SON YİRMİ YILIN HASAR RAPORU:

Ertuğrul Özgün

15-04-2026 15:55

SON YİRMİ YILIN HASAR RAPORU:

“ÜLKÜCÜLER KİMLİKLERİNİ, SOLCULAR İDEOLOJİLERİNİ,

İSLAMCILAR İMANLARINI…”

Sosyal medyada ilgimi çeken kısa bir paylaşım üzerine, 09 Nisan 2024 tarihinde yazdığım “Plan yürüyor mu?” başlıklı köşe yazımla başlayan ve daha sonra 26 Haziran 2024 tarihinde “Sana Ben Hayaller Düşler Büyüttüm” başlığı ile yazı dizisi şeklindeki devam eden çalışmam, Şubat 2026 da Kalan Yayınlarından kitap olarak yayımlandı.

Neredeyse iki yılı bulan bu çalışmamdan ortaya çıkan “YÜZLEŞME (Sana Ben Hayaller Düşler Büyüttüm) adlı kitabımın ilham kaynağı, kendini “Yalnız Devrimci” olarak tanıtan o meçhul kişinin şu cümleleriydi.

“Son yirmi yılın hasar raporu:

Ülkücüler kimliklerini, solcular ideolojilerini, İslamcılar imanlarını kaybetti.”

Yazıyı okuduğumda önce yüzümü acı bir tebessüm kaplamış, sonra üst üste birkaç kere daha okumuştum. Her okudukça neler oldu bu yirmi yılda diye düşünmüş, devrimcilerin ideolojilerine bağlılıklarını kendilerine, İslamcıların imanlarını değerlendirmeyi de Allah’a bırakıp on beş yaşımda içinde yer aldığım ülkücü hareketin son yirmi yılını hatırlayıp değerlendirmeye karar vermiştim.

Bir devrimci gözünde “ülkücü kimlik” neydi ve bu kimliği temsil eden bizler son yirmi yılda nelerimizi kaybetmiştik.

Belki onun gözünde, Türk milliyetçilerini (ülkücüler) hiçbir hesap yapmadan, sormadan, sorgulamadan ve daha önceden planlamadan, onca olumsuz hava koşullarına rağmen, Türkiye’nin her köşesinden gelen, milyonların, Alparslan Türkeş’in cenaze merasiminde Ankara da toplanmasını sağlayan “vefa duygusuydu” ülkücü kimlik… Belki de daha başka.

Kimlik yalnızca vefa duygusuyla tanımlanamasa da tek sebep o karlı gündeki görüntüler olmasa da ülkücülerin vefa duygusunun, Türk milletinde bulduğu karşılık, %18 oyla MHP’yi ikinci parti olarak meclise taşıdı. Artık beklenti ülkücü hareketin, bundan sonraki seçimde birinci parti ve tek başına iktidara yürümesiydi.

Bu görüntü Türk milletinde karşılığını bulurken ülkücü kimlikle buluşanların birlikteliğinin ürküttüğü kesimler de olmuştu tabi. Türk Milliyetçilerinin (ülkücülerin) tek başına iktidar olma şansını yakaladığını egemen güçler de fark etmişti.

Önce MHP'nin de içinde yer aldığı hükümet yıkıldı. Yeni hükümet oluşumu arayışlarında MHP devre dışına itildi. Sonra da herkesin farklı yorumlarla açıklamaya çalıştığı 2002 genel seçimi…

Teoride Türk milliyetçilerinin siyasal oluşumu olarak kabul edilen MHP, 2002’deki genel seçimlerde meclis dışında kaldı. AKP büyük bir milletvekili çoğunluğu ile Türkiye’de tek başına iktidar oldu.

Sonraki seçimlerde, oy oranı %8 ile %16 arasında gidip gelen MHP’nin gelişme ve büyüme süreci durdu. Bu yetmezmiş gibi bir de parti ikiye, üçe… bölündü.

Hemen ardından ülkede yönetim şekli değişti.

Cumhurbaşkanlığı adıyla uygulamaya konulan yeni sistemde, mevcut yönetim tarafından MHP, birinci parti olma psikolojisinden uzaklaştırılıp iki büyük partiden biriyle ittifaka yönlendirildi.

MHP yönetiminin bu tutumunu eleştirdiğim, 09 Ağustos 2020 tarihli köşe yazımda “Muhafazakâr milliyetçiler AKP’ye, Demokratik Milliyetçiler CHP’ye…” başlığı altında mizahi bir şekilde işlediğim konu artık yüzünü göstermişti.

2024 Mahalli seçimlerinde gördük ki plan hala işliyor. AKP’ye oy vermeyi içine sindiremeyen demokrat milliyetçilerin MHP’nin aday göstermediği her seçim bölgesinde CHP adayını destekledikleri istatistiki değerlendirmelerle açık olarak görüldü.

Parti yönetiminin izlediği politikalar sonucu, bölünmeden sonra girdiği her seçimde oy oranı düşüşe geçen MHP, son mahalli seçimlerde de 1999 tarihinden bu yana en düşük oy yüzdesine geriledi.

Dantel örer gibi bu süreci yönetenler, demokrat milliyetçileri CHP ye, muhafazakâr milliyetçileri AKP’ye yamamak üzere…

Görünen o ki Türk milliyetçileri (ülkücüler) karlı 4 Nisan günü Ankara’da toplandıkları gibi bir araya gelmekten her geçen gün uzaklaşıyor.

Kitapta, bu süreci adım adım irdelerken, 57 yıllık siyasal birikimi ile Türkiye’nin en köklü partilerinden biri olan MHP’yi ve ülkücüleri, kendini “Yalnız Devrimci” olarak tanıtan o şahsın tabiri ile kendimi de “ülkücü kimlik” açısından değerlendirdim.

Bu çalışma beni gerçeklerle yüzleştirdi.

Ben yüzleştim!..

Temsil ettiğim kimlikle yüzleştim…

Ben yüzleştim!..

Kendimle, geçmişimle, inandıklarımla…

Ben yüzleştim!..

Bu yüzleşmede ideallerim değişmedi. Hala o yüce dileğe doğru yalnız kalsam da inanarak yürüyorum…

Ben yüzleştim!..

Acıların içinden geçerek umudumu büyüttüm. Ancak artık hakikatin önünde yalanla yol yürüyenlerle de hesabımı kapattım…

Bu kitapla, benim yüzleştiğim gibi henüz “kimliklerini kaybetmemiş ülkücüleri” de yüzleşmeye davet ediyorum…

 

DİĞER YAZILARI ADAMLAR PARTİ DEĞİŞTİRİYOR, KAFASINA GÖRE… 01-01-1970 03:00 YARIM ADAMSIN! 01-01-1970 03:00 SON SÖZ… “BEN YÜZLEŞTİM!” 01-01-1970 03:00 BAŞARABİLİRİZ (1) 01-01-1970 03:00 BAŞARAMADIK… ÇÜNKÜ! 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (7) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (6) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (6) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (5) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (4) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (3) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (2) 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMADIK? (1) 01-01-1970 03:00 EYLÜL BOZGUNU 01-01-1970 03:00 KAN VERMEK İÇİN SIRALARINI BEKLİYORLAR! 01-01-1970 03:00 Köy Enstitüleri Gerçeği 01-01-1970 03:00 SEVGİNİZİ HİSSETTİRİN… 01-01-1970 03:00 SORU SORAN, SORGULAYAN… 01-01-1970 03:00 Sevgi Neydi? 01-01-1970 03:00 Yeter Çocuk! 01-01-1970 03:00 YENİ OYUNUN ADRESİ TRABZON MU? 01-01-1970 03:00 NEDEN BAŞARAMIYORUZ? 01-01-1970 03:00 ARAKLI BELEDİYESİNDE BİR YOL(!) HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 SAYIN BAKANIMIZDAN BEKLİYORUZ 01-01-1970 03:00 BAZEN GERİ DÖNEBİLMELİ İNSAN 01-01-1970 03:00 YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİYOR… 01-01-1970 03:00 BEN, HEP İLKBAHARI SEVDİM 01-01-1970 03:00 BU MADDEYİ DEĞİŞTİRİN! 01-01-1970 03:00 KENDİMDEN UTANDIM! 01-01-1970 03:00 O AN, BÜTÜN DÜNYAYI KURTARMAK İSTEDİM… 01-01-1970 03:00 YAPMAYIN BE EVLADIM, YAKMAYIN YÜREKLERİ! 01-01-1970 03:00 BİR ŞEY DEĞİŞTİRİN, HER ŞEY DEĞİŞSİN… 01-01-1970 03:00 ÖNCE YAZDIM, SONRA YAZMAYA KARAR VERDİM, ŞİMDİ YAZMAYA ÇALIŞIYORUM… 01-01-1970 03:00 ÜLKÜCÜLÜK VE ÜLKÜCÜ İRADE 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİMDE ALAN DEĞİŞİKLİĞİ SENDROMU 01-01-1970 03:00 ÜÇ YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRÜRSE YA YEDİ YANLIŞ? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCU DEĞİLİZ AMA 01-01-1970 03:00 YARGILANACAKSINIZ! 01-01-1970 03:00 HAK HUKUK ADALET! 01-01-1970 03:00 “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ”Nİ BAŞKALARI YÖNLENDİREBİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? (2) 01-01-1970 03:00 BAHÇELİ ASLINDA NE YAPTI? 01-01-1970 03:00 Siz Anlayabildiniz Mi? 01-01-1970 03:00 Ülkücü İrade 01-01-1970 03:00