Sopalı diplomasi!
Hasan Suiçmez

Sopalı diplomasi!

Bu içerik 946 kez okundu.

Diploması; zayıfken güçlü görünme sanatıdır. Tarih oyunca bu ince noktaya dikkat eden devletler varlıklarını korumuş, diğerleri güçlü olmalarına rağmen tarihin kara delikleri içinde kaybolup gitmişlerdir! Örnek mi istiyorsunuz; işte size Roma, güçlüyken kaybolup gitti! İşte size Moskova knezliği; zayıfken Rus imparatorluğu olup geldi! Bugün dünya devletleri var olma mücadelelerini öncelikle diplomasi ilmindeki başarılarıyla devam ettirmektedirler.

Ekonomik ve askeri güçler diplomasi ilminin ham maddeleridir. Bu maddeyi işleyebildikleri ölçüde cevher elde edebilirler, aksi durumda ellerinde sadece taşımak zorunda kaldıkları tonlarca tortu kalır! Unutmamak gerekir ki haklı olmak, her zaman hakkı olana sahip olmak değildir! Türkiye’nin durumu son yarım asırdır dış politikada bir “med-cezir” dönemi yaşamaktadır.

Kendi milli politikasını oluşturamamanın boşluğunu; kâh şartsız ABD hamiliğinde var olmaya adamış, kâh Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine” sığınarak devam ettirmek istemiş! Bugün ise ikisinin de yanlış olduğunu anlayıp; “istemezük” diyerek kaybettiklerini elde etmek gayretinde olduğunu göstermektedir! Ama bu o kadar kolay bir iş olmayacaktır!

Öncelikle Türkiye’nin bunu iyi bilip anlaması ve planlarını günübirlik ve hamasi söylemler üzerine değil, sabır ve gerçeklere dayanan uzun soluklu stratejilere göre hazırlamalı ve sonucu elde etmek için hazırlanmalıdır!

Yoksa başkent Ankara’da sabah erken uyanan; “Ey Amerika, ey AB, ey Hollanda, ey Almanya!” diye seslenip; Almanya’ya ve Hollanda’ya karşı, yaptıkları hasmane uygulamalardan dolayı gerekli ve yeterli ekonomik ve diplomatik yaptırım uygulayamamak, güçlülüğümüzü ve güvenirliliğimizi sorgulatır duruma getirmiştir. İhracatımızın büyük bir bölümünü yaptığımız ve yaklaşık beş milyon vatandaşımızın yaşadığı bu ülkelerle sorunlarımızı tabiri caizse, “sopalı diplomasi” anlayışı ile çözemeyiz! Dış politikada “haklı olmak” sadece bir kıstastır!

Bilinmelidir ki dış politika; birçok çıkar unsurunun yarıştırıldığı kaygan bir alandır! Haklı olmak gereklidir, ancak yeterli değildir! Haklılığınızı; bıkmadan, usanmadan, anlamak istemeyen bu “kibirli” devletlere anlatıp, onların düşmanlığını önlemeye çalışmalıyız.

Yoksa “bakın işte bunların hepsi aynı” diyerek sadece düşman devletlerin sayısını arttırırsınız ki, bu da “diplomasinin” iflası anlamına gelir! Rusların Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile anlaşarak Türkiye’nin yakın gelecekte başının belası olacak “ucube bir devletçik” kurma planını önce “kırmızı çizgimizdir, olamaz! diyerek haklı olarak çıkışan, ardından “üs değil izleme merkezi” diyerek kendisi ile çelişen bir diploması anlayışı bizi bu coğrafyada güçlü kılmaz!

Elinde diplomasi ilminin incelikleri ile dolu kitaplar yerine, “ben haklıyım” diyerek bu kitapları dikkate almamayı siyaset sayan yaklaşımlar; kendi sorumluluklarını yeniden değerlendirmelidirler! Çünkü yaklaşan tehlikelere karşı yapılan yanlışların bedelini sadece kendileri ödemeyeceklerdir!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Şükrü SEVİNÇ Ferizli ilçe MEM     2018-03-09 Hasan hocam Araklıda 35 yıl önce birlikte çalışmış idik. Sosyalliğinizin devam etmesine çok sevindim.Hassas dokunuşlarınızla Araklı güzel yerlere gelecektir. Sizi seviyorum. Araklı İHL deki eski dostlarımıza selam olsun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Araklı'nın 100. Kurtuluş Günü
Araklı'nın 100. Kurtuluş Günü
Arsin Osb'den İstihdam İçin İşbirliği Ziyaretleri
Arsin Osb'den İstihdam İçin İşbirliği Ziyaretleri