YEREL
Giriş Tarihi : 08-02-2025 16:27

Karadere Vadisi Fındığı

Karadere Vadisi ekonomisine en önemli katkısı olan fındıktır.

Karadere Vadisi Fındığı

Tarihi belgelerde günümüzden 2300 yıl önce Türkiye'nin kuzeyinde Doğu Karadeniz kıyılarında fındık üretildiği belirtilmekte ve fındığın son 6 yüzyıldan beri Türkiye'den diğer ülkelere ihraç edildiği bilinmektedir. Dünya'nın fındık üretimi için gerekli uygun hava koşullarına sahip bir kaç ülkesinden biri olan Türkiye, toplam Dünya üretiminin % 75 ini, ihracatının ise % 70-75 ini gerçekleştirmektedir. Türkiye'nin fındığı Doğu Karadeniz sahillerinde yoğun bir şekilde yer alan fındık bahçeleri, sahilden içeriye doğru en fazla 30 kilo metreyi geçmeyen alanda bulunmaktadır. Türkiye'nin Dünya'daki diğer fındık üreten ülkeler arasında, üstün kalitesi nedeniyle seçkin bir yeri olup, üretim ve ihracatta liderliğini sürdürmeye devam ediyor.
Karadere Vadisi fındığı genellikle Ağustos başı ile Ağustos sonu arasında, bahçenin bulunduğu yerin yüksekliğine göre olgunlaşır. Fındık dallardan tek tek toplanır. Bahçelerden toplanan fındıklar arazinin durumuna göre aynı gün veya birkaç gün sonra harmana getirilir ve harmanda 10-15 cm kalınlığında serilerek zurufları kahverengi oluncaya kadar güneşte soldurularak ön kurutma yapılır. Soldurma işleminden sonra fındıklar patozla zuruflardan ayrılarak tenteler üzerinde ince tabakalar halinde güneşte kurumaya bırakılır. Ön kurutma dahil havanın durumuna göre toplam kurutma süresi 15-20 günü bulur. Tabii şekilde ve güneş altında kurutma Karadere Vadisi fındığının lezzetli olmasında önemli bir etkendir.

Dünyada çerez olarak da tüketilen fındığın % 90a yakın kısmı kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış, un ve püre halinde çikolata, bisküvi, şekerleme sanayiinde, tatlı, pasta ve dondurma yapımı ile yemek ve salatalarda yardımcı madde olarak kullanılmaktadır. Yaklaşık beş bin yıldır bilinen fındık, meyvesinden odununa kadar birçok yerde insanlığa büyük yararlar sağlamaktadır. Fındık kabuğu ülkemizde özellikle fındık üretilen bölgelerde çok değerli ve yüksek kalorili bir yakacak olarak kullanılmaktadır. Ayrıca fındık odunundan sepet baston, sandalye, çit ve el aletleri yapımında faydalanılır. Bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fındık yaprağı gübre olarak kullanılmaktadır. Üretim fazlası fındıklar yağlık olarak değerlendirilmektedir. Fındık ham yağı rafine edilerek yemeklik yağ olarak, fındık küspesi ise yem sanayiinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.
Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ihracatının yüzde 70’ine sahip, fakat fındık politikasını belirlemede aynı güce sahip değildir. Fındığın fiyatını, piyasasını fındık alıcıları belirler. Bu nedenle fındık alıcıları her yıl Türkiye’den daha çok fındık alıyor ama Türkiye’nin ihracat geliri artmıyor, azalıyor. Türkiye fındıkta birinci olmakla övünse de, her yıl daha çok fındık ihraç ederek daha az dövize razı oluyor. Birileri de Türk fındığından ciddi para kazanıyor.
Karadere Vadisi insanı çocuklarını okula başlatmak, işçinin parasını ödemek, kredi kartı borcunu kapatmak ve çeşitli nedenlerden dolayı fındığını tüccara veriyor. Tüccar ise fırsatçılık yapıp fındığın fiyatını düşürüyor. Aslında bu ticaret ahlakini ilgilendiren bir durum.  İnsanımız çalışıyor ve üretiyor. Fındığı topluyor, getiriyor, tüccarın önüne koyuyor. Ama tüccar sadece fındığı sahibinden alıp fabrikaya götürene kadar üreticiden daha fazla kazanıyor. Başka bir problem ise, fındığı emanete vermek. Fındığı emanete veren ne parasının yönetimine sahip oluyor ne de ürününe. Tüccar emanete verilen fındığa, istediği fiyatı söyleyebiliyor. Çünkü çiftçi kendisi stok tutamıyor. Malının yönetimini ve gücünü tamamen karşı tarafa devrediyor.
Fındığı üreten fındığın kaderini yönetemiyor. Türkiye’de  fındık borsası olmadığı için Almanlar veya İtalyanlar Türkiye’ye gelip fındığın fiyatını kendileri belirliyorlar. Devletimiz ise çoğu zaman piyasaya müdahale edemiyor.

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy