YEREL
Giriş Tarihi : 29-01-2025 18:31   Güncelleme : 28-03-2025 17:09

Araklı Karadere Vadisinde kullanılan bazı yerel kelimeler 

Araklı Karadere Vadisi kendine özgü bir dil ve şiveye sahiptir. Bu yöreye özgü pek çok kelime bulunmaktadır. Araklı denince akla hangi kelimeler geliyor gelin bunlara göz atalım.

Araklı Karadere Vadisinde kullanılan bazı yerel kelimeler 


Abdesluk: Ev içinde abdest almak için kullanılan leğen.
Afgurmak: Köpeklerin havlaması.
Aha: İşte burada!
Amel: İshal.
Hanifta: Yabani yer çileği.
Ander: Değersiz veya işe yaramaz
Ağriyan: aç gözlü
Angona: Zehirsiz ve kısa boyutlu bir yılan türü.
Ayam: Hava durumu.
Bakla: Fasulye.
Bakraç: Kova.
Panti: Hayvan yemliği.
Biçki : Odun kesmek için kullanılan testere.
Bolaki: İstek veya dilek ifadesi.
Bostan: Salatalık.
Buldur: Geçen yıl.
Bet: Çirkin.
Bolaki: Belki.
Bokşiyen: Şaşırma, şaşkınlık bildiren bir ünlem
Campil: Elektrik ampulü.
Ceyran: Elektrik..
 Zağana: Yengeç.
Seren : Dizilmiş mısır sapları
Çivit: Meyve çekirdeği.
Çolpaz: Beceriksiz.
Daraba: Ahırda hayvanları ayırmak için kullanılan tahta engel.
Darı: Mısır.
Çikmiş: Boşanmış kadın.
Otiş: Gürültü veya ses.
Eza: Kibrit.
Ferik: Genç piliç.
Folluk: Tavukların yumurtladığı yardımcı yuva.
Ejder: Ejderha
Foti: Çukur.
Furunkurusu: Fırında kurutulmuş mısır.
Fisko: Böğürtlen
Gaban: kaya
Ğazel : Kurumuş ve dökülmüş yapraklar.
Gosi: Kuluçkaya yatan tavuk.
Ğuliya: Karalahana yemeği
Görüm: Kocasının kız kardeşi.
Haçan: Çünkü, madem ki.
Harar: Büyük çuval.
Hartama: Eskiden kullanılan ince tahtadan yapılmış çatı örtüsü.
Hızar: Büyük testere.
Şeleğondura: Kertenkele.
Hibar: Küçük taş parçaları.
Hemence: Bele bağlanan veya boyna asılan küçük çanta.
İfteri: Eğrelti otu.
İskemle: Tahtadan yapılmış düşük oturak veya sandalye.
Kaput  : Ceket, kaban türü kalın giysi
Gaşkaval: Dışı iri fakat meyvesi küçük ve lezzetsiz bir fındık türü.
Gaybana : Sevilmeyen,istenmeyen.
Kelep : Yumak
Kenef : Tuvalet.
Kerenti : Tırpan.
Kıdım : Çok az miktarda olan
Kırnap : İp, ip parçası
İşmar: İşaret.
Gogle : Salyangoz.
Gomar : Kısa boylu bodur çalılık.(Ormangülü)
Kopça : Düğme.
Kalandar: Yeni yılın ilk günü
Gobat: Beceriksiz.
Külür: Bezelye tanesi.
Koşa :  avuç.
Kelif: Ağaçlardan örülerek yapılmış küçük kulübe, yayla evi.
Keleş: Güzel, yakışıklı.
Kot : Mısır ve fasulye ağırlığını ölçmeye yarayan beş kiloluk ölçek.
Kemre : Hayvan gübresi.
Kudal : Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun.
Kukus : Tuz, dolu tanesi.
Kukuvak : Mantar.
Kurut : Çökeleğin kurutulmuş şekli.
Kuş lastiği : Sapan.
Labaza : Geniş yapraklı, yabani bir ot.
Lalak : Çevresinde olup bitenlere duyarsız ,zor anlayan.
Likarba: Yaban mersini.
Longoz: Akarsuyun derinleşen yeri.
Lavuz : Mısır.
Levor : Pis kokusu olan yabani bir ot.
Malez: Sütlü kabak yemeği.
Madurga : Çekiç
Minzi: Çökelek.
Mumuda: Beceriksiz.
Munzur: Dudaklar ve çevresi.
Merek : Hayvan yiyeceği (sap, saman, ot) yeri
Mertek : Ev yapımında kullanılan büyük kalas.
Nemrut: Suratsız, kötü, merhametsiz insan.
Mile  : Çocukların oynadığı cam yada metal küre (bilye).
Mintan : Gömlek 
Murç : Genellikle taş kırma yada odun yarma işinde kullanılan büyük çivi
Navlon : Yol parası, araç kirası
Otluk : Mısırın ineklere yedirilen kurutulmuş gövdesi ve yaprakları.
Payanda : Desteklemek amacıyla yanlardan dayanmış direk.
Pelit : Meşe ağacı.
Peşko : Saç soba.
Pırtı : Elbise
Pisik: Kedi.
Papara: Azarlamak.
Bilegi : Üzerinde ekmek pişirilen ocak taşı.
Pontul : Pantolon
Salağana: İşsiz-güçsüz, başıboş.
Sinor: Sınır.
Siska: Soğan.
Sap : Biçilmiş mısır bitkisi.
Sazluk : Bataklık.
Serender : Hububatın konulduğu, direkler üzerine yapılmış serin depo.
Zilikta : Tavada yapılan zeytinyağlı küçük pide.
Zaranbula : Ateşböceği.
Sini : Üzerinde yemek yenilen genişçe tepsi
Sirke : Bit yumurtası.
Solak : Sol elini kullanan.
Zuğnis etme : Yemeğin tencerenin dibine tutması, yanması.
Zumur : Sıcak mısır ekmeğinin içine yağ ve şeker konularak hazırlanan yemek.
Tentene : Dantel
Tor: Balık ağı.
Şalak: Vakti geçmiş, tohuma kaçmış hıyar.
Tirma : Ayran, süt ve undan yapılan muhallebi kıvamında bir yemek.
Tirmuk : Hayvan gübresini atmaya yarayan demir aygıt.
Tooli: Bir yaşındaki erkek koyun.
Uşak : Çocuk
Eğleşmek : Oyalanmak suretiyle geçikmek
Yaba : Ucu iki çatallı demir.
Yal : Otların kazanda kaynatılmasıyla hazırlanan hayvan yiyeceği.
Yavşan : Dallarından süpürge yapılan bodur bitki.
Yüklü : Hamile.
Urum: Rum.
Urus: Rus.
Zağar : Köpek.
Zibil : Çöp.
Zirza : Menteşe.
Zizil : Küçük solucan
Zahra: Öğütülmek için hazırlanan mısır veya buğday
Zembil: Ahşaptan yapılmış çanta
Zot: Ağzı körelen aletleri keskin hale getirmek
Oflan: Mutfak dolabı rafı
Firmata: Kırıntı
Cazı: Cadı
Ğalaz: Dolu
April:Nisan
Zarambula: Ateş Böceği
Zargana: örümcek
Foduk: Çukur
Avu: Zehir
Afkurmak: Boş konuşmak
Gaful: Diken yığını
Gugar: fındık ağacı eğme aparatı
Gila: Dişi inek yavrusu
Kıylı: Tepsi
Alaf: Ot ,hayvan yiyeceği
Goliva: Haşlanmış mısır
Cargel: mısır seyreltme
Gudi: Küp,
İşmar etmek: Göz kırpma,Tırtıl  Momol:

 

 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy