Geçmiş yıllarda Karadere Vadisinde, evlerin zeminine döşemek için, köylerde kilim dokunurdu. Genelde farklı iki, üç renkten oluşan, şeritler şeklinde dokunan kilimler vardı. Kilim için her türlü iplik kullanılırdı. Eski kazaklar sökülerek iplik haline getirilip, top halinde sarılır sonra da kilim dokuyanlara bırakılırdı. Rengarenk ipler ücret karşılığı el tezgahlarında kilime dönüşürdü.
Eğer sökülecek eski kazak ve benzeri şeyler kalmadıysa, eski elbiseler, bluzlar, etekler kesilip ince şerit haline getirilirdi. Daha sonra bir futbol topu büyüklüğünde sarılır, kilim yapmak üzere tezgahlara götürülürdü.
Kilim dokumak o dönemlerde oldukça zahmetli bir işti. Önce müşteriden gelen iplikler, düzeltilerek bir makaraya yeniden sarılırdı. Daha sonra önce boyuna iplikler dizilir, sonra enine büyük bir tahta mekiği olan tezgahta dokuma yapılırdı. Sıralı renklerden oluşan kilimlerden, parça başı ücret alınırdı.
Karadere Vadisinde eski evlerin, ahır üstündeki odaları tahtadan yapılı olurdu. Bu kilimler genellikle ahırın üzerindeki odalara serilirdi. Evin yemek pişirilen bölümünün zemini genelde çamurdan olduğu için, bu bölümde kilimler sadece oturmak amacıyla kullanılırdı.