Araklılı Sanatcımız,Yaklaşık 250 şarkı ve bestesiyle Türkiye'de ender bulunan bir müzik adamı, 1990 yılından bu yana profesyonel olarak müzikle ilgileniyor ve 18. albümünün hazırlığını yapıyor.
Yoksullukla geçmiş bir gençliğin hikâyesi Karadeniz’in sevilen sesi Mehmet Akyıldız’dan dinliyoruz. Trabzon'un Araklı kazasında 1960 yılında doğdum. Çocukluğum yokluk içerisinde geçti. Çocukluğumu hatırlamayacak kadar çileli yaşadım. Beni katırcı olarak tanıdılar. Çünkü 8 yaşından 16 yaşına kadar katırcılık yaptım. Katırcı türkümü de yaşamış olduğum gerçek hayatımdan alarak yazdım. Köyümden 15 yaşında evden kaçarak ayrıldım. Babam üvey anne getirmişti, bende annemi yanıma alarak Zonguldak’a gittim. Zonguldak’ta pazarcılık yaptım. Dört yıl sonra İzmir’e yerleştim. İzmir’de ilk amatör olarak birkaç yerde sahne aldım ve sonra askere gittim. Vatani görevimden sonra Adapazarı’na geldim. Müziğe çok bağlıydım, Adapazarı’nda konservatuara gittim Niğde Tüfekçi, Yücel Paşmakçı ve Talat Baydar gibi hocalardan ders aldım. Kendimi eğiterek hazırladım. Güzel eserler yaptım ve ilk albümümüm olan "Karadeniz Fırtınası" 1987 yılında çıktı. Çok sevilmiştim, ilk albümüm olmasına rağmen herkesi şaşırttı. Çok güzel satışlar elde ettik ve böylece önüm açılmıştı. 20 yıllık sanat hayatımda 17 albümüm var. 18. albümün çalışmalarını yapmaya başladım. Dedi. Türkü benim hayatımda hep ilk oldu, ilah para demedim, illa Türkü dedim, bir dönem İstanbul Unkapan’ın da plakçılık yaptım ve bir yandan da sahne çalışmalarımı sürdürdüm, şu anda nargile cafe üzerine bir mekan açmak istiyorum ve çalışmalarına başladım. Karadeniz müziği 2000 yılından bu yana kendini aştı ve eskiden gazeteye sarılı olarak taşınan kemence bu gün her sahnenin olmazsa olmazları arasında oldu, Karadeniz müziği Davut Güloğlu ile kendini duyurdu ve her kesim tarafından kabul gördü, Bu gün Edirne’den Karsa her mekânda Karadeniz müziği dinleye bilirsiniz, Son dönemlerde Volkan Konak, Hülya Polat, İsmail Türüt ve ismini sayamadığım arkadaşlar müziğimizin tanıtılmasına çok emek verdiler, hepsini saygıyla selamlıyorum dedi. Gebze ile ilgili düşüncelerini aktaran Akyıldız, “Gebze son 15 yılda kabuk değiştirdi ve İstanbul’un varoşu değil İstanbul’un besin kaynağı oldu, gerek sanayisi, gerek ulaşım imkânlarıyla Türkiye’nin incisi konumunda, Özelikle Anıbal kavşağında bulunan Dostlar Sofrasının işletmecileri Musa ve Emrullah Bilgin kardeşler gibi esnaflar oldukça Gebze daha çok gelişir ve İstanbul önümüzdeki 10 yıl içersinde Gebze’ye yönelir”. Dedi.