YEREL
Giriş Tarihi : 09-12-2025 17:04   Güncelleme : 09-12-2025 18:05

Araklı Limanı’na Ulaşan Tarihi Kervan Yolu

Antik çağlardan günümüze Karadeniz ve Trabzon’a ulaşmak için kullanılan tarihi Araklı, Bayburt kervan yolu.

Araklı Limanı’na Ulaşan Tarihi Kervan Yolu

Trabzon Limanı’na ulaşan ikinci yazlık yol, genellikle Bayburt ya da Aydıntepe’ye gitmek isteyenlerin tercih ettiği bir güzergâh olarak bilinmekte ve yöre halkı arasında “Trabzon-Bayburt Yolu” olarak tanımlanmaktadır. Mezkûr yolun en belirgin özelliği, güzergâh üzerinde yer alan Taşköprü Hanları’dır. Zira burası birçok yayla yolunun kesişme noktasıdır. 
19. yüzyıl seyyahları, Maçka ile Bayburt arasındaki bu yolun diğer yollara göre çok daha kısa olmasına rağmen bu güzergâhın oldukça çetin ve zor olduğunu belirtmektedir. Ancak seyyahlar, Trabzon’dan Bayburt’ta gitmek isteyenlerin genellikle bu kısa yolu tercih ettiklerini raporunda belirtmiştir.
Maçka’da birleşen bu ikinci yazlık rota üzerinde özellikle Aydıntepe’nin kuzeyi ile Bayburt arasında kalan güzergâhında birçok savunma yapılarının olduğu gözlemlenmiştir. Aydıntepe üzerinden Trabzon’a ulaşan yolun varlığı şüphesiz bölgede birçok kale inşa edilme ihtiyacı da doğurmuştur. Bu bağlamda Prokopius tarafından Iustinianus zamanında olduğu belirtilen bölgedeki savunma hattı ve hat üzerindeki kaleler ikinci yazlık rota üzerinde tespit edilen kalelerle de konum olarak uyumluluk göstermektedir. Ayrıca Prokopius’da geçen Khartion kalesi gerek konumu gerekse toponomi olarak genellikle Aydıntepe Kalesi ile ilişkilendirilmektedir. Aydıntepe yüzey araştırmalarında tespit edilen malzeme grupları içerisinde Roma keramiklerinin varlığı bu ilişkiyi güçlendirmektedir. Khartion dışında yine Prokopius tarafından zikredilen Horonon, Barchon, Sislisson, Bourgousnoes gibi başka kaleler de bulunmaktadır. Bu kalelerin günümüz lokalizasyonları kesin olarak bilinmese de bunları Soğanlı ve Kaçkar Dağlarının yüksek kesimlerine yerleştirmek yanlış olmaz. Bununla ilişkili olarak ve ekipler tarafından Bayburt’un kuzey sınırına yakın Yoncalı, Yazyurdu, Pamuktaş ve Akşar köylerinin yüksek zirvelerinde tespit edilen kale yapılarının tıpkı Gümüşhane-Bayburt sınırında yer alan Ağcahisar Kalesi örneğinde olduğu gibi Prokopius’un bahsettiği kaleler olabileceği göz ardı edilmemelidir. Zira Prokopius’un eserinde verdiği göreceli lokalizasyon ve bölgede farklı dönemlere tarihlendirilebilecek mimari öğeler ile yüzey bulguları bu düşünceyi değerli kılmaktadır. Ancak bu konuda daha kesin ifadeler kullanabilecek göstergeler mevcut değildir. Dolayısıyla Prokopius’un bahsettiği müstahkemlerin bölgede tespit edilen kalelerle ilişkilendirilmesine ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.
Trabzon Limanı’na ulaşan ikinci yazlık rotanın tarihsel değeriyle ilgili bir diğer iddia bu yolun Ksenophon ve askerlerinin Trabzon’a ulaşmak için kullandığı bir başka tahmini güzergâh olmasıdır. Ksenophon ve askerlerinin Anadolu’da geçtiği güzergâhlar üzerinde çalışmalar yapan Paradeisopoulos, Hellenli askerlerin Trabzon’a ulaşmak için bu yolu kullanmış olabileceğini ifade ederken aynı zamanda Hellenlerin denizi gördükleri Thekes Tepesi’ni de yine bu yol üzerinde bulunan Deve Boynu sırtlarına yerleştirmektedir. Yazarın ifade ettiği alanı bizatihi gözlemleme şansına sahip olduğum için onunda belirttiği gibi Deve Boynu tepesinden denizin rahatlıkla görülebildiğini müşahede ettim. Dolayısıyla Ksenophon ve askerlerinin Gyimnias’dan Trapezus’a ulaşabilecekleri en uygun rotalardan birinin de bu güzergâh olduğu, Thekes Tepesi için de makul noktanın Deve Boynu Tepesi olabileceği göz ardı edilmemelidir. Zira burada Hellenli askerlerin topladıkları taşları üst üste yığarak tanrılarına şükranlarını sunmak için hazırladıkları kutsal alan için çok miktarda taş ve kaya da bulunmaktadır
Trabzon Limanı’ndan iç kesimleri ulaşan üçüncü yazlık rota ise diğer iki yazlık rotadan farklı olarak Maçka’dan değil Değirmendere’nin şehre yakın bir yeri olan Esiroğlu’ndan çıkmaktadır. Esiroğlu’ndan itibaren yol Galyan akarsuyunu takip ederek sırasıyla Kodila ve Karakaban Dağı sırtı boyunca Taşköprü Hana ulaşır ve böylelikle Bayburt ara rotasına katılır. Daha sonra Kelkit ve Sadak  istikametinde gitmek isteyenler Deve Boynu Dağı’nın güneyindeki kavşaktan Bayburt ara rotasına ayrılarak Kermut, ardından da Tekke üzerinden yoluna devam eder. Ancak Bayburt ya da Aydıntepe’ye gitmek isteyenler ise Deve Boynu ve Kostan Dağları’nın kesiştiği noktadan itibaren ya Kostan Dağları sırtı boyunca kuzeyden devam eder ya da güneye inerek Karakavan Dağı sırtlarından itibaren Hardak’a ve oradan da Bayburt’ta ulaşır.
 Araklı (Hyssos) Limanı’na Ulaşan Tarihi Yol Güzergâhları
 Trabzon Limanı’ndan yaklaşık 30 km daha doğuda günümüz Karadere’nin Karadeniz’e döküldüğü yerde bulunan Araklı Limanı Trabzon Limanı gibi tarihsel süreçte gerek askerî gerekse ticari olarak kullanılan önemli yol güzergâhlarının çıkış kapısı olmuştur. Milattan Sonra 131-137 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nun Kappadokia Eyaleti valiliğini yapan Arrianus, Periplus Ponti Euxini adlı eserinde Araklı Limanı’nda Roma’ya ait yardımcı bir birlik ve bir kalenin olduğunu belirtmiştir. Söz konusu bu yardımcı birliğin Arrianus’dan yaklaşık üç asır sonra kaleme alındığı tahmin edilen Notitia dignitatum’da (Milattan Sonra 406-408) yer alması, dahası 6. yüzyıl tarihçilerinden Prokopius’un da bu yardımcı birlikten söz etmesi, birliğin ve limanın burada çok uzun bir süre önemini koruduğunu gösterir. Yazılı kaynaklarda Roma İmparatorluk döneminde aktif olarak kullanıldığı anlaşılan Araklı Limanı’nın hemen hinterlandından başlayan iki önemli yol bulunmaktadır. Bu yolların ilki Karadere’den itibaren Çatak-Yağmurdere-Yayladere-Priahmet-Kelkit yolu ile Sadak’a ulaşmaktadır. Bu yol Roma İmparatorluğu’nun garnizon kenti Satala’nın Trabzon Limanı’ndan sonra denize açılan ikinci kapısı durumundaydı. Yolun Satala’dan Trabzon’a ulaşan diğer yollara göre çok daha kısa olması ve limanın hemen üstünde Roma’ya ait bir yardımcı birliğin bulunması, bu rotanın Roma Dönemi’nde önemli bir askerî güzergâh olduğunu göstermektedir. Yalnızca bu yolun başında bulunan limanın çevresinde farklı dönemlere ait beş kale yapısının tespit edilmesi, limanın ve limandan iç kesimlere ulaşan tarihi yolun önemini göstermektedir. Araklı Limanı’ndan giden ikinci yol ise, Araklı Limanı-Çavuşlu-Kava Düzlüğü-Ağaçbaşı- Madur Dağı-Aşot Geçidi-Limonsuyu üzerinden Aydıntepe-Bayburt yoluna katılır. Bu yolun en önemli özelliği ise Trabzon’dan Bayburt’a ulaşan en kısa ve en rahat yazlık rota olmasıdır. 


Ayrıca mezkûr güzergâh Ksenophon ve beraberindekilerin Trabzon’a gitmek için kullandığı düşünülen rotalardan da bir diğeridir. Bu rota üzerinde bulunan Madur Dağı da Hellenli askerlerin Karadeniz’i gördükleri olası yerlerden biri kabul edilmektedir. Zira bu dağ üzerinden deniz açık bir şekilde görülmekte ve burada yaklaşık 10.000 askerin rahatlıkla hareket edebileceği uygun bir alan da bulunmaktadır. Araklı Limanı’na ulaşan ikinci yol güzergâhı üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında özellikle Madur Dağı’nın biraz yukarısında bulunan Ağaçbaşı mevkiinde takip edilen güzergâh üzerinde eski taş döşeli yola ait izler görülebilmektedir. Ayrıca yine bu güzergâh güney kısımlarında modern şose yolun altında belli aralıklarla eski taş döşe yol kalıntıları da takip edilebilmektedir.
 19. yüzyıl seyyahlarından Fransız Henri Victor Fontanier, eserinde bu yoldan söz etmekte ve bölge halkının Bayburt’a gitmek için bu kervan yolunu aktif olarak kullandığını belirtmektedir. Bölgede yapılan arazi çalışmalarında mezkûr güzergâh üzerinde eski taş döşeli yol izleri gözlemlenmiştir. Ayrıca yine bu yolun güney kısmında Aydıntepe-İspir yolu üzerinde Koyaklar Tepe olarak adlandırılan bir tepe üzerinde önemli bir kale tespit edilmiş olup bu kalenin yaklaşık 200 metre güneyinde büyük ölçüde toprağa gömülü bir de mil taşı bulunmuştur. Bu kale ve çevresinden elde edilen farklı dönemlere ait keramik parçalarından bazılarının da Roma dönemine ait olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen bu yapıların tarih olarak ne kadar geriye gittiği bilinmemektedir. Eldeki yazılı bilgiler ve tespit edilen yapılar bu yolun kullanımının yazılı kaynaklarda belirtilenlerden çok daha eski olduğunu göstermektedir.
Roma Garnizon Yolu (Araklı-Satala)
Vespasianus (Milattan Sonra 69-79), Doğu Anadolu'da mevcut vasal krallıkları ele geçirerek sınırın Roma ordusu tarafından korunmasını sağlamış, sınırını koruyan birliklerine kolay destek sağlamak için de Trabzon bölgesini çevreleyen dağlardan askeri yollar inşa ettirmeye başlamıştı. Roma’nın doğu hududunu koruyan Roma lejyonlarından birinin Milattan Sonra 117 yılında yerleştiği ve daha sonra önemli bir garnizon-şehir olacak olan Satala’nın (Kelkit, Sadak köyü) limanı olan Trabzon, gelişmesine devam etmiş ve İmparator Traijanus (Milattan Sonra 89-117) zamanında darphane binası dahi inşa edilmişti. Roma’nın Trabzon’un doğusunu güvenlik altına almak, ayrıca Satala ve Samsat’a kadar ulaşan askeri yolun ve bölgenin kontrolünü sağlamak için Sürmene (Araklı)/Sususrmania,  Hysso Porto liman ve kalesini (Milattan Sonra 117) inşa ederek Satala, Araklı arasında askeri amaçlı bir yol inşa etmiş, ya da var olan yolu askeri amaçlı kullanılabilecek şekilde düzenlemiştir. Bu Roma askeri ve ticaret yol güzergâhı Araklı (Sürmene) Susurmania ve Canayer kalelerinden başlayıp Karadere Vadisi içinden, Çatak, Yağmurdere (Keşişköy), Kostandağı, Yayladere (Veyserni), Arzular (Sobran), Tekke’den, Kelkit ve Roma Garnizon kenti Satala’ya ulaşmaktadır. Bu güzergâh günümüzde de Araklı-Gümüşhane araç yolu olarak kullanılmaktadır. 
Bu güzergâhta oluşturulacak bir Kültür Rotası; Roma kalesi Araklı (Hyssu Porto, Susurmania) ve 5 kilo metre çevresinde bulunan Canayer, Kalecik, Halanik ve Zavzaga kaleleri, tarihi Araklı (Turnalı) camisi, Gümüşhane Kabaköy Ayasofya Camii (Kiliseden çevirme), Karadere taş köprüleri ve hanları, Harşit Tohumoğlu Selçuklu Köprüsü ile birlikte havzada bulunan başta Yağmurdere olmak üzere kendine has mimarisi olan kırsal yerleşimleri, Çatak Asmasu şelalesi gibi doğal güzellikleri görme şansı elde edecektir. 
Sürmene (Araklı)-Bayburt Kervan Yolu
Bu tarihi yol ve Antik Çağ’da Hyssus Limanı (Hyssi Porto) olarak adlandırılan doğal liman, günümüzde Karadere’nin taşıdığı alüvyonlarla dolarak kıyıdan 1 km içeride Araklı çarşı ya da tarihi Sürmene (Araklı) Limanı ve kalesi (Susurmania) adıyla bilinmektedir. Bu liman ve ardındaki kalenin bir vadi ve kuş uçumu 2 kilo metre batısında bulunan Canayer (Buzluca) köyü ve sırtı üzerinde, denizi gören bir mevkide, daha büyük bir kale yer almakta olup, yukarıdan Araklı Burnu’nun batısındaki Kalecik Kalesi ve küçük koy gemi çekeğine bakmaktadır. Roma İmparatoru Hadrianus’un görevlendirdiği Vali Arrianus (Milattan Sonra 130), burada konuşlanmış olan askerlere talim yaptırdığını belirtmiştir. Söz konusu askeri birlik, cohors, büyük bir ihtimalle Notitia Dignitatum’da bahsedilen, Romalıların Hyssi Limanı’nda konuşlandırmış olduğu birliktir. Dede Korkut hikâyelerinde Bayburt’ta oturan Oğuz Beyi’nin oğlu, Bamsı Beyrek’in Trabzon Tekfuru’nun kızını almak için geçmek zorunda olduğu Bataklık olarak yer alan ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde (1630) Ağaçbaşı Dağı’ndan geçen ve tek bir geçidi olduğu aktarılan yol olarak belirtilen Sürmene-Bayburt Kervan Yolu, Trabzon kıyı ve limanlarından Bayburt’a ulaşan en kısa (94 kilo metre), rahat ve güvenli yol güzergâhıdır. 
Güzergâh üzerinde 13 köy ve yayla, han bölgesinde sağlam olarak günümüze ulaşmış 100 yıldan eski 7 tarihi han yapısı olan Kervan Yolu, 1. Dünya Savaşı’nda Kars’a askeri malzeme taşınmasında Trabzon-Erzurum-Kars yoluna alternatif olarak kullanılması düşünülen ve 1970’e kadar katırcı yolu olarak taşımacılıkta aktif olarak kullanılan bir güzergâhtır. Kervan Yolu güzergâhı; Sürmene (Araklı)’den başlayıp, Çavuşlu (Halanik), Ambardüzü, Kava Düzü (Kahve Düzü), Ağaçbaşı Yaylası (10.000 yıllık Doğal SİT Turbalık/ Bataklık) Seslikaya, Coşk (Köşk) Yaylası, Taşlı Yaylası (Madur Dağı) Aşot geçidi, Limonsuyu, Kemer Geçidi’nden geçerek Aydıntepe (Hart)’den Bayburt’a ulaşmaktadır. Bu hattın daha uzun ikinci bir güzergâhı ise, Araklı (Sürmene) Susurmania ve Canayer kalelerinden başlayıp Karadere Vadisi içinden, Çatak, Salmankas, Toroslu, Aydıntepe üzerinden Bayburt’a ulaşmaktadır. 
Sürmene (Araklı)-Bayburt Kervan Yolu güzergâhı, her noktasından denizi gören bir sırt üzerinde olması, tarihi kalelerden geçmesi, yol çevresinde 100’e yakın tarihi konak, 10 tarihi cami, 3 kilise, tarihi Gültepe, Karacakaya (Kentsel SİT), Aksu ve Dirlik yerleşimleri olan ve karışık ormanlar, yaylalar ve tarihi hanlar, efsanelere konu olmuş Madur Dağı ve 1. Dünya Savaşı siper ve şehitlikleri (Başta 156 şehit anısına yapılmış olan Harmantepe Şehitliği), tescilli taş yolları, 2019 yılında Doğal SİT ilan edilmiş olan Ağaçbaşı Turbalığı, geçitler, Aydıntepe (Hart) yer altı şehri, Bayburt kenti ve kalesi ile önemli bir “Kültür Rotası ve Doğa Güzergâhı”dır.
 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy