MAHALLELER
Giriş Tarihi : 05-04-2026 16:54   Güncelleme : 05-04-2026 18:48

Araklı’nın Bakımsızlıkla İmtihanı!

Takvimler 2026’yı göstermesine rağmen Araklı ilçe merkezi, komşu ilçelerin modern çehresinin aksine adeta bir "ihmaller coğrafyasına" dönüşmüş durumda. Trabzon Caddesi’nden mahalle aralarına kadar uzanan çukurlar, iğreti asfalt yamaları ve çamur deryasına dönen sokaklar, vatandaşın sabrını taşırdı. Şoförlerin emeği bozuk yollarda heba olurken; halk, yetkilileri bu "yamalı bohça" görüntüsüne son vermeye ve ilçeye hak ettiği estetik ve hizmeti sunmaya davet ediyor. Araklı artık vaat değil, kalıcı bir imar seferberliği bekliyor.

Araklı’nın Bakımsızlıkla İmtihanı!

Trabzon’un kadim ilçesi Araklı, bugünlerde hizmetin uğramadığı, estetiğin unuttuğu ve umudun çukurlara gömüldüğü bir "ihmaller coğrafyası" görünümünde. Komşu ilçeler modern şehircilikle tanışırken, Araklı merkezinde yükselen feryat; taşın toprağın değil, sahipsizliğin gürültüsüdür.

Komşu İlçelerde Bahar, Araklı’da "Yamalı Bohça" Mevsimi

Arsin’den, Yomra’dan veya Sürmene’den geçerek Araklı’ya giren her yolcu, medeniyetin kesintiye uğradığı o keskin sınırı iliklerine kadar hissediyor. Komşuda pürüzsüz asfaltlar birer gerdanlık gibi şehri sararken, Araklı’nın ana damarı olan Trabzon Caddesi, bakımsızlığın ve estetikten yoksun anlayışın kurbanı olmuş durumda. Liman kavşağında "hizmet" diye sunulan beş santimlik iğreti asfalt, ilçe halkının vakarıyla adeta alay eden bir "göz boyama" sanatı olarak tarihe geçiyor.

Çamur İçinde Bir Şehir: Parke Taşlarından Sızan Çaresizlik

Sokak aralarında parke taşının dahi esirgendiği bölgelerde, vatandaş evine ulaşmak için çamurla, tozla ve çukurla amansız bir mücadele veriyor. Muhtarlıktan belediyeye kadar uzanan silsiledeki sessizlik, Yolgören Mahallesi’nden yükselen "yeter" nidasıyla boğuluyor. Adliye önündeki o "yamalı bohça" manzuresi, adaletin kapısında estetiğin ve kalitenin nasıl can çekiştiğinin en somut delili olarak duruyor.

Şoförlerin Bitmeyen Çilesi: Çukurlara Gömülen Emekler

Bir şehrin gelişmişliği yollarından belli olur. Ancak Araklı’da yollar; öğrenci servisi çeken esnafın emeğini yutan, araçların ön takımını her ay sanayiye mahkûm eden birer engel parkuruna dönüştü. "Bir haftada yerinden oynayan parke taşları", mühendislikten ve denetimden ne kadar uzak kalındığının acı bir vesikasıdır.

2026’da Bir Ortaçağ Manzarası

Takvimler 2026’yı gösterirken, Araklı’nın çarşı merkezinin köy yollarından daha feci bir durumda olması sadece bir yerel yönetim zaafiyeti değil, aynı zamanda bir vizyon iflasıdır. Bir günlük gayretle kapatılabilecek çukurların, aylarca halkın sabrını sınayan birer "hendek" olarak kalması, icraatın yerini "müsamahaya" bıraktığının kanıtıdır.

Sonuç Olarak; Araklı artık "cek-cak" cümlelerinden, kağıt üzerinde kalan projelerden ve geçici pansumanlardan yorulmuştur. Halkın beklentisi sadece asfalt değil; ciddiyet, estetik ve hak ettiği değerin yollara yansımasıdır. Zira bu yolun bozukluğu, ilçenin kaderi değil, tercihlerinin acı bir meyvesidir.

 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy