CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi; CHP olarak kamuda çalışan taşören işçilerin yanlarında olduklarını belirti. Çebi; bugün kamuda çalışan ve sayıları 500 bini bulan
taşören işçilerinin, sosyal haklarının genişletilmesi, aldıkları ücretlerde iyileştirilme yapılması gerektiğini belirterek, ‘Kamuda çalışan tüm taşören işçiler bugün kötü durumdadırlar. Hükümet taşören çalışanları için gerekli düzenlemeyi yapmalıdır.’ dedi.
TAKA: Yapılacak düzenlemeye destek verecek misiniz?
HAMZAÇEBİ: Yapılacak olan düzenlemeye biz CHP olarak destek vereceğiz. Taşoren işçilerin durumları ortadadır. Aldıkları ücretlerle geçinebilmeleri mümkün değil. Bizler üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız. Bir kenara itilmiş olarak görülen taşören çalışanlarının da sosyal imkanlarının iyileştirilmesi şart. Biz gerekli düzenlemelere destek vereceğiz. Yeter ki gerekli düzenlemeler yapılsın. Taşören çalışanlarının sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Bu sıkıntıyı elbirliği ile çözüme kavuşturmalıyız. Biz ise üzerimize düşen görev neyse yapmaya hazırız. Yeter ki sıkıntı giderilsin veya CHP olarak bizlerde konuya çalışma yapabiliriz.
TAKA:: Akif Hamzaçebi bu işin takipçisi?
HAMZAÇEBİ: Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, genel seçimler öncesi kamuda çalışan taşören işçilerinin sosyal haklarında iyileşmeye gideceklerinin vaadini vermiş, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı ise kamuda çalışan ve sayıları 500 bini bulan taşören işçilerinin sosyal haklarının iyileştirilmesi için çalışma başlatmıştı. Şu an merakla beklenen ise bu çalışmanın neticesi.
TAKA:: Bedelli konusu da var. İktidar işin önüne geçmeden bedelli olur mu?
HAMZAÇEBİ: Bedelli askerlik ile ilgili çalışmalarını da hükümete yaptıkları teklifi yeniledik. TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bedelli askerliğe ilişkin yaptığı açıklama yaptı. Arınç, ”hükümetin
gündeminde böyle bir konunun bugün olmadığını, yarın da olmayacağını” ifade etti. Ancak Sayın Başbakan, Mısır’a giderken vermiş olduğu demeçte hükümet sözcüsünün açıklamalarını tekzip ederek, ‘bu yönde bir çalışmanın olduğunu’ ifade etmiştir. Bütün problem bu yöndeki bir önerinin CHP tarafından Türkiye’nin ve parlamentonun gündemine getirilmiş olmasıdır. Sayın Başbakan bunu hazmedemiyor. 16 Mart 2011 tarihinde verdikleri bedelli askerlikle ilgili teklifi yeniledik. Bu talebi içeren dilekçeyi TBMM Başkanlığına sunduk.
TAKA:: Sizin teklifinizin içeriği ne?
HAMZAÇEBİ: Kamuoyunda bedelli askerlik olarak isimlendiriliyor. Uygulamalar da hep bu yönde olmuştur. Oysa bizim teklifimizin içeriğinde bedelsiz bir bölüm de vardır. ‘Parası olan 21 gün askerlik yapar’ anlayışına CHP son veriyor. AKP’nin de kafasındaki buydu. Biz bu oyunu teklifimizle bozduk. 1 Ocak 1983 tarihinden önce doğmuş olup da bugüne kadar herhangi bir nedenle askerliğini yapamamış olan gençlerimiz eğer 12 bin liranın altında bir gelire sahipse veya hiç geliri yoksa 21 günlük temel askerlik hizmetini yapmaları kaydıyla askerlik görevini tamamlamış sayılacaklar. 12 ile 25 bin lira arasında geliri olan gençlerimiz 7 bin 500 lira, 25 bin liranın üzerinde geliri olan gençlerimiz ise 15 bin lira ödeyerek 21 gün temel askerlik hizmetinde bulunmaları kaydıyla askerlik hizmetini yapmış sayılacaklar. Bu gençlerimize Sayın Başbakan’ın vermiş olduğu umut ve geçmişte yapılan bedelli askerlik düzenlemeleri nedeniyle böyle bir olanağın sunulmasının doğru olduğunu düşünüyoruz.
TAKA:: Hükümet cephesinden bakarsak bu iş zor?
HAMZAÇEBİ: CHP’nin teklifi kapsamlı bir askeri reform projesinin adımı. Bir süre önce AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik tarafından açıklanan bazı askeri reformları içeren plan açıklandı. Bu çalışmaların 2023′e kadar süreceğini ilan ettiler. Yani bu proje, ‘ölme eşeğim ölme’ projesidir. MGK ile ilgili herhangi bir cümle yok. Bu projenin samimiyetine inanabilir miyiz. Bizim teklifimiz yaklaşık 100 bin civarında gencimizi ilgilendirmektedir. Sayın Arınç, kendi projelerini ortaya koysun. Gazetelerde yer alıyor. Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı bedelli askerlik konusunda bir mutabakat içerisine girmişler. Gelin uzlaşmayla yapalım bunu.
TAKA:: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in bir açıklaması oldu. Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili. Suriye ile mezhep bağlantısı konusunda. Sonrasında yazılı açıklama yaptı. Sizi tatmin etti mi?
HAMZAÇEBİ: Hayır. Sayın Çelik’in bugüne kadar yapmış olduğu açıklamalardan sonra oradaki kabahatini, suçunu örtmek amacıyla yaptığı açıklamalar beni tatmin etmiyor. Sayın Hüseyin Çelik’e düşen Alevi yurttaşlarımızdan özür dilemektir. Ancak Sayın Çelik’in ve AKP’nin böyle bir davranışı gerçekleştireceği kanaatinde değilim. Çünkü Sayın Çelik’in
ve AKP’nin genlerinde mezhep üzerinden, inanç üzerinden siyaset yapmak ve kendi inancından olmayanları ötekileştirmek vardır. Alevi vatandaşlarımız AKP için ‘öteki’ konumundadır. Sayın Çelik’in özür dilemesi yetmez, Sayın Başbakan’ın özür dilemesi gerekir. CHP’nin Suriye politikasıyla Esad’ın mezhebi arasında ilgi kurarak, buradan bir iç siyaset yararı sağlamaya çalışmak kısır bir politikadır. Ben desem ki ‘siz AKP hükümeti olarak Suriye’ye karşı olan hasmane tavrınızı, Beşşar Esad’ın mezhebi nedeniyle mi belirlediniz?’ Doğru olur mu bu soru? Bu soruların bir çıkışı yoktur. Bu soruları sormak, dini, inancı, mezhebi siyasete alet etmek yanlıştır.
