Araklı'da Yol Yapımı Hikayeleri
Hikayemiz Araklı'nın bir köyünde geçiyor.Bu hikaye Deli Dumrul'un değil,Deli Mehmet'in yol ve köprüsünün hikayesidir.Asırlar önce değil yakın bir zaman da bir kaç yıl önce yaşanmıştır.
1993 ve 1994 yıllarında komşu köyler ve mahallerde yol çalışmalrı bir bir tamamlanmış fakat bahsi geçen mahallemizin yolu ise coğrafi şartların zorluğu ve aileler arası çıkar çatışmalarıdan ötürü vs.sebeplerden ötürü bir türlü tamamlanamamıştı.
Bu durum mahalle sakinlerinden Deli Mehmet lakaplı köy sakinini son derece üzüyordu.Yolun sağladığı kolaylıklardan yararlanma ve gittikçe zorlaşan hayat şartları yola kavuşma arzusunu kamçılıyordu.Hal böyle olunca mahalle halkı toplanıp bazı kararlar aldı.Yol'a olan ihtiyaçları nediyle alınan bu kararları yetkili tüm devlet mercilerine bildirdiler.Mühendisler ve Deli Mehmet başta olmak üzere mahalle halkı el ele verdi,kısa sürede fizibilite çalışmaları tamamlandı.
Yorucu ve zahmetli olan bu çalışma bağ,bahçe ve arazi konumlarıda göz önüne alınarak sorunsuz bir şekilde tamamlandı.Fakat unutulan bir nokta vardı.Karadere yaz aylarında sakin,kış aylarında coştumu coşan tipik bir Karadeniz deresiydi.Yolun işlevini kazanması için bu dere üzerinden bir köprü yapılması gerekiyordu.Bu da köylünün kendi imkanlarıyla yapabileceği bir yatırım değildi.Köprüyü yapmak devlet kurumlarının göreviydi.
Bu durum karşısında Kahramanımız Deli Mehmet,sabırsız ve fevri olmasının yanında yapılacak olan bu köprü için harcanacak emek ile birlikte getireceği maddi yükleri düşüne dursun,bu köprünün yapılmadan gerçekleştirilecek bir yolun işlevsiz olacağı da onu derin düşüncelere salmaktaydı.Tabii diğer köylerde ve mahallerde tamamlanan yol çalışmalarının Psikoljik baskısını da eklersek durum Deli Mehmet için gerçekten zordu.Bütün umudunu yol yapıldığı için devlet kurumunun köprüyü yapmaya kendini zorunlu hissetmesine bağlamıştı.
Köprü yapılmadan başlanılan yol çalışmaları kimi zaman kişisel çıkarlar,kimi zaman maddi imkansızlıklar yüzünden sekteye uğramış olsa da Deli Mehmet ve mahalle sakinleri üstün bir azim ve çalışma gayreti neticesinde köprüsü olmayan bu yolu tamamladılar.
Sonuç olarak;
Yol,yanlızca yapılmış olmak için yapılmış durumda kaldı.Devlet köprüyü yapmayınca yıllarca atıl bir durumda kalan yol kullanılamadı.Onca fedakarlığa rağmen mahllenin çilesi bitmedi.Kahramanımız Deli Mehmet yıllarca bu köprünün yapılması için çırpındı,bekledi... Ama o her şeyi ile çalışmalarına katıldığı bu yolun araçlar tarafından kullanıldığını göremeden bu dünyadan göçtü gitti....
BAŞKA BİR YOL HİKAYESİ DE VAKFİKEBİR'DE YAŞANIYOR
CAHİLLİK ÇİLESİ

Yol olmaması nedeniyle ambulansa 100 metre taşınmak zorunda kalan Ali Türkmen, kaldırıldığı hastanede yaşam savaşı veriyor.
Trabzon’da inanılmaz dram! Vakfıkebir İlçesi’ne bağlı Bahadırlı Köyü’nde yaşayan 77 yaşındaki Yusuf Türkmen, ana yola 100 metre uzaklıkta kalan evi nedeniyle 20 yıldır sırtta taşınıyor.
Türkmen’in kardeşleri ve akrabalarının olan 100 metrelik arazinin sahipleri, yer vermediği için evine bir türlü yol açtıramayan talihsiz adam, geçtiğimiz günlerde yine ambulansın evine girememesi nedeniyle fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.
Ahi Evren Hastanesi’ne kaldırılan ve son sözleri,”Yol vermeyen kardeşlerime hakkımı helal etmiyorum” olan Türkmen yaşam savaşını sürdürüyor. Hastane kapısında gözyaşlarıyla babasının iyileşmesini bekleyen oğlu Ali Türkmen ise dua ediyor. Yine babasını hastaneye yetiştirmekte geç kaldığını belirterek kahrolan Ali Türkmen, “Bu defa çok ağırlaştı.
Ambulans çağırdık yol olmadığı için kapıya kadar gelemedi. Benim de çocuğum özürlü. Yürüyemediği için onu da sırtımda taşıyorum. Bu zorluğu ancak yaşayan bilir. Bütün iyi niyet çabalarımıza rağmen bir türlü yol açtırmak için izin alamadık. Yerine arazi verelim dedik, para verelim dedik yine olmadı. Fındıkkabuğunu doldurmayan sebeplerle yıllardır çile çektik. Allah kimsenin başına vermesin” şeklinde konuştu.
TAKA