Muhacirlik Yıllarında Trabzon

18 Nisan 1916 Rus işgalinde; Türk ahali işgale uğramayan bölgelere doğru göç etmiştir.

YEREL - 1 yıl önce

Trabzon Anadolu’daki diğer yerlere nazaran kilometrekareye en fazla insanın düştüğü bir şehirdir. 1461 tarihinde Osmanlı -Türk hâkimiyetine giren bu şehir 1916 yılına dek hiç işgale uğramamıştı. Bu tarihe kadar genelde göç alan Trabzon bundan sonra değişik nedenlere bağlı olarak göç vermeye başlamıştır. Bu nedenlerin en başında 18 Nisan 1916 tarihinde Rusların Trabzon’u işgal etmesi gelmektedir. 
Rusların 1783’te Kırım’ı ele geçirmeleri, ardından 1828-29 savaşı ile Kafkasya’ya yerleşmeye başlamaları ile birlikte bu iki hat üzerinden Trabzon’a doğru kitlesel bir Müslüman göçü olmuştur. Buralardan gelen Müslüman halklar ticaret geleneğine sahip, nispeten küçük burjuvazi niteliğine sahipti. Bu insanlar 19. yüzyılda bir liman kenti olması ve klasik doğu-batı ticaretinin kavşak noktalarından birisi olması hasebiyle Trabzon’da tutunma imkânını bulabildikleri gibi kolay da uyum sağladılar. 
Bugün Trabzon eşrafı içerisinde Kefeli, Azak ve Ahıskalı soyadlarının mevcudiyeti bu sosyolojik hikâyenin bir sonucudur. 1864 Büyük Kafkas Göçü de Karadeniz’in güney sahillerini derinden etkilemiş ve demografik yapı da bundan nasibini almıştır. Trabzon başta olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesindeki pek çok yerleşim yerinin sosyolojisini etkileyen bir başka hadise 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’dır. 93 Harbi olarak bilinen bu olay çok sayıda Müslüman Kafkas göçmenin bu hat üzerindeki yerleşim birimlerinde tutunmalarına yol açmıştır. Bu şekilde Trabzon Vilayeti göç alan bir idari bir birim olarak bir yandan göçmenlerin uyum sorunları ile uğraşırken; yakın bir gelecekte de onların birikiminden iktisadi ölçekte yararlanmayı ummaktaydı. Bir müddet bu strateji olumlu bir sonuç verdi. Ancak 1914 yılında başlayan “Büyük Savaş” maliyet muhasebesi hayli yüksek olan tüm bu birikimleri ters yüz etti. 
Bu savaşta Osmanlı Devleti’nin taarruz stratejisinin bir parçası olan Kafkasya Cephesi’nin lojistik üssü Trabzon’du. Buradaki stratejinin tutmaması ve cephenin çökmesi Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz üzerinde kara bulutların dolaşmasına yol açtı. 
16 Şubat 1916’da Erzurum ve 18 Nisan 1916’da da Trabzon Rus işgaline maruz kaldı. Trabzon için fetihten sonra ilk kez karşılaşılan bu durum Müslüman ahalinin işgale uğramayan bölgelere doğru göç etmesine yol açtı. Yaygın ifadeyle bölge ahalisi tarafından “Muhacirlik” olarak tanımlanan bu hadise toplumsal hafızada çok derin izler bıraktı. 
Bugün bile belleklerde bir halk takvimi başlangıcı olarak yerini korumaktadır. Yüzbinlerce insanın yerinden oynaması; Orta ve Batı Karadeniz’e doğru göç etmesi bu yörelerin bugünkü sosyolojisini oluşturmada önemli bir etkiye sahip olmasının yanında Trabzon şehrinin eski iktisadi ve kültürel yapısını bir türlü yakalayamamasına da yol açtı.
 İki yıl süren işgal Rusya’da 1917 yılının sonlarında Bolşeviklerin iktidar olmasıyla sonlandı. Trabzon’u terk eden kitlelerin kalburüstü kesiminin önemli bir kısmı kendini devletin merkezine attı ve bir daha geri dönmeyi düşünmedi. Geriye dönenler ya da dönebilenler fedakarca çabalarına rağmen eski atmosferi bir türlü inşa edemediler. Bunda şüphesiz 1917 sonrasında Sovyetlerin oluşturmuş olduğu kapalı ekonomik düzenin etkisi büyüktü. Artık bölge halkı için Rusya’ya gurbete gitmek veya ticaret yapmak epeyce bir müddet daha mümkün olamayacaktı. Bununla birlikte 1918 yılının sonunda Osmanlı Devleti’nin fiilen çökmesi ve ardından başlayan işgaller ve oluşturulan siyasi senaryolar yeni bir dönemi başlatmıştır. 
Bu da 1922 yılının sonuna dek sürecek olan Türk Milli Mücadelesidir. Bu ulvi mücadelenin sonucunda milli ve çağdaş nitelikli bir Cumhuriyet rejimi inşa edilmiştir. Artık Trabzon halkı için geriye kalan beşeri birikimle, yeni bir ruhla eski Trabzon güzelliklerini koruma ve geliştirme mücadelesi başlıyordu. Gidenler yeni yerlerinde uyum sürecini tamamlayıp Trabzon kimliğini muhafaza etmeye çalışırken, geride kalanlar onlarla birlikte: “Bize her yer Trabzon” demeye başlamıştı. Muhacirliğin özlü ifadesi tam da bu olsa gerek!...
 

Günün Diğer Haberleri