Trabzon
Ey dağların ardında saklı şehir,
Adın Trabzon…
Sisle örtülü bir masal gibi,
Her virajında başka bir düş saklı.
Kayalara tutunan bir dua gibi
Sümela Manastırı yükselir göğe,
Zaman susar orada,
Rüzgâr bile saygıyla eser.
Ve bir göl düşün…
Sessizliğin aynası,
Uzungöl’de sabah,
Bulutlar suya dokunur usulca.
Yağmurun diliyle konuşan şehir,
Adın Rize…
Toprak yeşiliyle sarar insanı,
Kalbine huzur eker sessizce.
Ayder Yaylası’nda bulutlar diz çöker,
Yeryüzü gökyüzüne yaklaşır,
Bir nefes alırsın…
Ve unutursun bütün yüklerini.
Fırtına Vadisi çağırır seni,
Coşkun suların türküsüyle,
Her damla bir hikâye,
Her akış bir özgürlük.
Artvin
Ve doğanın en derin nefesi…
Artvin…
Yeşilin bin tonu,
Sessizliğin en güzel hali.
Bir göl var orada,
Ruhunu dinlendiren…
Borçka Karagöl,
Ağaçların aynası gibi durur.
Ve bir ses yükselir ormandan,
Su taşlara şiir yazar…
Mençuna Şelalesi,
Doğanın kalp atışı gibi.
Karadeniz bir yol değil,
Bir his…
Bir bakışta kalbe işleyen,
Bir daha unutulmayan.
Trabzon, Rize, Artvin…
Üç şehir değil,
Tek bir rüya:
Doğu Karadeniz.