www.araklihaber.net
|
 |
Hasan Suiçmez
hasansuicmezz@hotmail.com |
|
DENK-TAŞ |
Rahmetli R.Rauf Denktaş Rahmet’i Rahman’a kavuştu, nur içinde yatsın. Öyle inanıyorum ki 1571 de Kıbrıs’ın fethinde vatan için canlarını feda eden tam kırk bin kahraman şehidimizin ruhları ile beşparmak dağlarının zirvelerinde buluşup ebediyete kadar bu kutsal vatanın bekçiliğini ve savunmasını yapmaya devam edecektir.
Herkesin günlerce televizyonlardan dinlediği ve gördüğü görüntüleri tekrar yorumlamaya gerek duymadan belirtmek isterim ki; o yaşayan bir destan kahramanıydı. Bu milletin mayasında olan asalet, kahramanlık, cesaret, hoşgörü ve müsamaha erdemlerinin bütününe sahip olan bir vatan evladıydı. Milletimizin ortak kanaatine göre de o “İngiliz’in” adamı olmadı. En çetin şartlarda bile cesaretini kırmadı. Kendisine yapılan ahde vefasızlığa bile son görüntülerinde hayata gülüp geçtiği gibi, gülüp geçti. Kahramanların fedakârlıklarını herkesin anlaması mümkün de değildir, gereklide değildir. Onu uğruna her şeyini feda ettiğini şanlı mücadelesiyle ortaya koyduğu milleti anlamıştı. O’na Yola çıktığı bir avuç Türk Mukavemet Teşkilatının yeminli üyeleri inanmıştı. Milletimizin yapısında olan disiplin ve teşkilatçılığı sayesinde aziz İstanbul’un izbe semtlerinden birinde dünyaya gözünü açıp tahsiline başladığı andan itibaren bu şerefli mücadele onun kaderi gibiydi.
22 milyon km kare kara,80 milyon km kare deniz sahasına hükmetmiş atalarının yaptıklarını okuyup öğrendikçe heyecanları artmış, mücadele için sabırsızlanıp eğitiminin bir bölümünü İngiltere’de tamamlamış olmasına rağmen o kolayı seçmeyip Rumların bütün şirretliklerine rağmen adaya geri dönüp, çoğu insanın inanmadığı ve katkı sağlamadığı bir mücadelenin neferi olmayı tercih etmişti. Tutuklamalar, şantajlar, baskılar onu yıldıramamıştı. Dr. Fazıl Küçükten aldığı mücadele bayrağını Türk Milletinin gönlündeki engin yüksekliğe dikmek için bir ömür adamıştı. Dönüş yoktu bu yoldan, olamazdı da.
2006 yılında Kıbrıs gezimizde kendisini ziyaret edip elini öpmek istemiştik. Ancak kendisi o tarihte İstanbul’da bulunduğu için bu mümkün olmamıştı. Yerine bugünkü Cumhurbaşkanımız Sn. Eroğlu ile görüşmüş öğrencilerimiz ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirmiştik. Kendisini okulumuzda ağırlamayı çok istemiş olmamıza rağmen bunu gerçekleştirememenin üzüntüsünü hep yaşamıştık. Bu günkü durumda üzüntümüzün daha da arttığını söylemek isterim.
Son birkaç yüzyılda bu kadim milletin tarihinde etkili olan bir elin parmakları kadar az devlet yöneticisine tarih şahitlik etmiştir. Bunlardan son olmasını dilemediğimiz insanlardan biride Sayın Rauf DENKTAŞ tır. Yazımızın başına neden Denk-Taş başlığını koyduğumu merak etmek isteyenler olabilir. O dünyanın bütün politik ve ekonomik güçlerinin Türkleri adadan izole etme mücadelesine rağmen direndi ve kazandı. Arkada bağımsız bir devlet bıraktı. Allah kendisinden razı olsun. O bütün şer güçlere karşı koyabilecek cesaret ve ağırlıkta adeta Denk bir taş gibiydi. Yani onların hepsine tek başına yetiyordu. Ellerine ruhlarındaki rengi belli eden ve “biz hepimiz Ermeni’yiz” pankartını alıp yürüyenlere bir sözümüz var: Evet siz hepiniz Ermenisiniz, buna bir diyeceğimiz yok, çünkü siz öyle söylüyorsunuz.
Ama unutmayınız ki; Biz de hepimiz DENKTAŞ’IZ
Unutmayalım ki bu mücadele burada bitmeyecek, Bundan sonra da orada Rauf Denktaşlara ve Denk-Taşlara ihtiyacımız olacaktır.
Hasan Suiçmez Tarihçi Eğitimci Araştırmacı Yazar hasansuicmezz@hotmail.com
|
|
|
|
|