YEREL
Giriş Tarihi : 14-02-2025 16:37   Güncelleme : 14-02-2025 17:09

Su Ve El Değirmeni, Kösüre Taşı

Karadere Vadisinde mısırı öğütmek için el ve su değirmeni ; bıçak, keser, balta, nacak, orak, tırpan ve çakı bileyilemek için de kösüre taşı kullanılırdı.

Su Ve El Değirmeni, Kösüre Taşı

Su Değirmeni
Karadere Vadisinde özellikle mısırı öğüterek un elde etmek için kullanılan değirmenlerin bilinen tarihi uzun yılları bulmaktadır.
Un değirmenleri genellikle su ile çalışmakta olup dere ve ırmak yakınlarında kurulmuştur.  Değirmene gelen su, kanal vasıtasıyla değirmenin çarkını döndürür. Değirmenin oluğuna giren su ise çarka vurur. Suyun çarka vurmasıyla değirmen dönmeye başlar.
Çevre köylerden insanlar mısır öğütmek için değirmenlere giderlerdi. Bu değirmenlerde öğütülen un, elektrikli değirmenlere göre daha lezzetli olur. Su değirmenleri mısırı yavaş yavaş öğüttüğü için unu yakmaz. Bu yüzden bu değirmenlerde öğütülen mısır ununun yerini, diğer değirmenlerde öğütülen un tutmamaktadır.
Eski dönemlerde, dere ve ırmağın bulunduğu hemen hemen her köyde bulunan un değirmenleri bugün sayıca oldukça azalmışlardır. Var olanların da önemli bir kısmı Araklı ilçe merkezinde elektrikle çalışır hale getirilmiştir. Karadere Vadisinde Ağnas köyünün ismi orada bulunan değirmen sayesinde Değirmencik olmuştur.

El Değirmenleri (Şoromul)

Karadere Vadisinde suyla çalışan un değirmenlerinin benzeri evlerde kullanılan el değirmenleridir. Köylerdeki mutfaklarda küçük miktarda mısırı öğütmek ya da inceltmek, kırmak için bu değirmenler uzunca bir zaman kullanılmıştır.
El değirmeni üst üste binmiş iki taştan oluşur. Alttaki taş her daima sabit kalmak üzere üst taş döndürülerek öğütme ya da kırma işlemi gerçekleştirilir. Üstteki taşın üzerine monte edilmiş bir tutacak yardımıyla taş döndürülür. 


Bileyi Taşı (Kösüre Taşı)
Eskiden Karadere Vadisinde hemen hemen her evin önünde bıçak, keser, balta, nacak, orak, tırpan ve çakı bileyilemek için kol gücüyle çalışan büyükçe bir bileyi taşı bulunmaktaydı. Yaklaşık yarım metre çapındaki taşın ortasından, demirden yapılmış bir hareket ettirici kol geçirilirdi. Taş iki ayaktan oluşan ağaçtan , iskele şeklinde bir düzeneğin üzerinde durmaktadır. Taşa bağlı kol çevrildikçe bileyi taşı da döner ve bileyilenecek olan malzeme taşla temas ettirilerek bileyileme işlemi yapılırdı. Bileyileme işlemi yapılırken taşın üzerine bir miktar su dökülünce bileyilemenin daha keskinleştirici olacağı bilinmekteydi. Bileyileme taşı oldukça ağır olduğundan bu taş genellikle sabit bir yerde durur, uzun zaman yer değiştirmez, genellikle samanlık ve ahır kenarlarında bulunurdu.

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy