İşte CHP bu!
Hasan Suiçmez

İşte CHP bu!

Bu içerik 1395 kez okundu.

Kurulduğu 1923 yılından beri CHP’nin tartışılan bir eksikliği vardır. Bu eksiklik Atatürk’ten sonra daha da belirginleşmiş, adeta CHP’nin olmazsa olmazı durumuna getirilmişti! CHP içinden çıktığı milletinin manevi değerlerine yabancı kalmakla suçlanagelmiştir. Haklı-haksız bu suçlamayı iyi analiz edemediğini düşündüğümüz CHP anlayışı; yetişmiş kadrolarına, yönetim ilkelerine ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarına rağmen; içindeki bir avuç militarist düşünce taraftarın “istemezük” söylemlerine direnemeyip mağlup olmuş ve bundan dolayı halkın desteğini tam olarak hiçbir dönem elde edememiştir!

Her seçimin, daha doğrusu her seçim yenilgisinin ardından durup düşünmesi, neden ve niçin sorularını kendine sorup, nasıl olmalı görüşünü programlamasını hayata geçirmesi gerekmesine rağmen; CHP bunun tersini yapmış, millete rağmen, onun değerlerine yabancı kalmayı sürdürmeyi politika zannetmiş; iktidara gelememenin kızgınlığı ile bu yabancılığı sürdürdükçe kızmış, kızdıkça yabancılaşarak bu günlere kadar gelebilmiştir. Aslında; mayasında “Kuvayı milliye ruhu” olmamış olsaydı, Türkiye gibi bir ülkede; bu yabancılaşmayı siyaset sayan bir partinin, siyaset sahnesinde kalması mümkün olamazdı!

CHP burada zoru başarmış ancak kolayı terk etmenin ve milletin değerlerini bir bütün olarak, bir türlü kabullenememenin çıkmazında bocalayıp beklemiştir! CHP, bir taraftan; Atatürk’ün dâhiyane bir şekilde Türkiye siyasetine ve yönetimine kazandırdığı “laiklik” ilkesinin amansız savunuculuğunu yaparken, bir taraftan da laikliğin “Milli ve manevi değerlerimize yabancılaşma olmadığı” konusunda kafa yormamış, tam aksine; mevcut sağ iktidar partililerin tam da istediğini yaparak; laikliğin batılı, lümpen proleter ve aşırı özgürlükçü, din ile ilişkisi olmayan bir yönetim olduğu şeklindeki eleştirileri sahiplenerek, bu eleştirilerden nemalanan sağ iktidarların ekmeğine yağ sürmüştür!

Durum böyle gelişince, Türkiye’deki sağ partiler iktidara gelmek için, her dönem ana muhalefet anlayışının demirbaş malzemesi gibi olan CHP ile değil de, diğer sağ partiler ile yarışmış ve onlarca yıl böyle gelip geçmiştir! Ancak 16 Nisan referandumu süreci ile başlayıp devam ettirilen yeni bir CHP anlayışı, dahası, milletimizin görmek istediği önemli bir CHP politikası ile toplum karşılaşmış bulunmaktadır.

Bu yeni politika; seçimlerde milyonları meydanlara yığıp boş nutuklar atma yerine, onun ayağına, Kuvayı Milliye küme ruhuyla gidip derdini dinleyen, kendini ona daha rahat ve daha sıcak, daha samimi anlatmak şeklinde başladı, ramazanda “iftar çadırları” açarak, milletine tepeden bakma alışkanlığını terk ederek onun içinden çıktığını, ona rağmen bir siyasetin olamayacağını gösterme şeklinde devam etmektedir. Bu çok olumlu ve gerçekçi siyaset yenilenmesi Trabzon’da da kendini hissettirerek, Ganita sahilde CHP’nin 1000 kişilik muhteşem bir iftar çadırı açmasıyla kendisini göstermiştir.

Genel merkezin, genel siyasetlerinin bir sonucu olarak uygulandığına inandığımız ve CHP’nin halkla kucaklaşması hamlelerinden biri saydığımız bu durumun, sosyal hayatın gerçekleri, milletimizin gelenekleri ve de beklentisi olduğunu CHP’nin artık kavraması ve buna göre kendini ve fikir vitrinini, düşünce balkonunu yenilemesi gerekmektedir. “İşte CHP bu dedirtecek”; CHP’nin yerelde Trabzon İl Teşkilatını, genelde de bu yeni siyaset anlayışını uygulamaya koyan “Genel Merkez Yönetimini” bu yaklaşımını geliştirmek umudu ile kutlamak gerekir. Alınmasınlar ama şunu da söylemek istiyorum ki; şimdiye kadar ülkeyi yöneten sağ iktidarların duygusal sömürüsünü ve tartışılan Ortadoğu “biat ve bidat” anlayışını Türk Milletine sunmalarının mimari, milletinin “manevi değerlerinin röntgenini” net olarak çekemediği için bu değerlere yabancı kalan CHP’nin taaaa kendisidir! Umarım anlaşılmışızdır!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Taşönü Katı Atık Tesisi ihaleye çıkıyor
Taşönü Katı Atık Tesisi ihaleye çıkıyor
Ömer Çebi  Araklı Belediye Başkan Aday Adayı
Ömer Çebi Araklı Belediye Başkan Aday Adayı