Araklı ilçesinin eski adı, "Araka"dır. Bu isim, Yunanca "arakos" kelimesinden ve "kırlangıç" anlamına gelmektedir. İlçe, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkmaktadır. Araka adı, ilk olarak Milattan Önce 6.yüzyılda Herodotus tarafından kullanılmıştır. Herodotus, Trabzon'un doğusunda yer alan bir yerleşim yeri olarak Araka'dan bahsetmektedir. Araka adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Araklı" olarak değiştirilmiştir. Araklı adı, ilçenin kırlangıçların yuva yaptığı bir yer olduğuna inanıldığından dolayı verilmiştir.
Sürmene ilçesinin eski adı, "Humurgan"dır. Bu isim, Lazcada "güzellik" anlamına gelmektedir. Humurgan adı, ilk olarak 15. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Sürmene ilçesinin "Humurgan nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Humurgan adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Sürmene" olarak değiştirilmiştir. Sürmene adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir.
Humurgan: günümüzde Sürmene olarak bilinen yerleşim yerinin eski adıdır. Aynı zamanda Rumca kökenli olduğu belirtilir ve 1583 tarihli bir tapu defterinde Sürmene'nin bir mahallesi olarak geçmektedir."humurgan" kelimeleri farklı bağlamlarda geçmektedir. "Humurgan" kelimesi, Ermeni kaynaklarında bir iskeleye veya köyün ormanlarına atıfta bulunurken, diğer bir kaynakta ise 'kurgan' kavramından bahsedilmektedir. "Kurgan" ise, toprak zemine açılan çukurlara yapılan mezar yapılarıdır. Bu iki terimin doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır, ancak farklı metinlerde karşımıza çıkmaktadır.
Arsin ilçesinin eski adı, "Arsen" veya "Arseni" idi. Bu isim, Yunanca "arsēnos" kelimesinden gelmektedir ve "temiz" veya "arınmış" anlamına gelmektedir. İlçe, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkmaktadır.
Beşikdüzü ilçesinin eski adı, "Şarlı"dır. Bu isim, Lazcada "sazlı, gürgenlik" anlamına gelmektedir. İlçe, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkmaktadır. Şarlı adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Beşikdüzü ilçesinin "Şarlı nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Şarlı adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Beşikdüzü" olarak değiştirilmiştir. Beşikdüzü adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir.
Akçaabat ilçesinin eski adı, "Platana"dır. Bu isim, Yunanca "çınar ağacı" anlamına gelmektedir. İlçe, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkmaktadır. Platana adı, ilk olarak Milattan Önce 1. yüzyılda Strabon tarafından kullanılmıştır. Strabon, Trabzon'un doğusunda yer alan bir yerleşim yeri olarak Platana'dan bahsetmektedir. Platana adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Akçaabat" olarak değiştirilmiştir. Akçaabat adı, ilçenin beyaz kumlu sahillerine atıfta bulunarak verilmiştir. Trabzon Akçaabat ilçesinin eski adı olan Platana, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtmaktadır.
Çaykara ilçesinin eski adı, "Kadahor"dur. Bu isim, Lazcada "aşağı köy" anlamına gelmektedir. Kadahor adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Çaykara ilçesinin "Kadahor nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Kadahor adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Çaykara" olarak değiştirilmiştir. Çaykara adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir. Çaykara ilçesi, Solaklı ve Yeşilalan derelerinin birleştiği yere yakın taşların arasından çıkan "Çaykara Suyu" nedeniyle bu adla anılmaktadır.
Çömlekçi Mahallesi eski adı, "Kaleönü"dür. Bu isim, ilçenin Trabzon Kalesi'nin hemen altında yer almasından dolayı verilmiştir. Çömlekçi Mahallesi, Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yer alan bir mahalledir. İlçe, tarihi ve kültürel zenginliği ile öne çıkmaktadır. Kaleönü adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Çömlekçi mahallesinin "Kaleönü mahallesi" olarak anıldığı görülmektedir. Kaleönü adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Çömlekçi" olarak değiştirilmiştir. Çömlekçi adı, ilçede çömlekçiliğin yaygın bir şekilde yapıldığından dolayı verilmiştir.
Dernekpazarı ilçesinin eski adı, "Kondi"dir. Bu isim, Yunanca "kondios" kelimesinden gelmektedir ve "topak, toprak parçası" anlamına gelmektedir. Kondi adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Dernekpazarı ilçesinin "Kondi nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Kondi adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Dernekpazarı" olarak değiştirilmiştir. Dernekpazarı adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir.
Düzköy ilçesinin eski adı, "Haçka"dır. Bu isim, Ermenice "haç" ve "köyü" kelimelerinden gelmektedir ve "haç köyü" anlamına gelmektedir. Haçka adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Düzköy ilçesinin "Haçka nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Haçka adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Düzköy" olarak değiştirilmiştir.
Hayrat ilçesinin eski adı, "Küçük Mesoraş"tır. Bu isim, Ermenice "mesoraş" kelimesinden gelmektedir ve "küçük köy" anlamına gelmektedir. Küçük Mesoraş adı, ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı tahrir defterlerinde kullanılmıştır. Bu defterlerde, Hayrat ilçesinin "Küçük Mesoraş nahiyesi" olarak anıldığı görülmektedir. Küçük Mesoraş adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Hayrat" olarak değiştirilmiştir. Hayrat adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir.
Of ilçesinin eski adı, "Opiunte"dir. Bu isim, Eski Yunanca "oput" kelimesinden gelmektedir ve "yerleşim yeri, köy" anlamına gelmektedir. Opiunte adı, ilk olarak Antik Çağ yazılı kaynaklarında kullanılmıştır. Bu kaynaklarda, Of ilçesinin "Opiunte" olarak anıldığı görülmektedir. Opiunte adı, 1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nden sonra "Of" olarak değiştirilmiştir. Of adı, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir.
Tonya ilçesinin eski adı, "Orta Mahalle"dir. Bu isim, ilçenin coğrafi konumuna atıfta bulunarak verilmiştir. Bu dağlık bölgenin ortasında yer alan bir mahalleye, "Orta Mahalle" adı verilmiştir. Orta Mahalle adı, 1954 yılında ilçenin teşkilatlanması sırasında değiştirilmiştir. Tonya ilçesi, 1954 yılında Vakfıkebir ilçesinden ayrılarak ilçe olmuştur. Bu nedenle, ilçenin adı da "Orta Mahalle"den "Tonya" olarak değiştirilmiştir.
Vakfıkebir ilçesinin eski ismi "Fol"'dur. Bu ismi ilçenin 45 km güneyinden doğan ve ilçe merkezinde denize dökülen aynı isimli dereden almıştır. Vakfıkebir, uzun yıllar "Büyükliman" adıyla da anılmıştır. Bu isim, ilçenin Karadeniz'e açılan doğal limanından kaynaklanmaktadır. Vakfıkebir, bugünkü adını, Yavuz Sultan Selim'in annesi Gülbahar Hatun'dan almıştır. Gülbahar Hatun, Trabzon'da kurmuş olduğu Hatuniye Vakfı'na Vakfıkebir topraklarının gelirlerini de dahil etmiştir. Bu nedenle, o zamanki adıyla Büyükliman olarak anılan kasaba, "Gülbahar Hatun'un vakfı" anlamına gelen "Vakfıkebir" olarak anılmaya başlanmıştır.
Şalpazarı'nın eski adı "Ağasar"dır. Bu isim, ilçenin içinden geçen ve Karadeniz'e dökülen Ağasar Deresi'nden gelmektedir. Dere, eskiden "Akhisar Deresi" olarak da bilinmekteydi. Şalpazarı, Trabzon'un en eski yerleşim yerlerinden biridir. İlçenin tarihi, Milattan Önce 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu dönemde, ilçenin bulunduğu bölge, Pers İmparatorluğu'nun egemenliği altındaydı. Şalpazarı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemli bir yerleşim yeri olmuştur. İlçe, 1530 yılında Trabzon Sancağı'na bağlı bir nahiye olarak kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde, Şalpazarı, 1924 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Şalpazarı, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla önemli bir turizm merkezidir. İlçede, Ağasar Deresi, Şekerli Köyü Şelalesi, Aygır Gölü ve Tarihi Şalpazarı Köprüsü gibi görülmeye değer yerler bulunmaktadır.
Çarşıbaşı'nın eski adı "İskefiye"dir. Bu isim, ilçenin merkezinde bulunan ve bir zamanlar pazar yeri olarak kullanılan bir alan olan "İskefe"den gelmektedir. İskefiye, Trabzon'un en eski yerleşim yerlerinden biridir. İlçenin tarihi, Milattan Önce 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu dönemde, ilçenin bulunduğu bölge, Pers İmparatorluğu'nun egemenliği altındaydı. İskefiye, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemli bir yerleşim yeri olmuştur. İlçe, 1522 yılında Trabzon Sancağı'na bağlı bir nahiye olarak kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde, İskefiye, 1962 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçenin adı, bu dönemde "Çarşıbaşı" olarak değiştirilmiştir. Çarşıbaşı, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla önemli bir turizm merkezidir. İlçede, İskele, Çarşıbaşı Kalesi, Çakırgöl ve Karagöl gibi görülmeye değer yerler bulunmaktadır.
Maçka ilçesinin eski adı Cevizlik'tir. Cevizlik ismi, bölgede çok fazla ceviz ağacı bulunmasından dolayı konar-göçer kabileler halinde buralara gelen Türk boyları tarafından verilmiştir. 1959 yılında, "yabancı kökten geldiği ve iltibasa yol açtığı" gerekçesiyle Cevizlik ismi Maçka olarak değiştirilmiştir.
Köprübaşı ilçesinin eski adı "Göneşara"dır. Bu isim, "Güneş'ten gelen ışık" anlamına gelmektedir. Göneşara adı ilk olarak 16. yüzyılda Trabzon Salnameleri'nde geçmektedir. 1929 yılına kadar bu isimle anılan ilçe, 1929 yılında "Köprübaşı" adını almıştır. Bu isim, ilçenin Sürmene ve Trabzon arasında kalan köprüye atfen verilmiştir. Göneşara ismi, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtmaktadır. İlçede, 15. yüzyıldan kalma Taşköprü, 16. yüzyıldan kalma Çarşı Camii ve 18. yüzyıldan kalma Orman Camii gibi önemli tarihi yapılar bulunmaktadır.
Yomra ilçesinin eski adı "Durana"dır. Bu isim, ilçenin ilk yerleşimcileri tarafından verilmiştir. İlçenin yeni adı, ilçede yetişen yomra elması adlı çekirdeksiz elmasından almıştır. Durana adı, ilk olarak 16. yüzyılda Trabzon Salnameleri'nde geçmektedir. 1929 yılına kadar bu isimle anılan ilçe, 1929 yılında "Yomra" adını almıştır. Bu isim, ilçenin yetiştirdiği Yomra elmasından dolayı verilmiştir. Yomra elması, ilçenin en önemli tarımsal ürünlerinden biridir. İlçede, her yıl Yomra Elma Festivali düzenlenmektedir. Yomra ilçesi, Trabzon'un en büyük ilçelerinden biridir. İlçenin nüfusu 120 bin'in üzerindedir. İlçe, Trabzon'un kuzeybatısında, Karadeniz kıyısında yer almaktadır.






























