Siyasette dün ile bugünü kıyaslamak, zaman zaman olumlu fikirleri öne çıkarabilir.
Dün gündemin içinde olanlarla bugünün benzerlerini konuşmak önemlidir.
Trabzon’dan 2 dönem milletvekilliği yapan İbrahim Çebi ile Araklı’da karşılaştım.
Çebi’yi Milletvekilliğinde, Genel Başkan Yardımcılığında defalarca ziyaret etmiş ve onunla ilgili yorumlar yapmışız.
Bugünkü durumunu sordum.
Çebi, ‘Siyasete ne uzak, ne yakınım’ diyerek değerlendirme yaptı.
Yerini 3’ncü kuşak Çebi’ye(Recep, Çoşkun, Hasan Çebi) bırakmaya hazır.
Siyasete nokta koymayı kafasına koyanlar düşüncelerini objektif söyleyebilir.
Türkiye’nin canını acıtan terör olaylarını sorgumuzda ise örneklerle cevaplar verdi.
Çebi’nin tespitleri önemli:
“1.’ci Körfez Hareketinde Özal bizi topladı. Gruplar halinde. Bize o günkü Baba Bush ile konuşmalarını anlattı: ‘Bush ile konuştum. Tek mermi atmadan Irak’ın kuzeyine kadar gidebileceğimizi söyledi. Oraya yerleşin ve petrolü de alın, güvenliği de artırın dedi.’
Özal’ın bu sözlerine rağmen Meclis’ten çıkan karara şöyle bir şerh koyduk: ‘Türkiye’ye saldırı olması halinde” Oysa orada olsaydık, PKK oraları mesken tutamazdı.”
Terörün Türkiye’nin 30 yıldır 1’nci sorunu olduğunu söyleyen Çebi, ‘Bu kangren, bunu kesip atmak lazım. Ama her yol deneniyor. Dağdan indirilenler oldu. Habur olayı gibi. Savcı, terör örgütü mensubunu pişmanlık yasasına sokmak istiyor. Örgüt mensubu diyor ki: ‘Hayır pişman değilim. Ben, Apo istedi diye indim.’
Böyle bir durum var.’
Birde 25 yıl öncesine bakıyor:
Dönemin Siirt ANAP il başkanından da örnek veriyor:
‘1987 sonrasıydı. Terör vardı. Halk devletin yanındaydı, o günlerde Ahmet dayı diye Siirt il başkanımız vardı. PKK sürekli onu tehdit ediyordu. Ahmet dayı karısı ve çocuklarıyla 11 kişiydi. Evinin yanında bir yer altı tüneli yapmıştı. Gece kendisi tüfeği alıyor ve nöbet tutuyor çocukları tünelde yatırıyor. Sabah olduğunda onları çıkarıyor kendisi uykuya yatıyor ve PKK’ya karşı mücadele ediyordu. Bugün bölgenin yüzde 80’i PKK’yı terör örgütü olarak görmüyor. Asıl tehlike bu. Örgüt istediği an eylem yapar hale geldi.’
AK Parti iktidarı ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile ilgili de Çebi’nin değerlendirmeleri mesajlar içeriyor:
‘Bugünkü İktidar ve Başbakan Türkiye’ye büyük hizmetler yaptı. Ama hatalar da yaptı. Bunları AK Partililer ve zaman zamanda halk görmek istemiyor’ ifadesini kullanıp, Yaşar Okuyan’dan bir örnek verdi:
‘Yaşar Okuyan’ı herkes tanır. Yaşar Okuyan, 12 Eylül öncesinin hızlı ülkücüsü. Sonradan ANAP’tan milletvekili oldu, Bakan oldu. Okuyan, liderlerle ilgili sohbet olunca rahmetli Türkeş’ten anılarını anlatırdı, birisini şöyle özetlemişti:
‘12 Eylül öncesinde MHP’de hangi karar alınır veya ne olursa ‘Başbuğ bilir, Başbuğ iyisini bilir’ derdik. 12 Eylül oldu ve rahmetli Türkeş bizi çağırdı ve ‘Bana saklanacak yer bulun’ dedi. O zaman anladık ki, her şeyi Başbuğ bilmezmiş.’
Çebi, bu benzetmeyle şunu söylüyor:
İsrail konusunda da, terörle mücadele konusunda da askerlerin tutuklanması konusunda da Başbakan Tayyip Erdoğan ne yaparsa doğru yapar diye bir bakış açısı var. Bu bakış açısına tersinden bakacak birileri de lazım.

