Trabzon’un Tonya ilçesinde, haritanın kenarında kalmış gibi duran ama kalbe çok yakın bir yer var: Canikdere Şelalesi. Trabzon merkeze yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki bu saklı cennet, doğaya saygılı bir anlayışla yapılan yürüyüş yolu sayesinde son yıllarda adını fısıltıyla değil, hayranlıkla duyuruyor.
Canikdere’ye giden yol, alıştığımız turistik düzenlemelerden değil. Ne kesilen ağaçlar var, ne beton, ne de doğanın ritmini bozan iş makineleri… Ahşap yürüyüş yolu, sanki ormanla önceden anlaşmış gibi; yere değmeden, ağaçlara dokunmadan, Fol Deresi’nin kıyısında kıvrıla kıvrıla ilerliyor. Türkiye’de ender görülen bu yaklaşım, burayı sadece bir gezi noktası değil, iyi bir doğa örneği hâline getiriyor.
2019 yılında açılan ve yaklaşık 1800 metre uzunluğundaki parkur boyunca suyun sesi yol arkadaşı oluyor insana. Arada bir yapılan küçük balkonlarda durup derin bir nefes alıyorsunuz; çayın buharı, dere kokusuna karışıyor. Eskiden ulaşması saatler süren şelale, bugün bu yol sayesinde sadece birkaç dakikalık bir yürüyüşle karşılıyor sizi. Ama acele etmeyin; Canikdere hızlanmayı değil, yavaşlamayı seviyor.
Yürürken manzara her adımda değişiyor. Yeşilin tonu, ışığın açısı, suyun sesi… Fotoğraf çekmeden geçmek neredeyse imkânsız. Biz de sohbet ederek, durup durup kadraj arayarak ilerlemiştik. Şelaleyi uzaktan ilk gördüğümüz an, yürüyüşün bütün yorgunluğu bir anda silinmişti.
Canikdere Şelalesi, Fol Deresi’nin üzerinde tüm gücüyle dökülüyor. Yağmurdan sonra biraz bulanık aksada, heybetinden ve zarafetinden hiçbir şey kaybetmiyor. Suyun serinliği yaklaşınca hissediliyor; yüzmek yasak olsa bile, kenarında durup o akışı izlemek insana yetiyor.
Burası sindirilerek gezilmeli. Yol zorlamıyor, uzun saatler yürütmüyor. Durmak, bakmak, dinlemek için yaratılmış sanki. Tonya merkeze yakınlığı sayesinde ister kendi aracınızla ister toplu taşımayla rahatça ulaşabilirsiniz. Bölgeyi kapsayan turlar da, yola çıkmışken çevredeki güzellikleri görme fırsatı sunuyor.
Günler normale döndüğünde, doğaya yeniden kavuştuğumuzda, Canikdere Şelalesi mutlaka listenizde olsun. Gittiğinizde, bazı yerlerin neden yüksek sesle değil de sessizce sevildiğini anlayacaksınız.
Canikdere Şelalesi Tonya
Tonya’da Suyun ve Yeşilin Sessiz Anlaşması
Seyfullah Aksoy





























