TURİZM
Giriş Tarihi : 11-02-2026 16:03   Güncelleme : 11-02-2026 16:30

Gaz Lambasıyla Aydınlanan Geceler

 Trabzon Araklı Karadere Vadisi’nden Bir Hatıra

Gaz Lambasıyla Aydınlanan Geceler



Sevgili takipçilerimiz,
Bugün sizi Trabzon’un Araklı ilçesine, Karadere Vadisi’ne götürüyoruz. Elektriğin henüz ulaşmadığı, gecelerin karanlıkla başladığı yıllara…
Gözlerinizi kapatın…
Ahşap bir evdesiniz. Dışarıda rüzgâr uğulduyor. Uzun bir kış gecesi. Ve evin ortasında, sofranın tam üzerinde titrek bir ışık yanıyor… Gaz lambası.
Trabzon Araklı Karadere Vadisi’nde elektrik gelmeden önce hayat, gaz lambasının etrafında şekillenirdi. Gün batınca karanlık hızla çöker, evlerin içini aydınlatan tek şey gaz yağıyla yanan o küçük alev olurdu.
Gaz lambası aslında basit bir düzenekten ibaretti: Altında gaz haznesi, içinde bez fitil, üzerinde ince ve narin bir cam şişe… Gaz doldurulur, fitil biraz yukarı çekilir ve kibritle ateşlenirdi. Ama iş bununla bitmezdi. Cam şişe dikkatle yerleştirilir, fitil özenle ayarlanırdı. Çünkü fazla açılırsa is yapar, az açılırsa ışık vermezdi.
Bu lambaların da çeşitleri vardı. Beş numara, yedi numara, on dört numara… Hatta bir de “lüks” vardı. Basınçlı gaz lambası. Vadide adına lüks denirdi çünkü gerçekten lükstü. Daha parlak, daha güçlü, daha beyaz bir ışık verirdi. Ama her evde bulunmazdı.
Gaz lambası sadece bir aydınlatma aracı değildi. O, gecenin merkeziydi. Sofra onun etrafında kurulur, çocuklar ödevlerini onun ışığında yapardı. Büyükler el işi işler, yaşlılar hikâyeler anlatırdı. Duvarlara düşen gölgelerle çocuklar oyunlar kurar, parmak hareketleriyle gölge oyunları oynardı.
Bir düşünün…
Titrek bir ışık…
Duvara yansıyan büyüyen eller…
Ve kahkahalar…
Ama gaz lambası dikkat isterdi. Camı inceydi, kırılgandı. Söndürülürken dar ağzından üflenirdi. Ardından eve keskin bir çiğ gaz kokusu yayılırdı. Bazen bu yüzden lambayı dışarıda söndürmek tercih edilirdi. Dikkatsizlik ise küçük yangınlara sebep olabilirdi.
Akşam olmadan önce lambaların bakımı yapılırdı. Camı temizlenir, haznesi doldurulur, fitili ayarlanırdı. Çoğu zaman bu görev evin çocuklarına verilirdi. Çünkü gaz lambası, evin en kıymetli eşyalarından biriydi.

Bugün belki de birçok genç gaz lambasını sadece eski fotoğraflarda görüyor. Onlar için bir antika. Ama Trabzon Araklı Karadere Vadisi’nde bir kuşak var ki; hayallerini, eğitimini, umutlarını o ışığın altında büyüttü.
Gözlerinden uyku akarken ders çalışan çocuklar…
Soğuk gecelerde lambanın etrafında toplanan aileler…
Ve titrek bir ışığın aydınlattığı yarınlar…
Elektrik geldi, geceler değişti. Ama gaz lambasının etrafında kurulan o sıcaklık, o birliktelik, o sade hayat… İşte onlar hafızalarda kaldı.
Karadere Vadisi’nin geceleri bir zamanlar gaz lambasıyla başlardı.
Ve o küçük alev, yalnızca karanlığı değil; bir kuşağın geleceğini de aydınlatırdı.
Bir sonraki programda başka bir yerel hafızada buluşmak üzere…


 

Seyfullah AksoySeyfullah Aksoy