Yaz ve kış yaprağını dökmeyen boylu çalı veya ağaç halinde bulunur. Yetiştiriciliği yapılan çeşitleri ise 5 ile 8 metre kadar boylanabilmektedir. Derine giden kuvvetli bir kök sistemi vardır. Düzgün ve genellikle dik bir gövde yapar. Gövde grimsi siyah veya donuk siyah renktedir. Sert odun dokusu ve kuvvetli bir dal sistemi vardır.
Meyveleri çekirdekli, sulu ve 6 ile 25 mm boyundadır. Önceleri yeşil renkte olan meyveler olgunlaşınca tiplere göre mor siyah renkli, bazen açık veya koyu kırmızı, bazı çeşitlerde de sarı veya kırmızı alacalı olmakla beraber genellikle siyaha yakın koyu bir renk alır. Kiraz iriliğinde olan meyveler şekil olarak da genellikle kiraza benzemekte, kalp şeklinde, küt veya sivri uçlu, hafif uzun veya üsten basık ve bazen de üzüm taneleri gibi yuvarlak olabilmektedir. Çekirdek düzgün, sivri zeytin biçimindedir. Meyveleri tatlı, buruk ve acı arasında değişen yeme özelliklerine sahiptir.
Kara yemiş ilk olarak 1546 yılında Fransız Pierre Belon tarafından Trabzon'dan toplanmış ve Trabzon Kirazı olarak adlandırılmıştır. Bitki aynı yıl, İstanbul üzerinden İtalya'ya; 1574'te Viyana'ya getirilmiş, oradan da Fransa ve İngiltere'ye gönderilmiştir. Budanarak şekil verilebilmesi, dökülmeyen parlak koyu yeşil yaprakları ve kokulu beyaz çiçekleri ile kara yemiş, 1600 yılından itibaren tüm Avrupa'da park ve bahçelerde yetiştirilmeye başlanmıştır. Günümüzde büyüme biçimi, yaprak boyut ve şekli, kışa dayanıklılık açısından farklı 20 kadar kara yemiş çeşidi vardır.
Bitkiye ülkemizde değişik yöresel isimler verilir. Bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan Taflandır. gürcü kirazı, kara yemiş Laz kirazı, Laz üzümü, Laz yemişi, Tanal, gibi yöresel adları vardır. Bitki Kuzeydoğu Anadolu'nun türkülerinde, şiirlerinde kısaca folklorunda yer alır.
Ekonomik büyüklükte kara yemiş bahçeleri yoktur. Ancak, Karadere Vadisinde kara yemiş severek tüketilir. Ağaçları daha çok evlerin, bahçelerinde, çay ve fındık bahçelerinin kenarlarında, yol kenarlarında ve orman içlerinde bulunmaktadır.
Kara yemişlerin kalitesi de birbirinden farklıdır. Meyve şekli, aroması, tadı, rengi farklılık göstermektedir. Bu çeşitlilik içerisinde en çok sevilen tipler, üreticiler tarafından toplanarak bahçelerin kenarlarına dikilmişlerdir. Birçok bahçede onlarca ağacı bir arada görmek de mümkündür.
Anavatanı olması bakımından Doğu Karadeniz'in kıyı bölgesi kara yemiş yetiştiriciliği bakımından uygun iklim özelliklerine sahiptir. Karadere Vadisinde iyi gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi iklimin nemli, güneşli veya ılıman geçmesine bağlıdır. Erken çiçek açtığından ilkbahar geç donlarından zarar görebilmektedir. Bazı yıllar verimin az olmasının nedeni buna bağlanabilir. Yine tozlanma zamanı görülen sisler bir takım olumsuzluklara yol açabilmektedir.
Bir yemek tabağı dolusu olgun kara yemiş meyvesi, başta mide ülseri ve barsak tembelliği olmak üzere, sindirim sistemi rahatsızlıkları için 10 günlük kürler halinde kullanılır.
• Sabahtan aç karnına yenen 10 adet meyvesi hemoroite iyi gelir.
• Olgun meyvelerin suda kaynatılması ile ele geçen sıvı diüretik olarak, idrar tutukluklarında kullanılır.
• Bir miktar taze ya da kuru meyve, tohumları ile beraber ezilerek sabahları aç karnına yenirse, şeker hastalığına iyi gelir.
• Meyvelerin sıkılması ile ele geçen usare, mide ülserine, egzama ya karşı kullanılır.
• Meyveler çekirdekleri ile beraber toz edildikten sonra balla karıştırılıp, bronşit tedavisinde kullanılır.
• Meyvelerin yenmesi sigaraya karşı isteksizlik doğurur. Taze kara yemiş yapraklarından hazırlanan kara yemiş suyu, spazm çözücü, bulantı kesici olarak kullanılmış; içerdiğin çok zehirli olması nedeniyle tıbbi kullanılışı hiçbir zaman geniş boyutlara ulaşmamıştır.
































