DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ertuğrul Özgün
Ertuğrul Özgün
Giriş Tarihi : 10-01-2020 14:10

SORU SORAN, SORGULAYAN…

Dün başlayan yağışlı ve fırtınalı havanın da tesiriyle sıkıntılı ruh halim, önceden planlanmış bir seminere gidip gitmemek konusunda ciddi çatışma yaşamama neden olmuştu.

Hem hava koşullarına, hem gidilecek yerin uzak ve bilmediğimiz bir yer olmasına, hem eğitimdeki planlamacılarımızın(!) programın uygulanabilirliğini düşünmeden “ben dedim oldu” seklindeki sinir bozucu tutumlarına olan öfkeme, bir de yeri bulmada çektiğim sıkıntı, fırtınadan şemsiyemin kırılması, yağmurdan ıslanmam eklenince, artık barut bibiydim. Biri kibrit çaksa infilak edeceğim.

Böyle bir ruh haliyle salona girip en arkadaki dörtlü koltukların koridor yanındakine oturdum. Doğrusu yatışmasam en kısa yoldan salonu terk etmekti amacım.

Ama bir şey oldu…

Seminerin başladığı anons edilince, televizyon programlarından da tanıdığımız, seminer için gittiğimiz üniversitenin dekan yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım HAN, seminerin sunucusu ve aynı okulda öğretim üyesi olarak görevli Dr. Oktay AYDIN ile birlikte sahnede yer aldı.

Gerçi, kökeni eğitimci olmayanlarla doldurulmuş milli eğitim teşkilat yapımızı bildiğimden, çok şaşırmamıştım. Ama akademik düzeyde eğitim veren bir üniversitenin düzenlediği, rehberlik konulu bir seminerde, konuyla ilgisi olmayan bir hocanın neden sunucular arasında bulunduğuna da bir anlam verememiştim.

Ben biliyordum da adam kendisi de söyledi zaten. “Ben uluslararası ilişkiler ve ekonomi alanında uzmanım.” Doğrusu “okul rehberlik hizmetleri” konusunda ne söyleyecek diye merakla beklemeye başladım.

İlginç bir sunum şekliyle seminer başladı.

Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun birçok bakımdan Karagöz’e benzeyen ama canlı oyuncularla oynayan bir türü olan “orta oyunu” nu andıran bir diyalog kurdular ikisi sahnede.

Daha eski kaynaklarda; kol oyunu, meydan oyunu, taklit oyunu, zuhurî gibi adlarla anılan geleneksel Türk Tiyatrosunun önemli bir sahneleme sekli olan orta oyun’u kaynaklarda adını 1834 tarihinde aldığı geçer.

Seyircilerin çevrelediği boş, meydanlık bir alanda oynandığı için bu ismi almıştır. Orta oyununun yazılı bir metni yoktur. Ana çizgileri bilinen bir konu ele alınarak oyuncuların doğaçlama yoluyla geliştirdikleri olaylar dizisi, oyun kişileriyle sahneye getirilir.

Güldürürken düşündüren, düşündürürken sorgulatan bu oyun türüyle başlayan diyaloglar sinirlerimi yumuşatmıştı. Merakımı yenemeyip bekledim, ekonomist ve uluslararası siyaset bilimcisi hoca rehberlikle ilgili ne söyleyecek diye.

Hoca rehberlikle ilgili bir şey söylemedi. -Söylediyse de ben kaçırdım- ama söylediği bir şey vardı ki yaşadığım onca olumsuzluğu unutturdu bana.

“Bugün bilimsel gelişmelerin istediği bilgi yüklü insanlar değil. -Bu arada İlber ORTAYLI hocamızı da örnek gösterdi, beyni bilgi yüklü hoca, adeta bilgi kütüphanesi diye- Çünkü artık bilgiye insanlar bir parmak hareketiyle internet ortamında ulaşıyor.

Sonra analizci de istemiyor bilim çevreleri, binlerce analizciye de ulaşabiliyor insanlar internet ortamında bir dokunuşla.

Peki, ne o zaman? Şimdi bilim çevreleri soru soran insan arıyorlar,” dedi ve ekledi. “Sorgulayan, eleştirel düşünen insanlara ihtiyaç var artık. Öyleyse eğitim sistemimizin, soru soran, sorgulayan, eleştirel düşünen insanlar yetiştirmesi gerekmektedir.”

Yüzümde acı bir tebessüm belirdi. İstem dışı dudaklarım yanaklarıma doğru kaymıştı.

Soran… sorgulayan… eleştirel düşünen insanlar yetiştirmesi gerekiyor eğitim sistemimiz demek.

İlahi Ahmet Hoca!

NELER SÖYLENDİ?
@
Ertuğrul Özgün

Ertuğrul Özgün

DİĞER YAZILARI Köy Enstitüleri Gerçeği 19-04-2020 13:58 SEVGİNİZİ HİSSETTİRİN… 16-02-2020 14:35 SORU SORAN, SORGULAYAN… 10-01-2020 14:10 Sevgi Neydi? 25-12-2019 17:49 Yeter Çocuk! 19-12-2019 15:43 YENİ OYUNUN ADRESİ TRABZON MU? 18-11-2019 16:11 NEDEN BAŞARAMIYORUZ? 31-08-2019 20:02 ARAKLI BELEDİYESİNDE BİR YOL(!) HİKÂYESİ 17-03-2019 16:15 SAYIN BAKANIMIZDAN BEKLİYORUZ 25-02-2019 18:32 BAZEN GERİ DÖNEBİLMELİ İNSAN 22-01-2019 17:09 YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİYOR… 16-11-2018 16:36 BEN, HEP İLKBAHARI SEVDİM 20-10-2018 18:57 BU MADDEYİ DEĞİŞTİRİN! 13-09-2018 11:50 KENDİMDEN UTANDIM! 10-09-2018 15:47 O AN, BÜTÜN DÜNYAYI KURTARMAK İSTEDİM… 28-08-2018 21:07 YAPMAYIN BE EVLADIM, YAKMAYIN YÜREKLERİ! 17-08-2018 14:45 BİR ŞEY DEĞİŞTİRİN, HER ŞEY DEĞİŞSİN… 14-07-2018 09:27 ÖNCE YAZDIM, SONRA YAZMAYA KARAR VERDİM, ŞİMDİ YAZMAYA ÇALIŞIYORUM… 03-07-2018 17:22 ÜLKÜCÜLÜK VE ÜLKÜCÜ İRADE 09-02-2018 11:01 MİLLİ EĞİTİMDE ALAN DEĞİŞİKLİĞİ SENDROMU 26-12-2017 23:52 ÜÇ YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRÜRSE YA YEDİ YANLIŞ? 31-10-2017 12:57 NİYET OKUYUCU DEĞİLİZ AMA 23-09-2017 16:43 YARGILANACAKSINIZ! 31-07-2017 12:38 HAK HUKUK ADALET! 08-07-2017 20:26 “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ”Nİ BAŞKALARI YÖNLENDİREBİLİR Mİ? 27-06-2017 11:51 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? (2) 05-06-2017 14:05 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? 30-05-2017 13:24 Siz Anlayabildiniz Mi? 22-04-2017 14:55 Ülkücü İrade 24-03-2017 18:21
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Trabzon
Trabzon
RÖPORTAJLAR
Selçuk Çebi
Selçuk Çebi
ARŞİV ARAMA
bursa - görükle bursa - görükle

totobo