03 Temmuz 2011 den beri şikeyle yatıp şikeyle kalkıyoruz. Bildiğimiz tabloda Trabzosporun aldığı rolu anlamaya çalıştık aylarca ve sonunda fazla bir etkinliği olmadığını gördük gibi.
Aziz yıldırım arı gibi çalışmış bir çok müsabaka için örgüt kurmuş, teşvik vermiş,maç satın almış vs.vs.
Ve neticesinde biz Trabzonlular ve Trabzonsporlular olarak, Fenerbahçenin şampiyonluğunun alınıp Trabzonspora verilmesini ve şike düşürülmesini istemekteyiz.En büyük arzumuz bu.Bu düşüncenin ne kadar samimi olup olmadığı konusunda şahsen benim ziyadesiyle şüphelerim var. Öncelikle şunu iddia ederim ki, Fenerbahçesiz bir ligi düşünemiyorum. Şikeyi yapan kişilerin ömür boyu spordan men edilerek gerekli cezaların verilmesi yaptıklarının gereğidir. Ve çeksinler sonuna kadar. Türkiye süper liginin gerek ekonomik ve gerekse sosyal yönden küme düşürme olayını kaldırabileceğini düşünemiyorum. Düşecek takım Fenerbahçe ise bu durum daha da vahim verici bir durum.Sonuç olarak Fenerbahçenin küme düşürülmesi taraftarı değilim. Ben bu olaya başka bir pencere açmak istiyorum. Fenerbahçe yıllardan beri şike yapmaktadır fakat, bir türlü isbat edliememiştir. Bizler hep dile getirmemize rağmen yapacak birşeyimiz olmaması münasebetiyle çaresiz bir şekilde kaderimize hep razı gelmiş idik.Bugün fenerbahçe başkanına ateş püsküren trabzonsporun her bireyi yerel basını, gazetesi, televizyonları hep bir ağızdan şunu diyordu; adama helal olsun beceriyor bizim başkanlar birşey beceremez deyip sürekli eleştiriyordu.Yani dün aziz yıldırım işini biliyordu helal olsun adama deniyordu ve bizim yönetim kurulunu basiretsizlikle ve iş bilmezlikle suçluyorduk.Bugün işler ortaya çıkınca mı Aziz yıldırım kötü bizler iyi olduk. Hep merak ettim bu durumu.Düşene tekme atmak ne Trabzona nede trabzonluya yakışır.Bırakalım görevini yapması gerekenler görevini yapsın.Öyle ya da böyle.