YEREL
Giriş Tarihi : 04-01-2025 18:02   Güncelleme : 04-01-2025 18:24

Karadere'den Zehir Mi Akacak?

Erikli yaylasında altın madeni arama çalışmaları nedeniyle kullanılabilecek siyanürün bir gün Karadere'yi cehenneme çevireceği korkusu yaşanıyor.

Karadere'den  Zehir Mi Akacak?

Karadere Vadisinde dağlardan süzülerek gelen birçok küçük ırmak, vadinin tabanında birleşerek Karadere isimli akarsuyu oluşturur. Bu nehir Bayburt ile Gümüşhane yaylalarından Araklı ve Karadeniz’e kadar 70 kilometredir.
Karadere Vadisinin nüfusu azalmadan önceki yıllarda kirletilmeye başlasa da, göçler nedeniyle insan sayısının azalması nedeniyle Karadere nin suyu açısından faydalı olmuştur.
Fakat şimdi  HES projeleri, Araklı Bayburt yolu nedeniyle yine kirletilmeye başlanmıştır. Daha büyük bir tehlikede vadinin başlangıcında olan Erikli Yaylası’nda altın madeni için sondaj çalışmalarıdır. Yöre halkının en büyük korkusu ise altın madeni faaliyete geçerse siyanür kullanılma olasılığıdır.
Siyanür bilindiği gibi son derece zehirli bir maddedir. Böyle bir şey olursa, şimdi cennet gibi olan Karadere Vadisi bir gün cehenneme dönüşecektir. Derede yaşayan tüm canlılar toptan yok olacaktır. Buna toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını korumak için ve gelecek nesillere bırakmak amacıyla yöre halkının direnişi devam etmektedir.
2024 yılının yaz aylarında yaylada toplanan bölge halkı, daha önce de yayla ve çevresinde birçok kez altın sondajı yapıldığını belirterek, oluşacak doğa tahribatına tepki gösterdi.
Sondaj çalışması yapılan alana doğru Yaylalar bizimdir bizim kalacak, madene hayır sloganları eşliğinde yürüyüş yapan ve Sömürge madenciliğine hayır, İhaleler iptal edilsin pankartı açan vatandaşlar, burada bir basın açıklaması yaptı. Ayrıca Karadere Vadisi ve Yaylaları Koruma Derneği Başkanı ve dernek üyeleri, Trabzon Adliyesi'ne gidip Araklı Erikli Yaylası'nda Çevre Bakanlığı'nın verdiği siyanür kullanarak altın madeni arama izninin iptal edilmesi için Trabzon İdare Mahkemesi'ne dava dilekçesi sundu.
Karadere Vadisi ve Yaylaları Koruma Derneği dilekçede şunları belirtti:
Sondaj yoluyla altın arama çalışmaları başlattığımız yasal mücadele ile durdurulamadığı takdirde ikinci adım kalıcı çevre felaketlerine yol açan siyanüre dayalı altın madeni işletmesinin açılması olacaktır. Bu işletmede çıkarılacak kayaçlar kırılıp geniş alana serilecek üzerine siyanür akıtılarak altın ayrıştırılacak, altın alındıktan sonra kalan atık siyanür de açık havuzlarda depolanacaktır. Altın madencileri çeşitli yöntem ve yalanlarla siyanürü zararsız bir madde gibi göstermeye çalışsa da siyanür bilinen en hızlı öldüren zehirlerden biridir. Bu özelliği nedeniyle siyanür Birinci Dünya savaşında kimyasal silah olarak kullanılmıştır. Nazilerin gaz odalarında insanları öldürmek için kullandığı gaz da siyanürdür. Altın madenciliğinde kullanılan siyanür dozunun felaketlere neden olduğu Dünyada ve ülkemizde yaşanan acı tecrübelerle görülmüştür. Romanya’da BAİA MARE’DE çöken siyanür baraj duvarı nedeniyle yüz bin metreküp siyanürlü su nehre karışmış nehirdeki yaşamı planktonlara kadar yok etmiştir. Tonlarca balık ölmüş, insanlar zehirlenmiş, yıllarca etkisi silinemeyecek çevre felaketi ortaya çıkmıştır. Dünyada yaşanan pek çok siyanür felaketinin yanı sıra ülkemizde de çok sayıda siyanür felaketleri meydana gelmiştir:
2011 yılında Kütahya’da, 2021'de Giresun Şebinkarahisar’da, Gördes’te, Manisa’nın Yunusemre ilçesinde, Eşme ilçesi ve köylerinde, Gümüşhane Karamustafa köyünde, Bergama’da, Kütahya’da, Tavşanlı ilçesi Dulkadir köyünde, Develi’de, Erzincan İliç’te yaşanan olaylar siyanür kullanılan tüm altın madenlerinin çevresi için çok büyük tehlike oluşturduğunu kanıtlamıştır. Anayasamızın 45’inci maddesiyle tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini yasaklamış, hayvancılık faaliyetlerinin desteklenmesi görevini idareye vermiştir. İdare ise bırakın mera alanını korumayı, çevresel etki değerlendirmesine dahi gerek duymadan ucu açık bir sondaj iznini şirkete vermiştir. Mahkemeye sunacağımız dava dilekçemizde daha önce yapılan bir sondaj çalışmasının Erikli yaylasını ne hale koyduğunu gösteren fotoğraflar da yer almaktadır. Yeniden başlanacak sondaj çalışmasının meranın kullanımını tamamen olanaksız hale getireceği kesin bir sonuçtur. Altın madeninde herhangi bir kaza yaşanmasa, maden planlandığı gibi işletilse dahi mera ve yayla alanlarının geri dönülmez şekilde tahrip olacağı açık bir gerçektir. Mera alanının ağır iş makineleri ile kazılması, milyonlarca metreküp taşın toprağın kaldırılması, binlerce ton patlayıcının patlatılması, devasa çukurların açılması ile topografik yapı değiştirilecek, alanın bir daha mera olarak kullanımı asla mümkün olmayacaktır. Yaylasında, merasında kadimden beri barış ve huzur içinde yaşayan yöre halkı birkaç kişinin daha fazla para hırsı yüzünden yerinden yurdundan huzurundan edilecektir. hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. İdare, Erikli mahallesi halkını bu haktan mahrum ederken halkın fikrini sorma gereğini dahi duymamıştır. Anayasal haklarını korumak için direnç gösteren duyarlı insanlar ödüllendirilmesi gerekirken tutuklanarak hapse atılmıştır. Hiç kimse unutmamalıdır ki, çevre savunucuları yalnızca kendilerinin değil, nefes alan herkesin yaşam hakkını savunmaktadır. Gözlerini para hırsı bürümüş, hiçbir ahlaki değeri tanımayanların ağır saldırısına karşı direnen kahraman çevre savunucularının başlattıkları haklı ve onurlu mücadelesini desteklemenizi, bu mücadeleyi sürekli gündemde tutup kamu oyuna duyurmanızı bekliyoruz. 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy