasal partiler artık tek kişinin direktifleriyle yönetilemeyeceğinin yolunu açmıştır ki Türk demokrasisi açısından önemli bir kazanımdır.

Görebildiğimiz kadarı ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, tam olarak Sayın Cumhurbaşkanı’nın önceden beri istediği bir düzenlemedir ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın bundan sonraki on iki belki de on altı yılına göre planlanmıştır.

Biz sistem değişikliği konusunu, Sayın Cumhurbaşkanı’nın değil, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi ve Partinin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli açısından değerlendireceğiz.

Öncelikle belirtelim. Kullandığı metot her ne olursa olsun, Sayın Bahçeli, 1 Kasım seçimlerinden sonra kendisinin Genel Başkanlığını tartışmaya açanlara karşı süreci kendi istediği şekilde sonuçlandırmıştır. Genel kurul delegelerinin çoğunluğunun imzasını toplayarak, Parti’yi genel kurula sürükleyen muhalif genel başkan adaylarının kongre isteklerini engellemiştir. Siyasi bir lider için süreci yönetme açısından bu durum önemli bir başarı olarak kabul edilmelidir.

Bizler, kimilerinin ileri sürdüğü gibi “kongre sürecinde İktidarın Sayın Bahçeli’ye verdiği hukuksal desteğin karşılığı olarak, Sayın Bahçeli de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirilmesinde iktidara özellikle de Sayın Cumhurbaşkanı’na destek verdiği” iddiasını pek mantıklı bulmuyoruz.

Çünkü böyle bir durumda Sayın Bahçeli’ kendi iradesi ile Sayın Erdoğan’ın Bugün Türkiye’nin en etkili lideri olduğunu kabullenmiş olduğu ve kendi varlık nedenlerinin bir anlamı kalmadığı” algısını yerleştirmiş olur ki bir siyasi lider için bunu pek gerçekçi göremiyoruz.

Öyleyse başka gerekçeler aramak durumundayız.

Öncelikle Sayın Bahçeli’nin kendi açıklamalarını referans alarak değerlendirelim.

Sayın Bahçeli’nin “15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasının toplumsal ve siyasal alana yüklediği mecburi durum muhasebesi ve tarihi sorumluluklardır. FETÖ darbe teşebbüsü milattır; tavrımız, tarzımız, siyasetimizin üslup ve mesajları bu ihanetin öncesi ve sonrasıyla elbette aynı olmayacaktır. 15 Temmuz bize göstermiştir ki, anlamsız tartışma, söz düellosu, sert kutuplaşma bitmeli; siyaset milli ülkü ve hedeflerde buluşmalıdır. Demem odur ki, Türk devletinin tarihi ve ebedi sürekliliği milli uzlaşma, anlaşma, ittifak ve kucaklaşmaya bağlıdır.” sözlerinden sonra;

“Türk Milliyetçisi bir devlet ve siyaset adamının, devletin bekası söz konusu olduğu için parti ve şahıs hesaplarını bir kenara bırakarak fikrinin gereğini yapmıştır,” diyerek konuyu kapatabiliriz.

Ancak bu ifadelerden aynı zamanda “devletin işleyişiyle ilgili yeni bir yapılanma arayışına gidilmeli, bunu yaparken mümkün olan en geniş mutabakatın sağlanması ve yasama-yürütme-yargı arasında denge ve denetleme mekanizmalarının sağlam bir şekilde kurulması gerekmektedir.” sonucunu da çıkarmaktayız.

Beka sorunu başkanlık hükümet sistemi ile çözülecek idiyse, son kalkışma dışında terör örgütlerinin ülkemize karşı açmış olduğu savaş yıllardır sürdürülürken Başkanlık hükümet sistemine neden karşı durulduğunun,

Mücadelenin yürütülüş şekli yönetimden kaynaklanıyor idiyse başkanlık hükümet sistemi ile iktidar partisinin bugüne kadar atadığı yöneticilerden başka ve farklı yöneticiler mi atanacak olduğunun,

Üstelik yönetim ülke birliğini sağlamış ve mücadeleyi tam bir milli mutabakatla yapmaya başlamışken ve bu mücadele şekline diğer muhalefet partisi de destek vermişken başkanlık tartışmasının neden gündeme getirildiği sorularının bir açıklaması yoktur.

Öyleyse nedir? Sayın Bahçeli’nin bütün bu riskleri göze alarak sistem değişikliğinde Sayın Cumhurbaşkanına destek vermesinin altında hangi gerekçeler yatmaktadır.

Şimdi birkaç ihtimali dillendirelim.

1- Sayın Bahçeli, birilerinin hep ileri sürdüğü gibi derin güçlerin adamıdır. Derin güçler: “Ülkenin içine düşürüldüğü beka mücadelesinde Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte hareket edilecektir. Bu mücadele O’nun liderliğinde sürdürülecektir. Ülkenin bugünden sonra hükümet sistemi ‘başkanlık’ olacaktır.” diye karar aldı. Sayın Bahçeli derin güçlerin aldığı kararın hayata geçirilmesine katkı sağladı.

2- Sayın Bahçeli, bugüne kadar savunduklarının hatalı olduğunu gördü. Başkanlık Hükümet sisteminin ülkemiz için Parlamenter sistemden daha gerçekçi olduğuna kanaat getirdi. İki partinin sayısal yeterliliği fırsatını değerlendirip, Anayasa değişikliği teklifini referanduma sunulmasına katkı sağladı

3- Sayın Bahçeli, 15 Temmuz’dan sonra her şeyin Sayın Cumhurbaşkanının istediği şekilde geliştiğini gördü. Böyle bir ortamda yapılacak bir erken seçimde Sayın Cumhurbaşkanının partisinin çok yüksek bir oyla meclise geleceğini ve her türlü yasal düzenlemeyi kendi istediği gibi yapabileceğini düşündü. Böylece baskın bir seçimin önünü kesmek için “Anayasa Değişikliği Tasarısı”nı sunarak öncelik aldı. Hatta iktidar partisinin vazgeçmemesi için tasarıdaki maddeler üzerinde fazla ısrarcı olmadı. Parti üyeliği dahil her şeyi Sayın Cumhurbaşkanının daha önceden istediği gibi kabul etti.

4- Sayın Bahçeli, muhalif hareketin partide yönetimi ele geçireceğini gördü.  Partinin muhalif harekete teslim edilmesindense iktidar partisi ile birlikte hareket etmek suretiyle teşkilat mensuplarını Devletin imkânlarından yararlandırarak parti teşkilatlarının desteğini kazanacağını düşündü.

5- Sayın Bahçeli, kendi partisinin genel kurula gitmesi sürecinde hükümetten aldığı hukuki destekle koltuğunu korumasına katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanının arzuladığı hükümet modelini destekleyerek bir bedel ödedi.

Ne diyorsunuz?

Sayın Akşener’in de ifade ettiği gibi “satrançta beş hamle sonrasını düşünen” ve işi siyaset üretmek olan Sayın Bahçeli’ bu hamlelerden birini ya da bizim düşünemediğimiz başka bir hamleyi düşünmüş olabilir mi?

Bekleyip göreceğiz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ertuğrul Özgün

Ertuğrul Özgün

DİĞER YAZILARI Köy Enstitüleri Gerçeği 19-04-2020 13:58 SEVGİNİZİ HİSSETTİRİN… 16-02-2020 14:35 SORU SORAN, SORGULAYAN… 10-01-2020 14:10 Sevgi Neydi? 25-12-2019 17:49 Yeter Çocuk! 19-12-2019 15:43 YENİ OYUNUN ADRESİ TRABZON MU? 18-11-2019 16:11 NEDEN BAŞARAMIYORUZ? 31-08-2019 20:02 ARAKLI BELEDİYESİNDE BİR YOL(!) HİKÂYESİ 17-03-2019 16:15 SAYIN BAKANIMIZDAN BEKLİYORUZ 25-02-2019 18:32 BAZEN GERİ DÖNEBİLMELİ İNSAN 22-01-2019 17:09 YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİYOR… 16-11-2018 16:36 BEN, HEP İLKBAHARI SEVDİM 20-10-2018 18:57 BU MADDEYİ DEĞİŞTİRİN! 13-09-2018 11:50 KENDİMDEN UTANDIM! 10-09-2018 15:47 O AN, BÜTÜN DÜNYAYI KURTARMAK İSTEDİM… 28-08-2018 21:07 YAPMAYIN BE EVLADIM, YAKMAYIN YÜREKLERİ! 17-08-2018 14:45 BİR ŞEY DEĞİŞTİRİN, HER ŞEY DEĞİŞSİN… 14-07-2018 09:27 ÖNCE YAZDIM, SONRA YAZMAYA KARAR VERDİM, ŞİMDİ YAZMAYA ÇALIŞIYORUM… 03-07-2018 17:22 ÜLKÜCÜLÜK VE ÜLKÜCÜ İRADE 09-02-2018 11:01 MİLLİ EĞİTİMDE ALAN DEĞİŞİKLİĞİ SENDROMU 26-12-2017 23:52 ÜÇ YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRÜRSE YA YEDİ YANLIŞ? 31-10-2017 12:57 NİYET OKUYUCU DEĞİLİZ AMA 23-09-2017 16:43 YARGILANACAKSINIZ! 31-07-2017 12:38 HAK HUKUK ADALET! 08-07-2017 20:26 “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ”Nİ BAŞKALARI YÖNLENDİREBİLİR Mİ? 27-06-2017 11:51 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? (2) 05-06-2017 14:05 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? 30-05-2017 13:24 Siz Anlayabildiniz Mi? 22-04-2017 14:55 Ülkücü İrade 24-03-2017 18:21
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Trabzon
Trabzon
RÖPORTAJLAR
Selçuk Çebi
Selçuk Çebi
ARŞİV ARAMA
bursa - görükle bursa - görükle

totobo