23 Mayıs 2012 Çarşamba 05:12  Karadeniz Tv'de Turup Sorunu Konuşuldu 01:15  Engellilerin gecesi engelsiz oldu 13:06  Başkan Gümrükçüoğlu’ndan ışıklandırma müjdesi 12:54  Turup Sorunu Bu Akşam KTV'de 12:17  Erdem Sürmen Bakan Danışmanı 12:10  Mehmet Öztürk Yazdı 'Adalet' 11:47  Trabzon İçin Müthiş Bir Tanıtım Filmi! 17:48  Trabzon'a Büyük Şehir Şoku! 15:30  Trabzon Belediyesi’nden Gençlik Şöleni 12:36  Araklı Çöplük Olmasın! 12:13  
 Çok Okunanlar
  Uçurtmalar Turup İçin Uçtu
Uçurtmalar Turup İçin Uçtu
 Çok Yorumlananlar
  Uçurtmalar Turup İçin Uçtu
Uçurtmalar Turup İçin Uçtu


www.araklihaber.net

Yazara Ait Tüm Yazılar
   Yusuf Bektaş

           yusufbektas6116@hotmail.com
         SEVGİYE DAYALI EĞİTİM SİSTEMİ - 1


Değerli velilerimiz,yöneticilerimiz ve öğretmen arkadaşlarım,sevgili öğrenciler. Unutmayalım ki “Doğru ideallere yanlış yollardan gidilmez…”

Doğan her yeni çocuk, Cenab-ı Hakk’ın insanoğluna duyduğu sevginin ve ondan henüz umudunu kesmediğinin bir delilidir.“Eğitim”, hayata ve topluma tutunabilmenin ortak adıdır. Yeni doğan çocuğun beslenmeye alıştırılması, denilebilir ki, insan neslinin eğitimle tanıştığı ilk somut anlardır. Annenin güler yüzü, bu eğitimin devam eden en önemli parçasıdır. 
Sevgi sadece insan varlığının değil, bütün yaratılmışların ortak hamurudur. Toprakta yeşeren bir bitki, açan bir çiçek, güneşin ısı ve ışık kaynağı oluşu hep bu sevginin dışa vurumudur. O sevgi olmasa kâinat yaratılmazdı.

Yeryüzünün belli bir düzen içerisinde işleyişi, Yaratandan-yaratılana, yaratılandan-Yaratana bir sevgi akışıdır. O sevgi olmasa yağmur yağmaz, toprak yeşermez, güneş ısıtmazdı. O sevgi olmasa sular akmaz, kalpler atmazdı. Evet sevgi, yaratılışın mayasıdır. 
Aile, insan hayatında duygusal, kültürel ve sosyal anlamda ilk deneyimlerin gerçekleştiği ortamdır. “Eğitim” ve “sosyalleşme” aile ile başlar. Genel olarak insanoğlunun dünyaya adımını atar atmaz karşılaştığı “yuva”, onun ister istemez ilk “okul”udur da. Bunun için “Aile okuldur.”, “Anne öğretmendir.” biçiminde alışageldiğimiz sözler, çok da farkında olmadığımız bir gerçeğe işaret ediyor. Bu gerçek: insanoğlunun tertemiz bir “fıtrat”la doğduğu dünyada, “aile”sinin sadece genetik olarak değil, aynı zamanda duygusal, zihinsel ve ahlâkî anlamda da mirasçısı olduğudur. Aslında her aile, kişi için beşikten mezara kadar sürecek olan öğrenme ve hayatı anlamlandırma süreçlerinin ilk ve en etkin mekanıdır. Evet, hemen her anne-baba çocuğuna karşı beslediği sevgiyi, çeşitli biçimlerde ve kendi anlayışları çerçevesinde bir “eğitim”e dönüştürmeye çalışır. Ancak sevgi anlayışları ve sevgiyi gösterme biçimleri aileden aileye değiştiği gibi, eğitimde disiplin uygulama metotları da farklılaşmaktadır.
Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz! Bugün şiddet, haksız rekabet, müstehcenlik, kin ve nefret içerikli yayınların artması gibi pek çok sorunla örülü dünyamızda çocuklarımıza,öğrencilerimize verebileceğimiz eğitimin ilk adımı onlara bir sevgi gözlüğü armağan etmektir. Bu ise, ilk önce kendi sevgi gözlüklerimizi takmakla mümkün olacaktır. Yani sevmeyi öğrenmekle…


Saygıdeğer Velilerimiz,
Çocuklarımız, aslında bizim en güzel aynamızdır. Sevgimizi, nefretimizi, ihmalimizi, eksiklik ve kusurlarımızı seyredebileceğimiz mükemmel bir ayna. Daha anne karnında annesinin duyguları ile yoğrularak ilk duygusal deneyimlerini yaşayan çocuk, kendisine verilen karşılıksız sevgiyi, güzel ahlâka dönüştürecek enerjiyi biriktirmeye başlayacaktır.*

Hiçbir çocuk kusursuz değildir.Denilebilir ki, bir çocuğun hata yapmasından daha doğal bir şey yoktur. Bunu biliriz de, çoğu zaman çocuklarımızın, öğrencilerimizin sabırsızlıklarını, hata ve kusurlarını anlayışla karşılamak konusunda yeterli tahammülü gösteremeyiz.Önemli olan hata yapan bir çocuk karşısında doğru ve öğretici bir tavır sergilemektir. Haksız bir şekilde azarlanan bir çocuk; ne için azarlandığına değil, gururunun incinmesine odaklanacaktır. Kendisini dinlemeksizin nasihat ettiğiniz öğrenciniz hatasını değil de, sadece onu anlamadığınızı düşünecektir. Hatası sebebiyle ceza alan bir çocuk suçu ile verilen ceza arasında doğrudan bir ilgi kuramıyorsa,hata yapmamayı öğrenmeyi öğrenemeyecektir. 

Saygıdeğer velilerimiz,yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz, eğitimde disiplinin amacı, çocukta-öğrencide sağlıklı bir özdenetim geliştirmektir. Nitekim devamlı olarak “ödül” ve “ceza” gibi bir dış uyarıcıya bağımlı olarak sergilenen doğru davranış, aslında henüz öğrenilmemiştir. “Ödül” ve “ceza” ancak yerli-yerinde ve doğru biçimde uygulandığında -öğrencimiz doğru davranışı benimseyene kadar- kullanılabilecek etkili bir eğitim metodudur. Buna göre ödül ve ceza her şeyden önce ölçülü ve tutarlı olmalıdır. Tutarsız ödül ve ceza, öğrenme ve sorumluluk kazanmayı engeller. Aşırı ödül, çocuğun hatalarını görmesini ve kabul etmesini zorlaştırırken; aşırı ceza kendisine yapılan haksızlığa tepki geliştirmesine neden olur. 

Ödül ve cezada önem verilmesi gereken husus, doğrudan doğruya kişiliğe yönelik övgü ve yergi yerine, davranışın sonuçlarına ilişkin ödül ve ceza vermektir. Bu türlü ödül ve ceza “öğrenme”yi beraberinde getirir. Davranışlarından memnuniyet duyduğunuz öğrencimize, “Söz dinlemen ne kadar güzel” demeniz, arkadaşıyla kavga eden gencimize, “Çok yaramaz bir çocuksun” yerine, “Arkadaşına kötü davranman onu çok üzmüş olmalı, haydi gel özür dile” demeniz uygun ödül ve ceza örnekleridir. Çocuğun kişiliğine yöneltilen eleştiriler ise yanlış davranışın öğrenilmesini değil, öfke ve nefreti pekiştirir. Hakaret edilen bir çocuk, kişiliğine göre ya hakaret etmeyi öğrenir yahut kendisine güven duygusunu yitirir. 

Çocuklarımıza, öğrencilerimize “iyi” ve “doğru”yu öğretmenin en doğal ve tartışmasız olarak en etkili yolu, onlara olmamız gerektiği gibi bir “model” olmaktır. Zira öğrencilerimiz öncelikle gözlem ve taklit yoluyla öğrenirler. Farkında olmasak da öğrencilerimiz günlük hayatın en sıradan dakikalarında bile davranışlarımızı, tepkilerimizi, hatta duygusal durumlarımızı en ince ayrıntılarıyla gözlemlemektedir. O, gözlem ve sezgilerinden hareketle öğrenci durmaksızın bir öğrenme gerçekleştirmektedir. Ahlâkâ ve inanca dayalı davranışlar söz konusu olduğunda bu durum daha da önem kazanır. Çocuğun-gencin gözü önünde yalan söyleyen bir babanın veya öğretmenin ondan “dürüstlük” beklemesi ne kadar gerçekçi olur? Yahut, kendisi çocuklarına kötü söz ve davranışla muamele ettiği halde çocuğunun kavgacı ve uyumsuz hareketlerini düzeltmeye çalışan bir ebeveyn ne kadar başarılı olabilir?
Sevgiye dayalı eğitim sisteminde gençlerin yapması gereken gelenekleri korumak,kültürel birikimimize sahip çıkmak,inancını yaşayarak göstermek, geçmişteki tüm iyi ve yararlı şeyleri özümsemek kadar, çağımızın yeniliklerini keşfederek kendisini, çevresini ve toplumunu daha ileriye taşımaktır. 

Saygıdeğer Öğrenci velilerimiz ,yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz,

Eğitimin ilk şartı düzen ve plandır; bu da disiplinle mümkün olabilir. Korkuya değil saygıya, cezaya değil sevgiye dayalı bir disiplin anlayışı, çocuklarımızın özdenetimlerini küçük yaşlardan itibaren sağlamalarına ve her yaptığı iş ve davranışı düşünerek, titizlilikle yapma alışkanlığı kazanmalarına yöneliktir. “Yaşadığımız kendi gerçeğimizdir ve tümünden biz sorumluyuz.”Gerçeğiyle yüzleşmek, sorunları çözmek açısından en önemli adımdır. 
Çocuklarımız kötü bir şeyi ceza göreceği için değil; onun doğru olmadığını bildiği için yapmamalıdır. 
Sonuç olarak eğitimde “disiplin”in amacı, çocuğun hatasının ve olumlu davranışının üzerinde düşünmesini sağlamak ve kalıcı, sağlıklı davranış geliştirmesine yardımcı olmaktır. Çocuklarla kişilik mücadelesine girmek, onların üzerinden kendi kişisel ihtiras ve hayallerini gerçekleştirmeye çalışmak, onlar üzerinde otorite kurarak kendilerini daha iyi hissetmek sıkça karşılaştığımız yıkıcı durumlardır. Bunların yerine, çocuklarımızı, öğrencilerimizi en az yetişkin ve bağımsız bir birey kadar ciddiye almak; istekleri, duyguları, hayalleri karşısında dostça yaklaşmak; dayanmak istediğinde güvenilir bir dayanak olmak; ancak asıl önemlisi, onları her koşulda ayakta tutmaya yarayacak sağlıklı eğitimi gerçekleştirmek eğitimci olmanın belki en zor ama sonuçları bakımından en vazgeçilmez sorumluluğudur.


Yusuf BEKTAŞ 
İlahiyatçı-Eğitimci
2012-02-19 Bu yazı  611  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:

Araklıyı Aşağılayanlar
BİR DESTAN-SEYYİD ONBAŞI
Araklı'da Asayiş -1
Sevgiye Dayalı Eğitim Sistemi-4
Sevgiye Dayalı Eğitim Sistemi-3
Sevgiye Dayalı Eğitim Sistemi-2
SEVGİYE DAYALI EĞİTİM SİSTEMİ - 1
YORUMLAR
BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.8170 1.8258
Euro 2.3205 2.3317
  Hava Durumu
TRABZON
ISTANBUL
ANKARA
IZMIR
BURSA
KOCAELI
 Videolu Haberler
  Araklı Çöplük Olmasın!
Araklı Çöplük Olmasın! Uçurtmalar Turup İçin Uçtu  Uçurtmalar Turup İçin Uçtu
Kene Alarmı!  Kene Alarmı!
Halk Otobüsleri Araklı'da Rahatsız Ediliyor  Halk Otobüsleri Araklı'da Rahatsız Ediliyor
Turup Sorunu Başbakan'a Anlatılacakmı?  Turup Sorunu Başbakan'a Anlatılacakmı?
Kaymakam El Attı Su Sorunu Bitti!  Kaymakam El Attı Su Sorunu Bitti!
Somali değil (Zavzaga)Yoncalı!  Somali değil (Zavzaga)Yoncalı!
Araklı’lı Öğrenciler Birinci oldu  Araklı’lı Öğrenciler Birinci oldu
Araklı-Turup Çöplük Olmasın Platformu Kuruldu  Araklı-Turup Çöplük Olmasın Platformu Kuruldu
Araklılılar Derneği Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı  Araklılılar Derneği Tanışma ve Kaynaşma Kahvaltısı
Yeni Bir Yaşama Başlamanın En İyi Yolları Hürriyet Emlak Gazetesi'nde!  Yeni Bir Yaşama Başlamanın En İyi Yolları Hürriyet Emlak Gazetesi'nde!

Yazarlarımız
Mehmet Öztürk Mehmet Öztürk
Adalet
Hasan Suiçmez Hasan Suiçmez
Karadere Günleri-1
Faruk Çebi Faruk Çebi
ARAKLI TURP MEVKİİNDEKİ “ORMAN”
Seyfullah Aksoy Seyfullah Aksoy
Turup Mevkii Muamması!
Yusuf Bektaş Yusuf Bektaş
Araklıyı Aşağılayanlar
İbrahim Kanlı İbrahim Kanlı
Turup İçin Son Söz Araklı Halkının
Hüseyin Alemdar Hüseyin Alemdar
HAYATTA BEN EN ÇOK ANNEMİ SEVDİM!
Kahraman Alpak Kahraman Alpak
Zaman Sınırlı
Celaleddin Baba Celaleddin Baba
Hazırım
Mustafa Aksoy Mustafa  Aksoy
ARAKLI SİYASET MEYDANI
İlyas Danışmaz İlyas Danışmaz
ELİ ÖPÜLESİ ANNELER
Mehmet Karakuş Mehmet Karakuş
Çok Yakında Araklı Haber'de
Anket
Araklı'da Aşayış Sorunu Var Mı?
Evet Var
Hayır Yok
Tüm Anketler >>

Dış Haber Servisi   |   Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Yüksel Aksoy