Son zamanlarda Araklı Haber’de Trabzonluların kullandıkları yaylalarla âlâkalı haber ve videolar yayımlanıyor. Bu yaylaların Gümüşhane’ye bağlı olduğu belirtilmesine rağmen, bazı yorumcuların kırıcı, hatta düşmanca yorumları dikkat çekici. Bilgiler bu köylerde yaşayanların internet sitelerinden alınmasına rağmen, sadece Trabzon’un internet sitesiyiz diye bizim algı yaptığımız şeklinde...
Yaylalarımızı size mi verelim?, siz Gümüşhane topraklarını gasp etme peşinde misiniz?, Öyleyse Araklı’yı Gümüşhane’ye bağlayalım, bahsettiğiniz köyler Gümüşhane’nindir size ne?, Aptal Trabzon sayfaları, sanki bu köyler Trabzon’a bağlansın diye algı yapıyor, ne diyorsunuz ulan bu yaylaları Trabzon’a mı bağlayalım gibi tuhaf yorumlar yapılmış.
Doğrusunu isterseniz bu şekilde tepki alacağımızı hiç düşünememiştik. Çünkü bizde Gümüşhaneliler gibi aynı kültürden geliyoruz, doğduğumuz toprakları terk edip, büyük şehirlere taşınmışız. Aramızda fark yok zannediyorduk. Uzun yıllardır Rizelilerle futbol kulüpleri için yaşadığımız çekişmeyi, şimdi yaylalar için Gümüşhanelilerle mi yaşıyoruz? Şeklinde düşünmemek elde değil. Öyle yorumlar yapılmış ki, tüfeği alıp dağ başında nöbet tutacaklar, Trabzonluyu yaylalara sokmayacaklar hissi veriyor! Tarihi kayıtlarda yaylalar için, senindir, benimdir kavgalarının yaşanmışlığı var. Fakat yabancı bir ülke toprağıymış gibi düşmanca tavırlar kesinlikle yok. Unutmayalım ki, zirvede yer alan yaylalardan doğan dereler kuzeye, Trabzon ve ilçelerine, güneye akanlar ise Çoruh nehri ile Gürcistan’a akarlar.
Nehir ve vadilerle bölünmüş Karadeniz, sahillerinden başlayarak yaylalarına kadar uzanan bir coğrafyada sosyal ve ekonomik bir bütünlük arz eder. Konar-göçer Türk yaşam biçiminin en önemli unsurlarından olan yaylalar, bu yaşam biçiminin kısmen hayat bulduğu mekânları olarak görülmüş ve o oranda tarihin ilgi alanına girmiştir. Birkaç
asır boyunca klasik Osmanlı düzeninin bir parçası olan yaylalar, on dokuzuncu
yüzyılda çeşitli değişim ve dönüşümler geçirmiştir. Karadenizin uluslararası
ticarete açılması, sahillerde yaşanan kentleşme, iç ve dış göçler, ağa nüfuzu
gibi Osmanlı Devleti’nin maruz kaldığı sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmeler
bulanık bir mülkiyet alanı haline gelen yaylalar üzerine yaşanan tartışmaları
alevlendirmiştir. Doğu Karadeniz’in yaylaları özellikle de Gümüşhane ve
Trabzon arasında anlaşmazlık konusu olmuştur.
Bu ifade, yıllardır iki kardeş şehir arasında söylenip durur. Evet, bugün Gümüşhane’nin kuzey sınırlarında kalan birçok yayla, tarih boyunca Trabzonlular tarafından kullanıla gelmiştir.
Son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle Doğu Karadeniz’in doğa harikası yaylaları daha fazla görünüroldu. Ancak bu görünürlük, aynı kültürü paylaşan Gümüşhaneliler ile Trabzonlular arasında sosyal medya üzerinden “yayla kimin?” tartışmalarını artırdı.
Gümüşhane’nin kuzeyindeki yaylalar, çok uzun yıllardır Trabzonluların yaz aylarını geçirdiği, hayvancılık yaptığı, anılar biriktirdiği yerlerdir. Yıllar önce hangi yaylanın hangi aileler tarafından kullanılacağı belirlenmiştir. O yaylalarda büyüyen çocuklar, dedelerinin yayla anılarıyla büyüdü.
Unutulmamalı ki, 20. yüzyıl başlarında çizilen idari sınırlar, bu iki kardeş şehri birbirinden ayıramaz.
Bu güzel coğrafya hepimizin. Lütfen yaylaları sahiplenme tartışmalarında birbirimizi kırmayalım. Enerjimizi bu kültür mirasını yaşatmaya ve yaylaları korumaya harcayalım.






























