Trabzon’un Araklı ilçesi, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Doğu Karadeniz’deki Rus işgaline karşı gerçekleştirilen savunmanın önemli mevkilerinden biridir. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’deki Rus limanlarını bombardıman ederek savaşa girmesi üzerine, Çarlık Rusya’sı da Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmiştir. Ruslar, Doğu Karadeniz Bölgesi’ne yönelik olarak şiddetli bir taarruza girişmiştir. Sahil kesimini iç kesimlere bağlayan stratejik bir yol üzerinde bulunan Araklı, Rus işgalcilerinin ciddi hedeflerinden biri olmuştur. Artvin, Rize, Of civarlarından Trabzon’a yaklaşan Rus kuvvetlerine karşı Trabzon sınırları içinde özellikle sivil milislerin de katılmasıyla karşı konulmuştur. Bu doğrultuda Türk kuvvetlerinin Ruslara karşı oluşturduğu ana savunma hatlarından biri, Araklı’nın Karadere ve Yanbolu Dere vadilerinde olmuştur. Ruslara karşı ilk önce sahil kesiminde gösterilen, fakat daha sonra Araklı’nın iç kesimlerine kaydırılan savunma, ilerleyen süreçte Ruslara karşı büyük bir taarruza dönüşecektir. Araklı civarı bir taraftan da Rus ve Ermeni zulmü ile karşı karşıya kalmıştır. İşgal nedeniyle Araklı’yı terk eden halkın çoğunluğu ise iki yıl sürecek ağır bir göç olayıyla büyük maddi manevi kayıplara uğramış ve hatta büyük bir sosyal travma yaşamıştır.
Karadeniz Sahilinde bir denizaltı gemisi bir Rus nakliyesini batırdı ve Midilli kruvazörü Humuryan’ı bombaladı. Akşamüstü bir Rus zırhlısı karşılık olarak Küçükdere’deki mevzilerimizi topa tuttu. Bifera, ve Ağnas’taki sağ kanadımızı düşman geri sürdüğünden 28. Alayın 3. ve 4. Taburları da Zimlakava’dan Pervane’ye çekildiler. Sahil müfrezemiz Karadere, Araklı hattının gerisinde yeni mevzilerini tahkime başladı. Liyahof, Horyan ve Mador’a yancılarını sürerek açılan kanadını sağlamlaştırmak istiyordu. 4 Nisan 1916 – Üç Rus torpidosu Karadere hattımızı bombardıman ederek tahkimata engel olmak istedi. 5 Nisan 1916 – Bir Rus torpidosu Karadere hattımızın sol kanadını bombaladı. 6 Nisan 1916 – Sahil müfrezemiz kısa darbelerle Liyahof Müfrezesini sıkıştırdığından Novorosisk’ten gelmekte olan plastonların süratle cepheye yetiştirilmesi, Liyahof tarafından ısrarla istenildi. Bir Rus muhribi devamlı sol kanadımızı bombaladı. Kop cephesinde de Rus faaliyeti arttı. 17. Türkistan Alayı tarafından Saptıran’a yapılan taarruz püskürtüldü. Altıntaş’taki 30 ncu Tümene, Kurt Mahmut taraflarından yapılan taarruz da püskürtüldü. Bizim gayemiz, Rus tabyalarının etrafındaki hâkim tepeleri alarak ilerlemekti. Bayburt’un doğusundaki en hâkim sırtlar Kaledere tepesi ile güneyindeki sırtlardır. Muharebe buralarda şiddetlenmişti. 7 Nisan 1916 – Ruslar bütün cepheden taarruza geçtiler. 15. ve 13 ncü Türkistan Alayları Kaledere tepesine üç defa saldırdılar. Burada 30 ncu Alay, 4 ncü Tabur ile Kaleboğazı Hudut Taburu kahramanca dayandılar ve Ruslar yüzlerce ölü bırakarak çekildiler. Kuzeyde Cilasor ve Danzut’ta sürekli muharebe oldu ve Ruslar durduruldu. Güneyde Ağviran’a baskın yapan düşman, karşı taarruzla uzaklaşırken geride 50 ölü bıraktı. Mamahatun bölgesinde 9 ncu Kolordu faaliyete geçerek 154 ncü Rus Alayını püskürttü ve Seki ve Kötür Köprüsü’nü işgal etti. Sahilde, Rusların Kagol kruvazörüyle, iki muhribi sol kanadımızı bombaladı. Bugün Of’a 1. ve 2. Plaston Tugaylarının çıkarması başladı. Pervane’de top sesleri ve Liyahof’un sıkışması üzerine Geceleyin Yudenich 2. Plaston Tugayını Humuryan’a sevk ederek sabahleyin, 8 Nisanda oraya çıkardı. 8 Nisan 1916 Bu suretle Liyahof Müfrezesi 34 tabur, üç süvari bölüğü 48 topa ulaştı. Kaledere’ye yapılan taarruzda Ruslar 180 ölü bıraktırılarak püskürtüldü. Koskur’un güneybatısına 16. Türkistan Alayının yaptığı taarruz üzerine oradaki Çoruh Müfrezesi kuvvetleri Muşangas’a çekildi. Bu suretle Kaledere tepesinin kuzeyi düşman tarafından çevrilmişti. 60. Alayın Bayburt’a gelmiş olan 2. ve 3. Taburlarıyla 1. Çoruh Alayının 2. Taburu takviye için Kaledere tepesine sevk edildi. Düşmanın bütün taarruzları kanlı bir surette püskürtüldü. Masat’ın doğusundaki ileri mevziimize taarruz eden 13. Türkistan Alayı 200 ölü bırakarak çekildi. 18. Türkistan Alayının bir taburu Ağviran’ı aldı ve oradaki 2. Çoruh Alayı müfrezesinin batısındaki tepelere çekildi. Tekrar savunmaya koyuldu. 4. Türkistan Tümeninin 14. Alayı da 15. Alayın kuzeyinde muharebeye girdi. Böylece 4. Türkistan Tümeninin dört alayı da muharebeye girmişti. Ruslar en önemli zamanlarda her alayın bir taburunu ihtiyatta bırakıp diğerlerini cepheye sürdüklerine göre, Ruslar, bugün 12 taburu Kaledere tepesini düşürmek üzere sevk etmişlerdi. Bunun karşısındaki bizim altı taburumuz, yaklaşık olarak yarı kuvvetle, düşmanın bütün taarruzlarını püskürttü. Fakat Kaledere tepesi üç taraftan kuşatılmış bir duruma düşmüştü. 9 Nisan 1916 Kaledere tepesinin batısına sokulan düşman püskürtülerek sıkışık durum biraz iyileştirildi. Zakaroğlu Hanlarına yapılan taarruz savuşturuldu. Liyahof’un solunda, Bifara’dan Karadere’ye ilerleyen Ruslar bozularak geri çekildiler. Trabzon’dan geri dönen Vehip Paşanın daveti üzerine Gümüşhane’ye giderek kendisiyle görüştüm. Trabzon’un tehlikede olduğu görülüyordu. Bayburt direndiğinden sahildeki birlikleri görmek üzere Trabzon’a gittim. 10 Nisan 1916 Kaledere tepesinin batısına düşmanın yaptığı taarruzlar durduruldu. Sahilde Karadere Vadisi hattında 3. Alay cephesinde plastonların taarruzî keşifleri geri püskürtüldü. 11 Nisan 1916 Ruslar yine Kaledere tepesine hücumlarını tekrarladılar ve bilhassa güneyindeki Ziyarettepesi ile batısındaki tepeye pek şiddetli taarruzlarda bulundular. Girdikleri bazı siperlerden yapılan karşı taarruzla geri çekildiler ve yüzlerce ölü bıraktılar. 60. Alayın 1. ve 3. Taburları çok yararlılık gösterdiler. Sahil Müfrezemizin karargâhı olan Büyük Hara köyüne gelerek Karadere cephesini teftişe başladım. 12 Nisan 1916 4. Türkistan Tümeni Kaledere tepesine son hücumunu yaptı ve yine kanlı bir surette geri çekilmek zorunda kaldı. Bilhassa Ziyarettepesi’nde 60. Alayın 4. Taburuna 13. Türkistan Alayının yaptığı taarruz tamamıyla kırılmış, üç bölük imha edilmiş ve bir hayli esir alınmıştır. Şimdiye kadar alınan esirlerin toplamı 100 ü aşkındır. Böylece karşıdaki düşman kıtalarının miktar ve numaraları tam olarak anlaşılmış bulunuyordu.
Çanakkale’den gelmiş olan bu taburlar, orada edindikleri tecrübe sayesinde son zamana kadar sinirlerine hâkim olup düşmanı 200 metreye kadar yanaştırdıktan sonra şiddetli piyade ve makineli ateşi ile düşman saflarını yerlere seriyorlardı. Kalanları da bomba ve süngü hücumlarıyla geri püskürterek perişan ve esir ediyorlardı. Bugün Karadere cephesinde, mevziinin kilit noktası olan Aho tepesine bizzat çıkarak, bu noktanın tahkimini ve şiddetle savunulmasını emrettim. Teşkilat alayları sahil tarafında bulunuyordu. 8. Alayın 3. Taburu merkezi takviye ediyor, 28. Alay da kısmen ihtiyatta ve kısmen de sağ kanatta bulunuyordu. 13 Nisan 1916 İki haftadan beri devam eden Kaledere Muharebesi artık bugün sonuçlanmıştı. Düşmanın beş alayına karşı, dört Türk alayı mevzilerini savunmuş ve Ruslara binlerce ölü verdirerek bütün hücumları püskürtmüştü. Çanakkale’nin tecrübeli birlikleri, yerli askerlere de örnek olmuşlardı. Her ikisi birbirleriyle fedakârlık ve kahramanlıkta yarışa çıkmışlardı. Burada yenilen düşman Trabzon ve Kop cephelerinden taarruzlarına devam ederek Çoruh cephesinin yanlarını tehdit ederek, Bayburt’u işgal için ayaklanmıştı. Karadere’yi geçen keşif kollarımız, düşmana baskın yaparak plastonların cepheye girdiklerini tespit ettiler. Ruslar, bütün cepheyi topçu ateşi altına alarak keşif faaliyetimize karşılık verdiler. İki düşman tayyaresi Trabzon’a etkisiz birkaç bomba attı. Karadere cephemizin sol kanadını bombaladı. ,
22 Haziran 1916 Sabaha karşı 60 kilometrelik cephede, İpsil - Piştoflu - Kazıklıhan arasında düşman mevzileri üzerine gece baskını ile taarruz başladı. 29. Alayın 1. ve 4. Taburları ve Milo Taburu Soğanlı dağlarının kuzeyinden 2122 rakımlı tepedeki siperlere; 13. Tümenin 4. Alayı Limonsuyu Hanlarının kuzeyindeki Yurttepe’ye; 9. Tümene mensup 26. Alay, Madur dağının güneydoğusundaki Yarımca ve Arpalı tepelerine başarılı baskınlar yaptılar. Kısa zamanda düşman siperlerini ele geçirerek 1000’den fazla esir aldılar. 33. Tümen Bahçecik - Salarot’a saldırdıysa da iki plaston taburu artçılarıyla kendilerini koruyarak Boğalı’dan Madur dağına çıkmayı başardılar. Ziyaret Dağı Müfrezesi, 34. Tümen, Kolaşa, Santa - Piştoflu güney sırtlarını ele geçirdi. Fakat Piştoflu kilisesinde savunma yapan plastonlar, söktürülemediler. Koloşa ve Santa’nın kuzeyinden plastonların yaptıkları karşı taarruzlar geri püskürtüldü. 4. Alay, Sultan Murat yaylasına kadar ilerledi. Orada Rusların yaptıkları kuvvetli tahkimat karşısında 50-100 metre mesafede durmaya ve siper kazmaya mecbur oldu. 9. ve 33. Tümenler Palut - Madur dağlarına karşı muharebeye devam ettiler. Burada mahallî ahaliden Hacı Mecit’in oluşturduğu 40 kişilik bir gönüllü müfrezesi, halktan çevik kişilerle silah ve cephane ile takviye edilerek Palut dağına, Karadere’nin sarp yamaçlarından, yalnız yerli halkın bildiği patikalardan, geceleyin gönderildi. Plastonların hiç beklemedikleri noktadan arkalarına düşen bu müfreze, düşmanı şaşkınlığa uğrattığı sırada cepheden hücuma kalkan askerlerimiz mevziiye girdiler. Ruslar birçok kayıp ve esir bırakarak kuzeye çekilmeye mecbur oldular. 23 Haziran 1916 Sabah erkenden 9. Tümen Madur’u ve 33.Tümen de Palut’u işgal ettiler. Düşmanı takip ederek kuzeye doğru ilerlediler. 4. Alay, Sultan Murat sırtlarını, topçu ateşinin korumasında ele geçirdi. Mevzileri isabetle bombalayan topçumuz, düşmanı siperlerin içine gömmüştü. 1000 i aşan ölü ve bir hayli esir alınmış, dört mitralyöz ele geçirilmişti. Burada 11. ve 15. Plaston Taburları ile drujinler çok fazla hırpalanmışlardı. 29. Alayın iki taburu ile Milo taburu, düşmanı şiddetle takip ederek, Solaklı deresi boyunca Of yönünde Hatırpazar’a kadar ilerlediler. Burada bir takımımız bir dere içinde sıkıştırdığı bir drujin bölüğünü tamamıyla esir etmeyi başarmıştı. Piştoflu Manastır’ı ele geçirilerek düşman karşı taarruzları geri püskürtüldü. Bugünkü muharebe ve takiplerde dahi 500 kadar esir alındı. İki günde alınan esir sayısı 1500 e ulaşmıştı. Düşmanın kayıpları da bu sayının iki misliydi.
Komutanlar ve liderler
Osmanlı Devleti 3. ordusu
Fevzi Çakmak
Vehip Paşa
Deli Halid Paşa
Rus İmparatorluğu Rus Kafkas Ordusu
Nikolay Yudeniç
Sebastatsi Murad































